Yargıtay Kararları

Boşanma Davasında Kusur Değerlendirmesi ve Tanık Beyanları: 2. Hukuk Dairesi 2025/5031 K.

Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 2. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2024/9098
  • Karar No: 2025/5031
  • Karar Tarihi: 14.05.2025

Uyuşmazlığın Özeti

ÜRÜ : Karşılıklı Boşanma – Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Çankırı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/733 E., 2023/380 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davalı -karşı davacı erkek vekili tarafından kadının davasının kabulü, karşı davalarında TMK 161. maddesine dayalı boşanma taleplerinin reddi, kusur belirlemesi ve nafakalar ve tazminatlar yönünden;

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2.Davacı -karşı davalı kadın vekilinin "reddedilen ziynet alacağı davasına" yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 4721 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, kural olarak ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonu

Kararın Sonucu

nan sebeplerle; 1.Davacı- davalı kadın vekilinin reddedilen ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun ziynet alacağı davası yönünden esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının reddedilen ziynet alacağı davası yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 3.

Uygulamadaki Önemi

Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi         2024/9098 E.  ,  2025/5031 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

28. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1318 E., 2024/1255

K.

DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma – Ziynet Alacağı

İLK DERECE

MAHKEMESİ: Çankırı

2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/733 E., 2023/380

K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davalı -karşı davacı erkek vekili tarafından kadının davasının kabulü, karşı davalarında TMK 161. maddesine dayalı boşanma taleplerinin reddi, kusur belirlemesi ve nafakalar ve tazminatlar yönünden; davacı -karşı davalı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi, nafakaların ve tazminatların miktarı, reddedilen ziynet alacağı davası ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Taraf vekillerinin "boşanma ve fer'îlerine" yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2.Davacı -karşı davalı kadın vekilinin "reddedilen ziynet alacağı davasına" yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

4721 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, kural olarak ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

Davacı-karşı davalı kadın dava dilekçesinde; ziynet eşyalarının; rızası olmaksızın ev alınırken kullanılması için davalı- karşı davacı erkek tarafından alındığını, sonrasında tarafına iade edilmediğini iddia ederek; cins, nevi ve miktarlarını belirttiği ziynet eşyalarının aynen iadesini, aksi takdirde bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda "…Davalı – karşı davacı erkek vekilinin cevap dilekçesinde ziynet eşyalarının kadının rızası ile iade edilmemek üzere bozdurulduğunu iddia ederek ispat yükünü üzerine aldığı, dinlenen tanıklardan Cafer'in kadının ziynet eşyalarını geri alınmamak üzere ev alınırken rızası ile bozdurduğu yönündeki beyanı ile de erkeğin savunmasını ispatladığı gerekçesi ile belirtilen ziynetlere yönelik kadın tarafından açılan davanın reddi gerektiği… " gerekçesi ile kadının ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiş, Bu yöne ilişkin davacı -karşı davalı kadının istinaf başvurusu ise Bölge Adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir.

Hüküm davacı -karşı davalı kadın vekili tarafından bu yönden temyiz edilmiştir.

Düğünde takılan ziynetler kadına bağışlanmış sayılır ve kadının kişisel malı niteliğini kazanır, ziynetlerin geri istenmemek üzere verildiği iddia ve ispat edilmedikçe bunları alan altınları iade etmekle yükümlüdür. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden İlk Derece Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere ziynet eşyalarının davalı -karşı davacı erkek tarafından ev alınırken bozdurularak harcandığı ve bir daha kadına iade edilmediği sabit olup ispat yükü üzerine geçen erkek tarafından bu ziynetlerin geri iade edilmemek koşuluyla kendisine verildiği yönündeki savunmasının, dosyada diğer delillerle desteklenmeyen soyut nitelikteki tanık beyanıyla ispatlandığı kabul edilemez. O halde davacı tarafça varlığı ispatlanan ziynetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı- davalı kadın vekilinin reddedilen ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun ziynet alacağı davası yönünden esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının reddedilen ziynet alacağı davası yönünden kadın yararına BOZULMASINA,

3.Taraf vekillerinin boşanma ve fer'îleri yönünden temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıdaki temyiz giderinin … yükletilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde yatıran …'ya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu