Yargıtay Kararları

Velayet Düzenlemesi ve Ortak Çocukların Durumu: 2. Hukuk Dairesi 2026/1105 K.

Bu yazıda velayet düzenlemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 2. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/9323
  • Karar No: 2026/1105
  • Karar Tarihi: 04.02.2026

Uyuşmazlığın Özeti

n yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihleri ve numarası gösterilen asıl ve ek karar davacı vekili tarafından reddedilen velâyetin değiştirilmesi talebi ve düzenlenen kişisel ilişkinin süresi yönünden duruşma talepli olarak temyiz edilmiş ise de kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince işin mahiyeti gereği duruşma isteminin reddi ile temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düş…

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

re ve özellikle velayetin değiştirilmesi davasının çekişmesiz yargı işlerinden olup temyiz edilemeyecek kararlardan olduğunun, Bölge Adliye Mahkemesince de velayetin değiştirilmesi talebinin reddi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın kesin olarak verildiğinin anlaşılmasına göre davacı anne vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Kişisel ilişki düzenlemesinde çocuğun menfaatleri yanında analık ve babalık duygularının tatmini de esastır. Bu tatmin duygusu ile çocuğun yüksek yararı birlikte değerlendirilerek, çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir. Somut olayda velayeti babada bulunan ortak çocuk 2015 doğumlu …

Kararın Sonucu

ıklanan sebeplerle; 1.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davacı anne vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davacı annenin "kişisel ilişkinin süresine" yönelik temyiz itirazının ise kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2025 tarihli ek kararının hüküm fıkrasının 1. bendinin hükümden tamamen çıkarılmasına, yerine 1. bent olarak;

Uygulamadaki Önemi

Karar, velayet düzenlemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi         2025/9323 E.  ,  2026/1105 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi

38. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/… E., 2025/992

K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihleri ve numarası gösterilen asıl ve ek karar davacı vekili tarafından reddedilen velâyetin değiştirilmesi talebi ve düzenlenen kişisel ilişkinin süresi yönünden duruşma talepli olarak temyiz edilmiş ise de kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince işin mahiyeti gereği duruşma isteminin reddi ile temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle velayetin değiştirilmesi davasının çekişmesiz yargı işlerinden olup temyiz edilemeyecek kararlardan olduğunun, Bölge Adliye Mahkemesince de velayetin değiştirilmesi talebinin reddi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın kesin olarak verildiğinin anlaşılmasına göre davacı anne vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.

Kişisel ilişki düzenlemesinde çocuğun menfaatleri yanında analık ve babalık duygularının tatmini de esastır.

Bu tatmin duygusu ile çocuğun yüksek yararı birlikte değerlendirilerek, çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir.

Somut olayda velayeti babada bulunan ortak çocuk 2015 doğumlu … ile davacı anne arasında düzenlenen kişisel ilişki saatlerinin, çocuğun yaşı ve eğitim hayatı birlikte değerlendirildiğinde çocuğun menfaatine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.

Daha uygun süreli kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davacı anne vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Yukarıda (1) numaralı paragrafta belirtildiği üzere davacı annenin "kişisel ilişkinin süresine" yönelik temyiz itirazının ise kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2025 tarihli ek kararının hüküm fıkrasının 1. bendinin hükümden tamamen çıkarılmasına, yerine 1. bent olarak; " Tarafların kişisel ilişki kurulmasına yönelik istinaf taleplerinin kısmen KABULÜNE, buna ilişkin (2 numaralı) hüküm fıkrasının KALDIRILMASINA, yerine " Velayeti babaya verilen ortak çocuk 2015 doğumlu … ile davacı anne arasında her ayın 2.ve 4. haftasonları Cumartesi günleri saat 10:00'dan, Pazar günü saat 18:00'a kadar, dini bayramların 2. günü saat 10:00’dan 3. günü saat 18:00'a kadar, yarıyıl tatilinin ilk haftası Pazartesi günü saat 10:00'dan takip eden Pazar günü saat 18:00'a kadar, her yıl Nisan ayına denk gelen bir haftalık okul ara tatillerinin ilk Cumartesi günü saat 10.00'dan takip eden Cumartesi günü saat 18.00'e kadar ve her yıl anneler gününde saat 10.00'dan aynı gün saat 18.00'a kadar, her yıl 01 Temmuz günü saat 10:00’dan, 31 Temmuz günü saat 18:00’a kadar anne yanında kalacak şekilde kişisel ilişki TESİSİNE", iş bu kişisel ilişki kararının kararın kesinleşmesine kadar TEDBİREN uygulanmasına, yazılmak suretiyle DÜZELTİLMESİNE,

" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu