Kira Borcunda Temerrüt Nedeniyle Tahliye Şartları: 12. Hukuk Dairesi 2025/7141 K.
Bu yazıda kira bedelinin tespiti ve i̇spatı konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 12. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/5689
- Karar No: 2025/7141
- Karar Tarihi: 05.11.2025
Uyuşmazlığın Özeti
tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı ger
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
e göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 05.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Dr…. Karşı Oy Yazısı; Kira alacağının tahsili amacı ile taşınmazların ilamsız icra yolu ile başlatılan takipte, 01.04.2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayalı olarak 2020 yılı kira bedeli olan 440.000 TL sabit kira bedeli ve 57.875,24 TL hasılat cirosu üzerinden hesaplanan kira bedeli ve sürelerin işlemiş faizi ile beraber taşınmazın tahliyesinin talep edildiği, borçlu icraya itirazında sadece borca itirazda bulunduğu, böylece İİK'nın 269/2.
Kararın Sonucu
ne ilişkin bir husus bulunmadığı gibi fotokopi olan belgeye dayanılarak sonuca gidilmesi mümkün değildir. Alacaklının da 2020 kira yılı için sabit kira ödemesi yerine haftalık ciroda %15 oranında ödeme yapılması konusunda diğer bir anlaşma yapıldığına ilişkin beyanına rastlanmamış olup borçlunun kira bedeline ek olarak borçlunun hasılatından %15 hasılat ciro payı bedeli ödemesi konusunda sözlü olarak mutabık kaldıkları beyanına itibar edilerek sonuca gidilmesi mümkün değildir.
Uygulamadaki Önemi
Karar, kira bedelinin tespiti ve i̇spatı bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
12. Hukuk Dairesi 2025/5689 E. , 2025/7141 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi
12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, 05.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. Dr…. Karşı Oy Yazısı; Kira alacağının tahsili amacı ile taşınmazların ilamsız icra yolu ile başlatılan takipte, 01.04.2019 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayalı olarak 2020 yılı kira bedeli olan 440.000 TL sabit kira bedeli ve 57.875,24 TL hasılat cirosu üzerinden hesaplanan kira bedeli ve sürelerin işlemiş faizi ile beraber taşınmazın tahliyesinin talep edildiği, borçlu icraya itirazında sadece borca itirazda bulunduğu, böylece İİK'nın 269/2. maddesi uyarınca kira akdini kabul etmiş sayıldığı, kira sözleşmesinin 01.04.2019 tarihli 7 aylık ve yıllık sabit 440.000 TL kira bedeli ile birlikte sözleşmenin 4. 3. 2. nolu maddesine göre kiracının aylık cirosu 2.000.000 TL ulaşmasına dahil 2.000.000 TL'nin %10'u olan 200.000 TL hasılat kiranın ödenmesinin kesinleştirildiği, görülmektedir. Borçlu kira sözleşmesine itiraz etmeyerek sözleşmeyi kabul
ettiği ayrıca kira miktarına da belirli bir itirazının olmadığı anlaşılmakla takip talebinde istenilen kira miktarı kesinleşmiştir.
Borçlu İİK 269/1 maddesi uyarınca kiranın ödendiğini ileri sürdüğüne göre ödemeyi söz konusu maddeye göre noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge veya resmi delillerin veya yetkili mahkemelerin yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmeye mecburdur.
İlk Derece Mahkemesi yapılan ödemeleri dikkate alarak itirazın kısmen kaldırılmasına ve temerrüt tahliyeye karar vermiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, borçlunun cevap dilekçesinde verdiği, 2020 yılı için sabit kira ödemesi yerine haftalık cirodan %15 oranında ödeme yapılması konusunda anlaşıldığı, bu kira bedellerinin de haftalık ciro üzerinden ödendiği ve buna ilişkin mutabakatname fotokopisi sunulduğu ve bu bahisle hususun alacaklının da kabulünde olduğundan bahisle kira bedelinin tespiti ve alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile davanın reddine şeklinde karar verdiği görülmektedir.
Oysa Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde belirtilen 03.05.2022 tarihli protokol fotokopisinde, kira sözleşmesinin hükümlerinin değiştirildiğine ilişkin bir husus bulunmadığı gibi fotokopi olan belgeye dayanılarak sonuca gidilmesi mümkün değildir. Alacaklının da 2020 kira yılı için sabit kira ödemesi yerine haftalık ciroda %15 oranında ödeme yapılması konusunda diğer bir anlaşma yapıldığına ilişkin beyanına rastlanmamış olup borçlunun kira bedeline ek olarak borçlunun hasılatından %15 hasılat ciro payı bedeli ödemesi konusunda sözlü olarak mutabık kaldıkları beyanına itibar edilerek sonuca gidilmesi mümkün değildir. Şu hale göre borçlunun sadece borca itiraz ettiği, takip konusu bozma kesinleştiği, İcra Mahkemesince sadece kirayı ödediğini ispatlayabileceği İcra Mahkemesinin de sadece bu konuda inceleme yetkisi olduğu göz önüne alındığında, ödeme belgelerinin İİK'nın 269/c maddesinde yazılı belge niteliğinde olup olmadığı kira borcuna mahsuben yapılıp yapılmadığı incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekçesi ile kararın bozulması görüşünde olduğumdan çoğunluğun kararın onanması yönündeki görüşe katılamıyorum.05.11.2025
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.