Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararı İncelemesi ve Tanık Beyanları: 9. Hukuk Dairesi 2025/7089 K.

Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 9. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/5731
  • Karar No: 2025/7089
  • Karar Tarihi: 29.09.2025

Uyuşmazlığın Özeti

rların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallar

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

aykırı olduğunu, 6. Kıdem ve ihbar tazminatları ödendiğinden reddi gerektiğini, 7. Kıdem tazminatı hariç diğer alacaklara yürütülen faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının miktarı ile ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağına yürütülen faizin başlangıç tarihine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Kararın Sonucu

ekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Uygulamadaki Önemi

Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

9. Hukuk Dairesi         2025/5731 E.  ,  2025/7089 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/478 E., 2025/68

K.

DAVA TARİHİ: 27.08.2019

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.02.2001-10.07.2019 tarihleri arasında davalıya ait taş mermer ocağı şantiyesinde şantiye sorumlusu olarak çalıştığını, 22.06.2009 tarihinde emekli olduğunu, emekli olarak çalışmasının kesintisiz devam ettiğini, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden belirtilmeksizin feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarının giydirilmiş brüt ücrete göre tüm süre üzerinden hesaplanıp yapılan ödemenin mahsubu ile bakiye miktarın hüküm altına alınması gerektiğini, davacının tüm çalışma süresi içerisinde hiç yıllık ücretli izin kullanamadığını, çalışmasının haftanın 6 günü 08.00-18.00 saatleri arasında olması gerekirken haftanın 3 günü 08.00-20.00 saatlerine kadar sürdüğünü, özellikle emekli olduktan sonraki dönemlerde ayda iki kez hafta tatilinde çalıştığını, çalışma süresi boyunca sadece dinî bayram tatillerinde çalışmadığını, arefe günlerinde tam gün çalıştığını; ancak bu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirkette 08.12.2015 tarihinden çıkış tarihine kadar olan dönemde şantiyenin kantar bölümünde çalıştığını, görevinin kantara giren ve çıkan kamyonlara nezaret etmek, gerekli evrakları almak ve vermek olduğunu, iş sözleşmesi feshedildiğinde haklarının kendisine ödendiğini, asgari ücret aldığını, ücretlerin bankaya yatırıldığını, çalışma saatlerinin 09.00-18.00 arasında olduğunu, fazla çalışmasının olmadığını, çalıştığı dönemde hafta tatilini kullandığını, işyerinde ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmadığını, davacının çalıştığı dönem boyunca hiç yıllık ücretli izin kullanmadığını beyan etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu; ayrıca davacıya kullandırılmayan yıllık izin ücretlerinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 30.05.2021 tarihli kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde 15.02.2001-10.07.2019 tarihleri arasında şantiye sorumlusu olarak brüt 5.693,10 TL ücret ile çalıştığı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı nedenle sona erdirildiğinin ispatlanamadığı, bu sebeple davacının bakiye kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de miktarları tespit edildiği üzere davacı işçinin ödenmeyen fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklısı olduğu, davalı tarafça yapılan ödemelerin mahsubu ile davacının bakiye yıllık ücretli izin alacağının da bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 30.05.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi

9.

Hukuk Dairesinin 01.06.2022 tarihli kararı ile; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.11.2021 tarihli ve 2019/(22)9-637 Esas, 2021/1387 Karar sayılı ilâmı uyarınca İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında davalı tarafından istinaf aşamasında ibraz edilen ücret bordroları ve yıllık ücretli izin defteri sunulmamış olduğundan istinaf aşamasında bu belgelerin delil olarak değerlendirilmelerinin mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere göre davacının şantiye sorumlusu olarak çalıştığı, Türkiye İstatistik Kurumu verileri, tanık beyanları, yapılan işin niteliği ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek tespit edilen ücret miktarında isabetsizlik bulunmadığı, davacının fazla çalışma yaptığını, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığı, karşılığı ücretlerin ödendiği hususunun işveren tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi

9.

Hukuk Dairesinin 01.06.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece 21.11.2022 tarihli karar ile; şantiye şefi olarak çalışan davacının gerek celse beyanları gerekse de tanık beyanları dikkate alındığında fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanması mümkün olmadığından ilgili alacağın reddi gerektiği; diğer yandan davacı talebini aşacak ve tanık beyanlarına aykırı olacak şekilde davacının tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yaptığı kabulüne göre ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının hesaplanmasının da hatalı olduğu ve davalı vekilince istinaf aşamasında sunulan imzalı yıllık izin defteri ve imzalı ücret bordroları davacı asıla gösterilerek beyanı alındıktan sonra sonucuna göre yıllık ücretli izin alacağının yeniden değerlendirilmesi gerektiği gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2024 tarihli kararı ile; bozma ilâmı uyarınca davacı asılın dinlendiği, imzalı yıllık izin kayıtlarının inkar edilmesi neticesinde kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, sonuç olarak davacının toplamda 56 gün yıllık ücretli izin kullandığı, bakiye 294 gün yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, ayrıca davacının dinî bayramlarda ve dinî bayramların arefe günlerinde çalışmadığı geri kalan ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, fazla çalışma ücreti alacağının ise bozma kararında belirtildiği şekilde reddi gerektiği gerekçesiyle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kabulüne diğer alacakların reddine dair kısmen kabul kararı verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2024 tarihli kararının karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmasına karar verilmesine ve gerekçeli kararda yerinde olarak davacının dinî bayramlarda ve arefe günlerinde çalışmadığı kabulüne göre alacağın hüküm altına alınması gerektiği belirtilmesine rağmen çelişkili şekilde davacının tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yaptığı kabulü ile hesaplama yapılan 24.05.2024 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğu; ayrıca bozma sonrası ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacak miktarları ile ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarına yürütülen faizin başlangıç tarihi yönünden davalı aleyhine hüküm kurulmasının da davalı bakımından usuli kazanılmış hakka aykırılık teşkil ettiği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı ile davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacak miktarları yeniden değerlendirilmiş olup ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarına dava ve ıslah tarihinden yürütülmesine karar verilerek davacının fazla çalışma ücreti talebinin reddine; diğer taleplerinin kabulüne dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1.

Ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının hatalı hesaplandığını,

2.

Zamanaşımı def'i dikkate alınmaksızın karar verildiğini,

3.

Davacının asgari ücret ile çalıştığını,

4.

Hafta tatili ücreti alacağının reddi gerektiğini,

5.

Yıllık ücretli izin alacağı bakımından yapılan değerlendirmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,

6.

Kıdem ve ihbar tazminatları ödendiğinden reddi gerektiğini,

7.

Kıdem tazminatı hariç diğer alacaklara yürütülen faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının miktarı ile ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağına yürütülen faizin başlangıç tarihine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu