Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararı İncelemesi: 2. Ceza Dairesi 2026/1169 K.

Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 2. Ceza Dairesi
  • Esas No: 2023/20537
  • Karar No: 2026/1169
  • Karar Tarihi: 22.01.2026

Uyuşmazlığın Özeti

aynı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca Kahramanmaraş 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

2. Ceza Dairesi 2023/20537 E. , 2026/1169 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1308 E. 2022/2807 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER :Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, istinaf başvurusunun reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma I)Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1.

Kararın Sonucu

ı karşılamış olması, giderilebilecek bir zararın halen mevcut olması hâlinde ise, katılandan sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerine rızası olup olmadığı sorularak, rızasının bulunması hâlinde, sanık … hakkında da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, rızanın mevcut olmaması hâlinde ise etkin pişmanlık hükümlerinden sanık …

Uygulamadaki Önemi

Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

2. Ceza Dairesi         2023/20537 E.  ,  2026/1169 K.

"İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/1308 E. 2022/2807

K.

SUÇ: Hırsızlık

HÜKÜMLER: Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, istinaf başvurusunun reddine

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma

I)Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.

Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.

Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz talebinin, sanığın soruşturma da dahil olmak üzere yargılamanın en başından itibaren her hususu samimi bir şekilde anlattığı, sanığın kızının kaybolması üzerine telaşlandığı, iradesini kaybettiği, bir anne olarak aklına çok kötü senaryolar geldiği, bu sebeple de arkadaşını aradığı ve araç bulmasını isteyerek kızını aramaya gitmeyi talep ettiği, arkadaşının araç bulamadığı, evlerinin önünde duran ve kapısı açık vaziyette olan arabayı sadece sanığın kızını aramak ve hemen getirip yerine koymak üzere aldıkları, aracı düz kontak yaparak çalıştıranın diğer sanık … olduğu, sanığın samimi beyanlarında da görüleceği üzere aracı kızı bulmak adına mecburiyet kapsamında aldıkları, bunun hırsızlık unsuru oluşturduğunu bilmediği, tek amacının bir anne olarak geç saatte hala ortada bulunmayan kızını arayıp bulmak olduğu, somut olayda zorunluluk halinde yapılmış bir kullanım hırsızlığı bulunduğu, karşı tarafın zararını sanığın giderdiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Sanıkların olayın ertesi günü suça konu araçla yakalandıkları olayda, sanık …'in araçta düz kontak nedeniyle oluşan zararı giderdiği olayda, iadenin kısmi iade olduğu, buna göre katılandan sanık … hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması konusunda rızası bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 168/2-4. maddeleri uygulanması gerekirken, bu husus yerine getirilmeden bahse konu indirim maddesi uygulanmışsa da, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma sebebi yapılmamıştır. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi

8.

Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,

II)Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz talebinin karşı tarafın zararının karşılandığı, kendi hakkında da şikâyetten vazgeçildiği, bundan kendisinin de yararlanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;

Katılanın dosya içerisindeki şikâyetten vazgeçme dilekçesinde, zararının sanık … tarafından tamamen giderildiğini belirttiği, duruşma beyanında ise sanık …'in zararının bir kısmını giderdiğine dair beyanları karşısında, öncelikle katılandan giderilecek bir zarar kalıp kalmadığı hususu sorulup netleştirilerek, giderilmesi gereken bir zararın kalmaması durumunda, başkaca iade ya da tazmin gereken zarar kalmadığı hallerde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 13.12.2016 tarih, 2013/13-482 Esas ve 2016/1242 Karar sayılı ilamında “Bu bağlamda, iştirak halinde işlenmiş suçlarda fail, yardım eden veya azmettiren suç ortaklarından birinin mağdurun zararını tamamen gidermesi halinde, artık giderilmesi gereken bir zarar bulunmadığından zararı gidermeyen diğer suç ortakları yönünden etkin pişmanlık müessesesinin uygulanması için "İade ve tazmin" şartı aranmayacak ise de, TCK'nın 168. maddesi tazminden çok pişmanlık esasına dayandığından zararı gidermeyen diğer suç ortaklarının en azından pişmanlıklarını ya da iade ve tazmine rıza gösterdiklerini ortaya koyacak söz veya davranışlarda bulunmaları gerekmektedir." şeklinde birlikte suç işleyenler yönünden etkin pişmanlık uygulamasına açıklık getirildiği, inceleme konusu dosyada da sanık …'un etkin pişmanlığa karşı duruş sergilemediğinin anlaşılması karşısında; sanık …'un da etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandırılarak, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanmasında zorunluluk bulunması, sanık …'in zararın bir kısmını karşılamış olması, giderilebilecek bir zararın halen mevcut olması hâlinde ise, katılandan sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerine rızası olup olmadığı sorularak, rızasının bulunması hâlinde, sanık … hakkında da etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, rızanın mevcut olmaması hâlinde ise etkin pişmanlık hükümlerinden sanık …'un yararlanamayacağı hususları dikkate alınmadan, eksik kovuşturmayla sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık …'un temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca Kahramanmaraş

2.

Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi

8.

Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu