Boşanma Davasında Kusur Değerlendirmesi ve Kusur Belirlemesi: 2. Hukuk Dairesi 2025/11938 K.
Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 2. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/8376
- Karar No: 2025/11938
- Karar Tarihi: 25.12.2025
Uyuşmazlığın Özeti
RÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 11. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/140 E., 2022/310 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından hatalı istinaf sınırlandırılması sebebiyle davacı karşı davalı kadının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince boşanma talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi yönünden temyiz edilmekle;
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
di içinde çelişkili olduğu, gerekçesiz şekilde karar oluşturulduğu, davacı- karşı davalı kadının zina nedeniyle boşanma talebi yönünden bildirdiği delilerin toplanmadığı sonucuna varılarak yargılama işlemleri eksik bırakıldığı gerekçesi ile tarafların esasa ilişkin diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesinin "karşı davanın reddi, asıl davada zina nedeniyle boşanma talebinin reddi, kusur tespiti, maddi- manevi tazminat, iştirak ve yoksulluk nafakasına "ilişkin kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, açıklandığı şekilde işlem yapılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, İlk Derece Mahkemesince verilen asıl davada evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma, bu boşanmaya bağlı harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkraları…
Kararın Sonucu
eplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/8376 E. , 2025/11938 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi
18. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/2613 E., 2025/842
K.
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE
MAHKEMESİ: İzmir
11. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2021/140 E., 2022/310
K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından hatalı istinaf sınırlandırılması sebebiyle davacı karşı davalı kadının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince boşanma talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı- karşı davalı kadın tarafından zina olmadığı takdirde evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı olarak açılan davaya karşı davalı- karşı davacı erkek tarafından ise evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı olarak dava açılmış İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı- karşı davalı kadının zina nedeniyle açtığı boşanma davanın reddine, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasının ise kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince boşanmalarına ve fer'îlerine, karşı dava yönünden ise ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Hükme karşı, davacı- karşı davalı kadın vekili tarafından; zina nedeniyle boşanma davasının reddi, eksik inceleme ile hüküm tesisi ve feriler yönünden, davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından ise katılma yoluyla; boşanma kararına itirazlarının bulunmadığı belirtilerek tazminatlar, nafaka miktarları, kusur belirlemesi ve karşı davanın reddi yönünden istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince gerekçenin kendi içinde çelişkili olduğu, gerekçesiz şekilde karar oluşturulduğu, davacı- karşı davalı kadının zina nedeniyle boşanma talebi yönünden bildirdiği delilerin toplanmadığı sonucuna varılarak yargılama işlemleri eksik bırakıldığı gerekçesi ile tarafların esasa ilişkin diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesinin "karşı davanın reddi, asıl davada zina nedeniyle boşanma talebinin reddi, kusur tespiti, maddi- manevi tazminat, iştirak ve yoksulluk nafakasına "ilişkin kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, açıklandığı şekilde işlem yapılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, İlk Derece Mahkemesince verilen asıl davada evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma, bu boşanmaya bağlı harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkraları aleyhine, taraflarca istinaf yoluna başvurulmadığından bu hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yapılan incelemede; davacı- karşı davalı kadın vekili, dava dilekçesinde terditli olarak tarafların öncelikle zina hukuki nedeni ile olmadığı takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı karşı davalı kadın vekili istinaf dilekçesi ile öncelikli talebi olan zina nedenine dayalı boşanma davasının reddinin hatalı olduğunu belirtmiş olduğundan bu hali ile ikincil talep olan kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenli davasının kabulü kararına yönelikte istinaf başvurusunda bulunmuş olduğu anlaşılmaktadır.
O halde asıl dava bütünüyle istinaf edilmiş olup asıl davada verilen boşanma hükmünün kesinleştiğinden söz edilemez.
Buna göre; Bölge Adliye Mahkemesince eksik inceleme ve gerekçedeki çelişkiler sebebiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve açıklandığı şekilde işlem yapılarak davanın yeniden görülmesi için kararın tümüyle kaldırılarak dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine şeklinde karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken hatalı istinaf sınırlaması yapılarak "İlk Derece Mahkemesince asıl davada verilen evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma kararı ile bu boşanmaya bağlı harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkraları aleyhine taraflarca istinaf yoluna başvurulmadığından bu hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.