Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararı İncelemesi: 10. Ceza Dairesi 2026/1405 K.

Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 10. Ceza Dairesi
  • Esas No: 2025/990
  • Karar No: 2026/1405
  • Karar Tarihi: 10.02.2026

Uyuşmazlığın Özeti

ası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB – 2025/11155 sayılı kanun

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, Kabule göre de, Gebze 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/12/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 02/01/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, denetim süresinde işlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan dolayı hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kabul edilen bahse konu suçun suç tarihi her ne kadar karar

Kararın Sonucu

ında 05/02/2015 olarak gösterilmiş ise de, Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/06/2015 tarihli kararının gerekçesinde suç tarihinin 05/12/2014, 08/12/20 14… /12/2014 tarihleri şeklinde belirtildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşme tarihinin 02/01/2015 olduğu dikkate alındığında denetim süresi içerisinde işlenmiş kasıtlı bir suçtan söz edilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Uygulamadaki Önemi

Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

10. Ceza Dairesi         2025/990 E.  ,  2026/1405 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/733 E., 2016/173

K.

SUÇ: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Gebze

8.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1.maddesi ve 62.maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 29.04.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli ve 2023/27413 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB – 2025/11155 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB – 2025/11155 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, Sanığın yokluğunda verilen Gebze

8.

Asliye Ceza Mahkemesinin 02/12/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, sanığın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince 02/01/2015 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış ise de,

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenleme ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın mernis adresine bilinen son adres sıfatıyla mernis adresi olduğu belirtilmeksizin tebligat çıkarılmadan, doğrudan mernis adresi sıfatıyla 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu ve kararın kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlendiği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde,

Kabule göre de, Gebze

8.

Asliye Ceza Mahkemesinin 02/12/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 02/01/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, denetim süresinde işlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan dolayı hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kabul edilen bahse konu suçun suç tarihi her ne kadar karar

başlığında 05/02/2015 olarak gösterilmiş ise de, Gebze

1.

Ağır Ceza Mahkemesinin 04/06/2015 tarihli kararının gerekçesinde suç tarihinin 05/12/2014, 08/12/20 14… /12/2014 tarihleri şeklinde belirtildiği,

hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşme tarihinin 02/01/2015 olduğu dikkate alındığında denetim süresi içerisinde işlenmiş kasıtlı bir suçtan söz edilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Şüpheli hakkında, 23.06.2013 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 09.07.2013 tarihli ve 2013/10862 Soruşturma, 2013/4252 Esas, 2013/1615 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Yapılan yargılama sonucunda, Gebze

8.Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2014 tarihli ve 2014/41 Esas, 2014/314 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1.maddesi ve 62.maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2.maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetime tabi tutulmasına karar verildiği, kararın, doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 24.12.2014 tarihinde aynı konutta annesi imzasına tebliğ edildiği, kararın 02.01.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği,

C. Sanığın denetim süresi içerisinde işlediği uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan Gebze

1.Ağır Ceza Mahkemesinin 04.06.2015 tarihli ve 2015/161 Esas, 2015/230 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Gebze

8.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 04.04.2016 tarihli ve 2015/733 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 191/1.maddesi ve 62.maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre;

1. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gebze

8.Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2014 tarihli ve 2014/41 Esas, 2014/314 Karar sayılı kararı her ne kadar 24.12.2014 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştirilmiş ise de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin, "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres

kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bilâ tebliğ iade edilmesi halinde, anılan Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, yine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesinde, "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır" şeklindeki düzenleme ile Tebligat Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25.maddesindeki, "Kendisine tebligat yapılacak kişi adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır" şeklindeki ve aynı Yönetmeliğin 29/1. maddesindeki, "21, 22, 23, 25, 26… nci maddelerde yazılı kişiler, tebliğ yapılacak olanın geçici olarak başka yere gittiğini belirtirlerse, tebliğ memuru, muhatabın hangi sebeple adresten geçici olarak ayrıldığını, beyanda bulunanın adı ve soyadı ile sıfatını tebliğ tutanağına yazar.

Tebliğ tutanağını beyanda bulunana imzalattırır ve tebliğ edilecek evrakı beyanda bulunana verir.

Bu kişiler, tebliğ evrakını kabule mecburdurlar." şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında;

Somut olayda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin tebligatın, doğrudan MERNİS adresine MERNİS şerhi düşülmek suretiyle çıkartıldığı, sanığın annesi imzasına tebliğ edilmek suretiyle tebliğ işleminin tamamlandığı, ancak tebliğ evrakında, sanığın tebliğ adresinde bulunup bulunmadığına, bulunmuyor ise muvakkaten mi sürekli mi bulunmadığına ilişkin bir ibare belirtilmediğinden bu haliyle belirtilen usullere aykırı olarak yapılan söz konusu tebligatın geçerli sayılamayacağının anlaşılması karşısında, sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Gebze

8.Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2014 tarihli kararının 24.12.2014 tarihinde kesinleştirildiği, yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda kararın tebliğ işleminin usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve 5 yıllık denetim süresinin başlamadığı, dolayısıyla denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediği gerekçesiyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı,

2.

Kabule göre de;

6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85.maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddede yer alan düzenleme; " (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. " şeklinde olup, 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde; kanuni zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağından, denetim süresi içerisinde işlenen suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu ile aynı nev'iden olması gerekmekte olup, sanığın denetim süresi içerisinde aynı nev'iden olmayan kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilemeyecektir.

5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinde yer alan "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır" ve 5237 sayılı TCK'nın 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı Kanun'un kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında; Somut olayda, Gebze

8.Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2014 tarihli ve 2014/41 Esas, 2014/314 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Cumhuriyet Savcılıkları tarafından verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararları ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanabilmesi için denetim süresinde işlenen suçun da kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ile aynı nev'iden olması gerekeceği, sanığın denetim süresi içerisinde aynı nev'iden olmayan "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçunu işlemesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği,

Ayrıca; Gebze

8.

Asliye Ceza Mahkemesinin 02.12.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 02.01.2015 tarihinde kesinleştirilmesini takiben, denetim süresinde işlenen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, sanığın denetim süresi içerisinde işlediği kabul edilen suçun tarihi her ne kadar karar başlığında 05.02.2015 olarak gösterilmiş ise de, Gebze

1.

Ağır Ceza Mahkemesinin 04.06.2015 tarihli kararının gerekçesinde suç tarihinin 05.12.2014, 08.12.20 14… .12.2014 tarihleri şeklinde belirtildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleşme tarihinin 02.01.2015 olduğu dikkate alındığında denetim süresi içerisinde işlenmiş kasıtlı bir suçtan söz edilemeyeceği gözetilmeden,

Hükmün açıklanması ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Gebze

8.Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2016 tarihli ve 2015/733 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.02.2026 tarihinde karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu