Boşanma Davasında Kusur Değerlendirmesi ve Kusur Belirlemesi: 2. Hukuk Dairesi 2025/10066 K.
Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 2. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/3391
- Karar No: 2025/10066
- Karar Tarihi: 24.11.2025
Uyuşmazlığın Özeti
at deneylerine göre olağan olan, bu çeşit eşyanın kadın üzerinde olması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır. Diğer taraftan, söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev’idendir. İlk Derece Mahkemesince kadın tarafından iddialarının ispat edilemediği gerekç
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
göre davacı- karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı- karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.İlk Derece Mahkemesi tarafından ziynet eşyaları konusunda tanıkların doğrudan görgü ve bilgisinin bulunmadığı, ziynet eşyalarının davacı-karşı davalı tarafça kullanıldığının ispatlanamadığı, ziynet alacağı yönünden davalı-karşı davacı yanın yemin deliline dayanmayacağı bildirildiğinden ispatlanamayan ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de ziynet eşya alacağı davasının reddine yönelik kadının istinaf başvurusunun istinafa konu ziynet alacak miktarı 544.000,00 TL’nin altında kaldığından kesin olarak esastan reddine karar verilmişse de; davalı karşı davacı kadın dava dilekçesinde ziynetler yönünden terditli dava açmış olup ilk olarak aynen iade talebinde bulunmuştur.
Kararın Sonucu
nan sebeplerle; 1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadının ziynet alacağı davası yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının kadının ziynet alacağı davası yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 3.
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/3391 E. , 2025/10066 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi
9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1044 E., 2025/266
K.
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma – Ziynet Alacağı
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Fatsa Aile Mahkemesi
SAYISI: 2022/210 E., 2024/639
K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddî ve manevî tazminat ile çocuk için hükmedilen nafaka yönünden; davalı karşı davacı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, erkeğin boşanma davasının kabulü, hükmedilen maddi ve manevi tazminatların miktarı ile faiz başlangıç tarihi, çocuklar için iştirak nafakasına hükmedilmemesi, tedbir nafakasının miktarı ve ziynet eşya alacağı davasının reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı- karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlk Derece Mahkemesi tarafından ziynet eşyaları konusunda tanıkların doğrudan görgü ve bilgisinin bulunmadığı, ziynet eşyalarının davacı-karşı davalı tarafça kullanıldığının ispatlanamadığı, ziynet alacağı yönünden davalı-karşı davacı yanın yemin deliline dayanmayacağı bildirildiğinden ispatlanamayan ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de ziynet eşya alacağı davasının reddine yönelik kadının istinaf başvurusunun istinafa konu ziynet alacak miktarı 544.000,00 TL’nin altında kaldığından kesin olarak esastan reddine karar verilmişse de; davalı karşı davacı kadın dava dilekçesinde ziynetler yönünden terditli dava açmış olup ilk olarak aynen iade talebinde bulunmuştur.
Bu durumda talep edilen ziynetlerin Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihindeki altın kuru ile hesaplanan ve temyize konu edilen toplam miktar dikkate alındığında, (7550 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonraki kararlara uygulanacağından) kararın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceğinden temyiz itirazının incelenmesi gerekmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, kural olarak ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Davalı karşı davacı kadın vekili karşı dava dilekçesinde; cins, nevi ve miktarlarını belirttiği ziynet eşyalarından hasır takıma düğünden sonra kayınvalidesi tarafından el konulduğunu ,diğer ziynetlerin ise davacı karşı davalı erkek tarafından peyderpey satılarak parasının harcandığını iddia ederek ziynet eşyalarının aynen, olmadığı taktirde nakden iadesini talep etmiştir. Yani davacı kadının iddiası; ziynet eşyalarının kendisinden alınıp geri verilmediğine ilişkindir. …… ise ziynet eşyası talebinin gerçek dışı olduğunu savunmuştur. Somut uyuşmazlıkta iddia ve savunma doğrultusunda ispat yükü davalı karşı davacı kadındadır. Hayat deneylerine göre olağan olan, bu çeşit eşyanın kadın üzerinde olması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır. Diğer taraftan, söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev’idendir. İlk Derece Mahkemesince kadın tarafından iddialarının ispat edilemediği gerekçesi ile ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de ziynet eşya alacağı davasının reddine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmişse de; dinlenen tanıklardan …ve …'un beyanları dikkate alındığında kadına düğünde takılan altınların kadından alınıp iade edilmediği, erkek tarafından bozdurulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda tarafların tüm delilleri birlikte değerlendirilerek kadına düğünde takılan altınlar tespit edilmek suretiyle varlığı kanıtlanan ziynet eşyaları yönünden davanın kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile kadının ziynet alacağı davasının reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadının ziynet alacağı davası yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının kadının ziynet alacağı davası yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
3.Davacı karşı davalı erkek vekilinin tüm, davalı karşı davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden……'e yükletilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde yatıran …….'e iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.