Yargıtay Kararları

Boşanma Davasında Kusur Değerlendirmesi ve Kusur Belirlemesi: 2. Hukuk Dairesi 2025/10600 K.

Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 2. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/3983
  • Karar No: 2025/10600
  • Karar Tarihi: 03.12.2025

Uyuşmazlığın Özeti

ar ki, ıslah dilekçesinde ziynetler hakkındaki iddiaları ile ilgili olarak yemin deliline dayanmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin birinci fıkrasına göre, uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf dahi yemin teklif edebilir. O halde, Mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 227 nci vd.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı kadın vekilinin toptan yoksulluk nafakasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı kadın vekilinin yoksulluk nafakası talebi hakkında 4721 sayılı Kanun'un 176/1 maddesi uyarınca hakimin takdir yetkisi çerçevesinde "toptan ödeme" şeklinde karar verilmesi dosya kapsamına ve kanuna uygun ise de tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre kadın yararına takdir edilen toptan yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un "hakkaniyet ilkesi" ile ilgili dördüncü maddesinin de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir.

Kararın Sonucu

nan sebeplerle; 1.Davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadının reddedilen ziynet alacağı davası ve toptan yoksulluk nafakasının miktarı yönünden BOZULMASINA, 2.Davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı te…

Uygulamadaki Önemi

Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi         2025/3983 E.  ,  2025/10600 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

56. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1849 E., 2025/137

K.

DAVA TÜRÜ: Boşanma ve Mal Paylaşımı

İLK DERECE

MAHKEMESİ: Büyükçekmece

4. Aile Mahkemesi

SAYISI: 2021/989 E., 2023/563

K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından reddedilen ziynet alacağı davası ve toptan yoksulluk nafakasına hükmedilmesi ve miktarı yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kabul edilen nafaka ve tazminatlar ile reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı kadın vekilinin toptan yoksulluk nafakasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Davacı kadın vekilinin yoksulluk nafakası talebi hakkında 4721 sayılı Kanun'un 176/1 maddesi uyarınca hakimin takdir yetkisi çerçevesinde "toptan ödeme" şeklinde karar verilmesi dosya kapsamına ve kanuna uygun ise de tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre kadın yararına takdir edilen toptan yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Kanun'un "hakkaniyet ilkesi" ile ilgili dördüncü maddesinin de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi usûl ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

3.Davacı kadın vekilinin ziynet alacağı davası yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde;

İlk Derece Mahkemesince; ziynet alacağı davası yönünden davacı kadın tanıklarının ziynete ilişkin görgüye dayalı bir bilgilerinin bulunmadığı, beyanlarının kadından duyumdan ibaret olduğu, davalı erkek eşin tanıklarının ise kadının giderken ziynetlerinin üzerinde olduğunu ve yanında giderken götürdüğünü beyan ettikleri gerekçesiyle ziynet alacağına ilişkin davanın reddine karar verildiği, kadınının reddedilen ziynet eşyaları yönünden istinaf talebinde bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ispat edilemeyen ziynet alacağının reddine yönelik verilen karar isabetli olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup kadın eş tarafından reddedilen ziynet eşyaları yönünden temyiz talebinde bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta; davacı kadın ziynet alacağı davasına ilişkin iddialarını dosya kapsamındaki delillerle ispatlayamamıştır. Ne var ki, ıslah dilekçesinde ziynetler hakkındaki iddiaları ile ilgili olarak yemin deliline dayanmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin birinci fıkrasına göre, uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf dahi yemin teklif edebilir. O halde, Mahkemece 6100 sayılı Kanun'un 227 nci vd. maddeleri uyarınca davacı kadına ziynetlerle ilgili iddiaları yönünden diğer tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılması, karşı tarafın teklif olunan yemini edaya hazır olduğunu bildirmesi halinde, yemin teklif edilen tarafın usulünce yemine davet edilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu hususta eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadının reddedilen ziynet alacağı davası ve toptan yoksulluk nafakasının miktarı yönünden BOZULMASINA,

2.Davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden …'a yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının temyiz eden …'ye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu