Velayet Düzenlemesi: 2. Hukuk Dairesi 2026/261 K.
Bu yazıda velayet düzenlemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 2. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/8689
- Karar No: 2026/261
- Karar Tarihi: 14.01.2026
Uyuşmazlığın Özeti
Ü : Torunla Kişisel İlişki Kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : Şile 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2024/197 E., 2024/75 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı anne vekili tarafından ıslahın usulüne uygun tebliğ edilmemesi, davanın tam ıslahı şartlarının gerçekleşmemesi, son celsedeki terditli beyanın göz ardı edilmesi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle;
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
r verilmiş ise de; velâyetin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle bu tür davalardan feragat edilmesi, davanın geri alınması ya da takipsiz bırakılması nedeniyle işlemden kaldırılması mümkün olmadığı gibi tam ıslah yoluyla davanın türünün değiştirilmesi de mümkün değildir. Davacıların sonradan ileri sürdüğü kişisel ilişki talebi ancak kısmi ıslah niteliğinde kabul edilebilir. O halde Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gereken; velâyetin kaldırılması davasında kayyım atanmış olduğu da gözetilerek bu davaya ilişkin delillerinin toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi, velâyetin kaldırılmasına ilişkin şatlar oluştuğu takdirde Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunarak küçüğe vasi atanmasının sağlanması;
Kararın Sonucu
sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı anne vekilinin yargılama giderleri ve vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.01.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Uygulamadaki Önemi
Karar, velayet düzenlemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/8689 E. , 2026/261 K.
"İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/695 E., 2025/704
K.
DAVA TÜRÜ: Torunla Kişisel İlişki Kurulması
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Şile
2.
Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI: 2024/197 E., 2024/75
K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı anne vekili tarafından ıslahın usulüne uygun tebliğ edilmemesi, davanın tam ıslahı şartlarının gerçekleşmemesi, son celsedeki terditli beyanın göz ardı edilmesi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesi ile velayeti davalı annede bulunan ve müvekkillerinin torunları olan küçük …’ın velâyetinin kaldırılarak vasiliğinin müvekkillerine verilmesi için Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunulması istemiyle dava açmış, 07.11.2024 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi ile velâyetin kaldırılması talebinden vazgeçerek küçük … ile davacılar anneanne ve dede arasında 4721 sayılı Kanun'un 325 inci maddesine göre kişisel ilişki kurulmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davacıların velâyetin kaldırılması/değiştirilmesi talebinin reddine, kişisel ilişki dzünlenmesi talebinin ise kabulüyle velâyeti annede olan küçük … ile büyükanne ve büyükbabası arasında kişisel ilişki kurulmasına, davalı anne lehine vekâlet ücreti takdirine, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine incelemeyi yapan Bölge Adliye Mahkemesince; davacılar tarafından velayetin kaldırılması talepli olarak açılan davanın tamamen ıslah edilerek 4721 sayılı TMK'nun 325. maddeye dayalı kişisel ilişki kurulması davasına dönüştüğü, hal böyle iken İlk Derece Mahkemesince ilk talep yönünden hüküm kurulması ve bunun sonucunda davanın kısmen reddine karar verilerek davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğu belirtilerek davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının infazda tereddüt oluşturmamak üzere tümden kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulü ile velayeti annede olan küçük … ile davacılar arasında kişisel ilişki kurulmasına, davacılar lehine vekâlet ücreti ödenmesine ve davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmiştir.
Karar davalı anne vekili tarafından yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.
Velâyetin, 4721 sayılı TMK.'nun 348. maddesinde öngörülen hallerde kaldırılabilmesinin ana koşulu, çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerin uygulanmış ve bunlardan bir sonuç alınamamış ya da bu önlemlerin daha başlangıçta yetersiz kalacağının anlaşılmış olmasıdır. Önceden aldığı önlemlerden bir sonuç alamayan veya alınması söz konusu olabilecek önlemlerin daha baştan yetersiz kalacağını anlayan hakim, bu maddede gösterilen hallerin varlığı durumunda velayetin kaldırılmasına karar vermekle birlikte; çocuğa vasi atanması için vesayet makamına ihbarda bulunulmasına karar verir. Velâyetin kaldırılması kararı ana ve/veya baba için ağır sonuçlar doğuran bir karar olup çocuk menfaatinin korunması bakımından alınabilecek en ağır ve en son tedbirdir. Bu nedenle, velayetin kaldırılması kararı verilmeden önce velayetin değiştirilip, diğer tarafa verilmesiyle yetinilip yetinilemeyeceği konusunda gerekli tüm araştırmaların yapılması; başka çözüm kalmadığı takdirde velâyetin kaldırılmasına karar verilmesi gerekir. 4721 sayılı TMK'nun 348. maddesinde velâyetin kaldırılması şartları düzenlenmiş olup, buna göre ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biri ile velâyet görevini gereği gibi yerine getirememesi, çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır bir biçimde savsaklaması durumunda velâyet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır. Kararda aksi belirtilmedikçe, velâyetin kaldırılması mevcut ve doğacak bütün çocukları da kapsar. Velâyetin kaldırılması davası kamu düzenini ilgilendirdiğinden re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Hakim, gerekli gördüğü takdirde, tarafların gösterdiği deliller dışında; kendisi de araştırma yapma yetkisine sahiptir.
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davanın tam ıslah yolu ile kişisel ilişki kurulması davasına dönüştürüldüğü gerekçesiyle karar verilmiş ise de; velâyetin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle bu tür davalardan feragat edilmesi, davanın geri alınması ya da takipsiz bırakılması nedeniyle işlemden kaldırılması mümkün olmadığı gibi tam ıslah yoluyla davanın türünün değiştirilmesi de mümkün değildir.
Davacıların sonradan ileri sürdüğü kişisel ilişki talebi ancak kısmi ıslah niteliğinde kabul edilebilir.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gereken; velâyetin kaldırılması davasında kayyım atanmış olduğu da gözetilerek bu davaya ilişkin delillerinin toplanması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi, velâyetin kaldırılmasına ilişkin şatlar oluştuğu takdirde Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunarak küçüğe vasi atanmasının sağlanması; kaldırma şartlarının oluşmaması durumunda ise davacıların terditli talebi olan kişisel ilişki kurulması talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesinden ibarettir.
Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı anne vekilinin yargılama giderleri ve vekâlet ücretine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.01.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.