Yargıtay Kararları

Kira Bedelinin Tespiti ve İspatı: 12. Hukuk Dairesi 2025/8454 K.

Bu yazıda kira bedelinin tespiti ve i̇spatı konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 12. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/7273
  • Karar No: 2025/8454
  • Karar Tarihi: 24.12.2025

Uyuşmazlığın Özeti

le göre de, asıl alacak yerine takip miktarı (toplam alacak miktarı) üzerinden tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 9.04.2025 tarih ve 2025/ 32… /359 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Samsun 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 28.11.2024 tarih ve 2024/4 39…

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

hüküm kurulmuş ise de, takip dosyalarının konusu olan kira bedellerinin farklı aylara ilişkin olduğundan, 2024/112 Esas sayılı dosyanın konusu olan kira sözleşmesine ve sözleşmedeki imzaya itiraz edilmemiş olmasından, artık bu dosya için de kira sözleşmesindeki imzaya itiraz edilemeyeceği sonucuna varılamaz. O halde, borçlu itirazında taraflar arasındaki adi yazılı kira sözleşmesindeki imzasını inkar ettiğine göre uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden, itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir. Kabule göre de, asıl alacak yerine takip miktarı (toplam alacak miktarı) üzerinden tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ:

Kararın Sonucu

yı gerektirdiğinden, itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir. Kabule göre de, asıl alacak yerine takip miktarı (toplam alacak miktarı) üzerinden tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2.

Uygulamadaki Önemi

Karar, kira bedelinin tespiti ve i̇spatı bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

12. Hukuk Dairesi         2025/7273 E.  ,  2025/8454 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi

4. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Adi kiraya ve hasılat kiralarına ilişkin (13 örnek) icra takibinde, borçlunun takibe itirazı üzerine alacaklının itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince, talebin kabulü ile itirazın kesin olarak kaldırılmasına, takibin devamına ve alacak miktarı olan 607.500,00 TL’nin %20’si oranında hesaplanan 121.500,00 TL icra inkar tazminatının borçludan alınarak alacaklıya verilmesine karar verildiği, kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine hükmedildiği görülmüştür. İİK'nın 269/b-1 maddesi gereğince alacaklı kiraya veren adi yazılı bir kira sözleşmesine dayanmış ve borçlu ödeme emrine itirazında bu sözleşmedeki imzayı inkar (ret) etmiş ise, alacaklı kiraya veren, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını ve tahliye isteyemez. (Dr. …, Ankara 2009, Kiralanan Taşınmazların İlamsız Tahliyesi, s. 364-365.) Borçlu itirazında kira akdini ve varsa mukavelenamede kendisine izafe olunan imzayı reddettiği takdirde alacaklı; noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş bir mukavelenameye istinat ediyorsa merciden itirazın kaldırılmasını ve ihtar müddeti içinde paranın ödenmemesi sebebiyle kiralananın tahliyesini isteyebilir.

Somut olayda, 15.11.2018 başlangıç tarihli beş yıl süreli adi yazılı kira sözleşmesine istinaden başlatılan icra takibinde, borçlu takibe itirazında “… alacaklı tarafça sunulan kira sözleşmesinde müvekkil şirket yetkilisinin imzasının ve isminin mevcut olmadığı … ,kira sözleşmesindeki imzaya … itiraz ederiz” diyerek takibe dayanak yapılan kira sözleşmesindeki imzaya itiraz etmiştir.

Mahkemece, aynı taraflar arasında görülen 2024/112 Esas sayılı itirazın kaldırılması ve tahliye istemli dosyada, aynı kira ilişkisine itiraz edilmediğinden kira ilişkisinin taraflar arasında sabit olduğu gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de, takip dosyalarının konusu olan kira bedellerinin farklı aylara ilişkin olduğundan, 2024/112 Esas sayılı dosyanın konusu olan kira sözleşmesine ve sözleşmedeki imzaya itiraz edilmemiş olmasından, artık bu dosya için de kira sözleşmesindeki imzaya itiraz edilemeyeceği sonucuna varılamaz.

O halde, borçlu itirazında taraflar arasındaki adi yazılı kira sözleşmesindeki imzasını inkar ettiğine göre uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden, itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir. Kabule göre de, asıl alacak yerine takip miktarı (toplam alacak miktarı) üzerinden tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ:

Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi

4.

Hukuk Dairesi'nin 9.04.2025 tarih ve 2025/ 32… /359 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

Samsun

3.

İcra Hukuk Mahkemesi'nin 28.11.2024 tarih ve 2024/4 39… /592 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu