Yargıtay Kararları

Kiralananın Anahtar Teslimi ve Kira Borcuna Etkisi ve Anahtar Teslim Tarihi: 3. Hukuk Dairesi 2025/908 K.

Bu yazıda kira bedelinin tespiti ve i̇spatı konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 3. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2024/2189
  • Karar No: 2025/908
  • Karar Tarihi: 18.02.2025

Uyuşmazlığın Özeti

nan kararda belirtilen gerekçeye, k

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Uyuşmazlık, sözleşmenin feshi nedeniyle peşin ödenen kira bedelinden tahliye tarihinden sonraki kısma isabet eden miktarın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, kira sözleşmesinin (5/p) maddesinde, kiracının, sözleşmeyi bir ay önceden kiraya verene yazılı ihbarda bulunmak şartıyla, dilediği anda tek taraflı olarak feshedebileceğinin düzenlenmiş olmasına, davacının feshinin kira sözleşmesinin bu maddesine uygun bulunmasına, tahliye tarihinden sonraki kısma ait peşin ödenen kira bedelinin iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmamasına, söz konusu ödemenin kira sözleşmesinde, kira bedeli olarak ifade edildiği, sözleşmede kira bedeli olarak kararlaştırılan bedelin başka bir amaçla verildiğine ilişkin savunmanın hukuki bir dayanağının bulunmamasına, kiralananın anahtarının teslimi ile kiracının kira bor…

Kararın Sonucu

beple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle

Uygulamadaki Önemi

Karar, kira bedelinin tespiti ve i̇spatı bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

3. Hukuk Dairesi         2024/2189 E.  ,  2025/908 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

35. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1295 E., 2024/745

K. İLK DERECE

MAHKEMESİ: İstanbul

9. Sulh Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/488 E., 2020/717

K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; taraflar arasında 02.01.2012 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin 20.12.2018 tarihli ihtarname ile kira sözleşmesini feshettiğini, kiralanan taşınmazı 04.02.2019 tarihinde fiilen tahliye ederek anahtarlarını 11.02.2019 tarihli anahtar teslim tutanağı ile notere tevdi ettiğini, müvekkili tarafından davalıya peşin olarak 1.630.000,00 TL+KDV bedel ödendiğini, peşin ödenen kira bedelinin tahliye tarihinden kira sözleşmesinin sona erme tarihine kadar olan süreye tekabül eden kısmının müvekkiline iadesi gerektiğini, alacağın tahsili için yapılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; taraflar arasındaki kira sözleşmesini davacının tek taraflı ve hukuki dayanağı olmayan sebeplerle feshettiğini, taşınmazın tapu kütüğündeki kira şerhinin kaldırılması ve akaryakıt istasyonuna ait ruhsatların müvekkil şirkete teslim edilmesinin 22.03.2019 tarihinde gerçekleştiğini, bu nedenle kira sözleşmesinin bu tarihte feshedildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, davacının kira sözleşmesini haksız bir şekilde feshetmiş olması nedeniyle müvekkilinden alacağı bulunmadığını savunarak; davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 01.01.2012 başlangıç tarihli, 10 yıl süreli kira sözleşmesinde, aylık kira bedelinin 35.000,00 TL+KDV olduğu, peşin kiranın 1.630.000,00 TL+KDV olarak kararlaştırıldığı, davacı tarafından davalı aleyhine 544.963,33 TL alacak üzerinden takip talebinde bulunulduğu, itiraz üzerine takibin durduğu, tarihli kira sözleşmesinin (5/p) maddesi ile tarafların kiracının herhangi bir neden ile sınırlı kalmaksızın sözleşmeyi 1 ay önceden kiraya verene yazılı olarak bildirmek şartı ile dilediği anda tek taraflı olarak feshedebileceğini kabul ettikleri, anahtar teslimine kadar kiracının kira ödeme borcunun devam edeceğini, kiracının anahtarın teslimine ilişkin ihtarnamesinin tebliğ tarihi gözetilerek kira ödeme borcunun 15.02.2019 tarihine kadar devam ettiği, davacı tarafından yapılan feshin sözleşmenin (5/p) maddesine uygun olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, itirazının 544.354,13 TL asıl alacağı yönünden iptaline, kabul edilen alacağın %20’si nispetinde hesaplanan 108.870,83 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili; sözleşmede haklı sebeple fesih hali dışında kira bedelinin iadesinin kararlaştırılmadığını, sözleşmenin feshine neden olan davacının peşin ödenen kira bedelinin iadesi talebinin reddi gerektiğini, sözleşmede her ne kadar peşin kira ödemesi olarak nitelendirilmiş olsa da dava konusu ödemenin akaryakıt sektöründe tabela parası, bayrak parası olarak bilinen bir ödeme olduğunu, Mahkemenin hükme esas aldığı sözleşmenin (5/p) maddesinin aylık kira ödemeleri ile ilgili olduğunu, kiralananın 15.02.2019 tarihinde tahliye edildiği kabul edilmiş ise de tapu kütüğündeki lehine konan kira şerhinin davacı tarafından 22.03.2019 tarihinde kaldırıldığı, tapudaki kira şerhi kaldırılmadan kiralananın tahliye ve tesliminin gerçekleşmeyeceğini, likit olmayan ve yargılamayı gerektiren alacak için icra inkar tazminatına hükmetmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, sözleşmenin feshi nedeniyle peşin ödenen kira bedelinden tahliye tarihinden sonraki kısma isabet eden miktarın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, kira sözleşmesinin (5/p) maddesinde, kiracının, sözleşmeyi bir ay önceden kiraya verene yazılı ihbarda bulunmak şartıyla, dilediği anda tek taraflı olarak feshedebileceğinin düzenlenmiş olmasına, davacının feshinin kira sözleşmesinin bu maddesine uygun bulunmasına, tahliye tarihinden sonraki kısma ait peşin ödenen kira bedelinin iadesine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmamasına, söz konusu ödemenin kira sözleşmesinde, kira bedeli olarak ifade edildiği, sözleşmede kira bedeli olarak kararlaştırılan bedelin başka bir amaçla verildiğine ilişkin savunmanın hukuki bir dayanağının bulunmamasına, kiralananın anahtarının teslimi ile kiracının kira borcu ödeme yükümlülüğünün sona erecek olmasına, kira şerhinin kaldırılmamasının kiralananın teslimine engel oluşturmaması, alacağın likit olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu