Boşanma Davasında Kusur Değerlendirmesi ve Kusur Belirlemesi: 2. Hukuk Dairesi 2025/6083 K.
Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 2. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2024/10305
- Karar No: 2025/6083
- Karar Tarihi: 18.06.2025
Uyuşmazlığın Özeti
apılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, maddî tazminatın miktarı, reddedilen manevî tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise katılma yolu ile kendi TMK'nun 166/1 maddesine dayalı boşanma davasının reddi, kadının TMK'nun 166/1 maddesine dayalı boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen maddî tazminat yönünden temyiz edilmekle;
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
u kadının davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR; Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının erkek yararına BOZULMASINA, 2.Bozma sebebine göre tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı karşılıklı boşanma davaları hakkında yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ….'ya yükletilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde yatıran…'e iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kararın Sonucu
t verecek bir kusuru ispatlanamamış olup 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinde yer alan çekilmezlik ve temelden sarsılma unsuru gerçekleşmemiştir. Bu durumda, kadının 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı boşanma davasının da reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu kadının davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARAR; Açıklanan sebeplerle; 1.
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2024/10305 E. , 2025/6083 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/711 E., 2024/1039
K. İLK DERECE
MAHKEMESİ: Küçükçekmece
9. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2022/128 E., 2024/21
K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, maddî tazminatın miktarı, reddedilen manevî tazminat ve yoksulluk nafakası talepleri yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise katılma yolu ile kendi TMK'nun 166/1 maddesine dayalı boşanma davasının reddi, kadının TMK'nun 166/1 maddesine dayalı boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen maddî tazminat yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince tarafların ispatlanan kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle tarafların 4721 sayılı TMK 166/1 maddesine dayalı boşanma davalarının reddine, kadının davasının aynı kanunun 166/son maddesi uyarınca kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın ferilerine karar verilmiş hüküm davacı-davalı kadın tarafından 166/1 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının ve tazminat taleplerinin reddi ile nafaka artışı başlangıç tarihi ve kusur belirlemesi yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise katılma yoluyla 166/1 maddesi uyarınca açılan kendi boşanma davasının reddi, kusur belirlemesi ve kadının 166/son maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulü yönünden istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin dayanak davayı açmakla fiili ayrılığı başlattığı ve böylece birliğin sarsılmasında tam kusurlu olduğu ve kadının ispatlanan kusurunun bulunmadığı, ayrıca kadının 166/son maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kanunda öngörülen süre dolmadan açıldığı belirtilerek istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kadının 4721 sayılı TMK 166/son maddesi uyarınca açılan davasının reddine, kadının aynı kanunun 166/1 maddesi uyarınca açtığı boşanma davasının ise kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'îlerine, sair istinaf istemlerinin ise esastan reddine karar verilmiş, hüküm yukarıda sınırlandırıldığı şekilde taraf vekillerince temyiz edimiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesini birinci ve ikinci fıkrası uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda ret ile sonuçlanan ilk boşanma davasının açarak birlikte yaşamaktan kaçınan erkeğin tam kusurlu olduğundan bahisle kadının 4721 sayılı TMK'nun 166/1 maddesine dayalı boşanma davasının kabulüne karar verilmiş ise de erkeğe kusur olarak yüklenen evi terk etme vakıası yönünden ortada kadın tarafından açılmış terke dayalı bir boşanma davası bulunmadığı gibi fiili ayrılığın da tek başına boşanma sebebi olarak kabul edilemeyeceği dikkate alındığında bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenmesi doğru olmamış, erkeğin birliğin sarsılmasına sebebiyet verecek başkaca bir kusurunun varlığı da kanıtlanamamıştır.
O halde somut olayda her iki tarafın da boşanmaya sebebiyet verecek bir kusuru ispatlanamamış olup 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinde yer alan çekilmezlik ve temelden sarsılma unsuru gerçekleşmemiştir.
Bu durumda, kadının 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı boşanma davasının da reddi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu kadının davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR; Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının erkek yararına BOZULMASINA,
2.Bozma sebebine göre tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı karşılıklı boşanma davaları hakkında yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ….'ya yükletilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde yatıran…'e iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.