Yargıtay Kararları

Boşanmada Manevi Tazminat ve Tanık Beyanları: 9. Hukuk Dairesi 2025/10339 K.

Bu yazıda boşanmada manevi tazminat konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 9. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/8823
  • Karar No: 2025/10339
  • Karar Tarihi: 24.12.2025

Uyuşmazlığın Özeti

mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere gör

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

şmazlık, iş sözleşmesinin işverence feshedilmesinin haklı nedene dayalı olup olmadığı ve dava konusu alacakların ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan

Kararın Sonucu

le; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle ka

Uygulamadaki Önemi

Karar, boşanmada manevi tazminat bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

9. Hukuk Dairesi         2025/8823 E.  ,  2025/10339 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi

19. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/1229 E., 2025/2049

K. İLK DERECE

MAHKEMESİ: İzmir

19. İş Mahkemesi

SAYISI: 2025/101 E., 2025/200

K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 07.09.2010-27.03.2023 tarihleri arasında çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin eylemli ve planlı bir şekilde bahane üretilerek haksız nedenle feshedildiğini, davacıya psikolojik taciz (mobbing) yapıldığını, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek işten çıkış kodunun düzeltilmesi ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, manevi tazminat, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25/II-(c) hükmü uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, davacıya psikolojik taciz uygulandığı iddiasının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki belgeler, tanık beyanları ve özellikle feshe konu olayın mağduru kadın çalışanın beyanları dikkate alındığında davacının işyerindeki çalışma huzurunu bozduğu, davalı işveren açısından haklı fesih koşullarının oluştuğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı, davacının diğer alacaklarının varlığını ispat edemediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacıya iftira atmasını gerektirir aralarında önceye dayalı bir husumetin olmadığı kadın işçinin işverene sunduğu 21.03.2023 tarihli şikâyet dilekçesi, bu dilekçesi ile uyumlu yargılama sırasında tanık olarak verdiği beyanı, fesih konusu olaya ilişkin kamera görüntüsünde davacının kadın işçiye çok yaklaştığının belirgin olması ve davalı yanca dosyaya sunulan olay gününe ilişkin davacı ile kadın işçi arasındaki … isimli Şirket içi haberleşme sistemi üzerinden yapılan görüşme kayıtları birlikte değerlendirildiğinde; davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II-(c) maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiği, kıdem ve ihbar tazminatı talebi ile çıkış kodunun değiştirilmesi taleplerinin reddinin yerinde olduğu, davalının vekâlet ücretine ilişkin itirazının yerinde olmadığı gerekçeleriyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1.

Haklı nedenle fesih koşullarının somut olarak oluşmadığını,

2.

Fesih işleminin usul ve esas yönden haksız olduğunu,

3.

Tanıkların davacıyı destekleyen beyanlarda bulunduğunu,

4.

Şikâyet dilekçesi sunan kadın işçinin Cumhuriyet Savcılığına herhangi bir şikâyette bulunmadığını,

5.

Davacının yaptığı iddia edilen eylemin sabit olmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin işverence feshedilmesinin haklı nedene dayalı olup olmadığı ve dava konusu alacakların ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu