Kusur Belirlemesinin Maddi ve Manevi Tazminata Etkisi ve Maddi Tazminat: 10. Hukuk Dairesi 2025/3148 K.
Bu yazıda boşanma davasında kusur değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 10. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2024/3369
- Karar No: 2025/3148
- Karar Tarihi: 27.02.2025
Uyuşmazlığın Özeti
k, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi delaletiyle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerl
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
lı yapıldığı, manevi tazminatın az takdir edildiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur oranlarının hatalı belirlendiği, manevi tazminatın fahiş takdir edildiği reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi delaletiyle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi 3.
Kararın Sonucu
e bozma ilamına uyulduktan sonra :"…Dosya içerisindeki tüm belge, bilgi ve beyanlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı işyerinde çalışırken 14.12.2006 tarihinde iş kazası geçirdiği, Yüksek Sağlık Kurulu raporu ve ATK. İhtisas Dairesi raporuna göre %36,2 oranında malul kaldığı, Mahkemece itibar edilen denetime elverişli daha önceki kusur bilirkişisi raporlarındaki çelişkileri gideren 12.08.
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında kusur değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
10. Hukuk Dairesi 2024/3369 E. , 2025/3148 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/62 E., 2023/93
K. Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davacının davalı işverenin Mersin … şubesi işyerinde 23.03.2006 tarihinden itibaren çalışmakta iken 14.12.2006 tarihinde işyerinde merdivenden düşerek iş kazası geçirdiğini, ayağındaki kırık nedeni ile sağlık raporu almış ve halen raporlu iken 06.03.2007 günü davalı işveren tarafından feshedildiğini, tazminatlarının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı taraf 08.05.2014 harç tahsil tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 77.520,52 TL'ye çıkartarak kazadan dolayı davacının manevi zararı olduğunu iddia 150.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili açılan davanın yerinde olmadığını reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mersin
4.
İş Mahkemesinin 2015/502 Esas 2015/707 Karar sayılı dosyasında 03.12.2015 tarihinde davanın maddi tazminat yönünden kabulüne, manevi tazminat yönünden kısmen kabul kısmen reddine dair;
"2-Davacının maddi tazminat davasının kabulüne; 76.520,52 TL net maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 14.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine 3-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne kısmen reddine; 40.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 14.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine ." şeklinde karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen 03.12.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay
21.
Hukuk Dairesinin 08.06.2020 tarih 2020/1490 Esas 2020/2015 Karar sayılı kararıyla "…Somut olayda davacının SGK kaydına göre 17.10.2009 tarihinden itibaren emeklilik aylığı aldığı dikkate alınarak bu tarihten itibaren pasif devre hesabı yapılması gerekirken varsayıma göre 60 yaşını ikmal edeceği tarihten itibaren pasif devre hesabı yapılması, öte yandan SGK tarafından davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücuya kabil kısmı tenzil edilmişken geçici iş göremezlik dönemi için SGK tarafından yapılmış olan ödemenin araştırılarak maddi tazminat hesabından tenzil edilmemesi hatalı olmuştur.
Bu açıklamalar doğrultusunda, Mahkemece yapılacak iş, hükme esas alınan 20.03.2014 tarihli hesap raporundaki veriler dikkate alınarak bu hesap raporunda pasif devre başlangıcı olarak 17.10.2009 tarihini esas almak, bu raporda bilinen devre sonu olarak esas alınan 15.12.2014 tarihini ileri çekmemek ve bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkları rapora yansıtmamak, öte yandan araştırılarak dosya kapsamına dahil edilecek geçici iş göremezlik ödeneğinin rücuya kabil kısmının da ilk peşin sermaye değerli gelirin rücuya kabil kısmının tenzil edildiği gibi bu tazminat hesabından tenzil etmek suretiyle davacının maddi tazminat alacağını belirleyerek sonucuna göre maddi tazminat alacağı ile ilgili bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi." denilerek bozulmuştur.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra :"…Dosya içerisindeki tüm belge, bilgi ve beyanlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı işyerinde çalışırken 14.12.2006 tarihinde iş kazası geçirdiği, Yüksek Sağlık Kurulu raporu ve ATK.
İhtisas Dairesi raporuna göre %36,2 oranında malul kaldığı, Mahkemece itibar edilen denetime elverişli daha önceki kusur bilirkişisi raporlarındaki çelişkileri gideren 12.08.2013 tarihli iş güvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti raporuna göre davalı ve davacının iş kazasının oluşumunda %50'şer kusurlu oldukları, davacının maddi zararlarının aktüerya uzmanı avukat …'in 05.09.2023 tarihli raporu ile ortaya konduğu, buna göre davacının 14.12.2006 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle davacının 70.082,43 TL'lik geçici iş göremezlik zararı olduğu, SGK tarafından 90.846,20 TL rücu edildiği anlaşıldığından davacının maddi tazminat davasının reddinin gerektiği, müstekar Yargıtay içtihatlarının ıslah dilekçesi ile birlikte harcı yatırılmak şartı ile manevi tazminat talep edilmesine cevaz verdiği, bu sebeple iş kazası geçiren ve malül olan davacının olay sebebiyle elem ve acı duyduğu, manevi zararının olduğu, bu manevi zararın tarafların kusur oranları, olayın ağırlığı, sürekli iş göremezlik hali ve oranı, işçinin yaşı, olay ve dava tarihleri, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, gelişen hukuk yaklaşımı ve caydırıcılık kriterlerine göre manevi zararın hükümde gösterilen miktar kadar olduğu, aynı gerekçelerle davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddinin gerektiği sonucuna varılarak…" gerekçesiyle;
"1-Davacının maddi tazminat talebinin reddine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine, 40.000,00TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 14.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin 27.10.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi tazminat yönünden davanın reddinin hatalı olduğu, usuli kazanılmış hak değerlendirmesinin hatalı yapıldığı, manevi tazminatın az takdir edildiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur oranlarının hatalı belirlendiği, manevi tazminatın fahiş takdir edildiği reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi delaletiyle Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Dosya kapsamından, Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle ilamda belirtilen hususlara riayet eder mahiyette 09.05.2023 tarihli hesap raporu aldırıldığı, alınan raporda davacının hem geçici iş göremezlik dönemi hem de aktif dönemini kapsar mahiyette olan tazminat miktarının 36.611,30 TL olarak hesaplandığı bu miktardan Kurumca ödenen geçici iş göremezlik ödeneğine ilişkin tutarın mahsubu ile bakiye zararın 20.236,18 TL olduğu, pasif dönem zararının ise 42.112,14 TL olarak hesaplandığı ve Kurumca bağlanan peşin sermaye değerli gelirin rücuya tabi miktarının 90.846,20 TL olduğu bu miktarın mahsubu sonucu bu dönem yönünden bakiye zararın kalmadığı Kurumca zararı aşan miktarda ödeme yapıldığı ve aşan miktarın da 48.734,06 TL olduğunun tespit edildiği, Mahkemece Kurumca ödenen peşin sermaye değerli gelire ilişkin fazla miktarın geçici iş göremezlik dönem yönünden hesaplanan zarar miktarı olan 20.236,18 TL'den mahsubu ile bakiye zararın bulunmadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
SGK gelirlerinin (geçici iş göremezlik ödeneği ve ilk peşin sermaye değerli gelir) tenzilinde kamu düzeni ilkesi kapsamında uygulanma imkanı bulunan 6098 sayılı TBK'nun 55 inci maddesi kapsamında rücu edilebilir olan kısmının hesaplanan tazminat alacağından tenzil edilerek davacıların netice tazminat alacaklarının belirlenmesi gerektiği açıktır. Somut olayda, hükme esas alınan hesap raporunda geçici iş göremezlik dönem zararına ilişkin zarar miktarının usulünce ayrı olarak hesap edildiği ancak bu döneme ilişkin zarar miktarından yalnızca Kurumca anılan döneme yönelik ödenen geçici iş göremezlik ödeneğinin rücuya tabi kısmının mahsubu ile yetinilerek karar verilmesi gerektiği açık olmasına rağmen geçici iş göremezlik dönemine ilişkin zarardan Kurumca sürekli iş göremezlik dönemi yönünden ödendiği açık olan peşin sermaye değerli gelir miktarının rücuya tabi kısmının mahsubu ile bakiye zararın kalmadığı tespiti ile maddi tazminat talebi yönünden davanın reddi yönünde hüküm tesisi hatalı olmuştur . Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’un 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; A. Mahkemenin Gerekçeli kararında yer alan "davacının maddi zararlarının aktüerya uzmanı avukat …'in 05.09.2023 tarihli raporu ile ortaya konduğu, buna göre davacının 14.12.2006 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle davacının 70.082,43 TL'lik geçici iş göremezlik zararı olduğu, SGK tarafından 90.846,20 TL rücu edildiği anlaşıldığından davacının maddi tazminat davasının reddinin gerektiği," ibarelerinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere; "Davacının maddi zararlarının aktüerya uzmanı avukat …'in 05.09.2023 tarihli raporu ile ortaya konduğu, buna göre davacının 14.12.2006 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle davacının 20.236,18 TL geçici iş göremezlik zararı olduğu, sürekli iş göremezlik dönemine ilişkin zararının ise SGK tarafından 90.846,20 TL ile karşılandığı anlaşıldığından davacının maddi tazminat davasının 20.236,18 TL üzerinden kısmen kabulünün gerektiği " ibarelerinin yazılmasına, b.Hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere 1-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.236,18 TL maddi tazminatın iş kazası tarihi olan 14.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine, 40.000,00TL manevi tazminatın iş kazası tarihi olan 14.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Alınması gerekli harç 4.114,73 TL olmakla davacı tarafça peşin yatırılan 788,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.326,73 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça peşin yatırılan 802,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 5.172,25 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 1.344,72 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça yapılan 695,15 TL yargılama giderinin kabul ve ret göre 576,97TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Taraf avanslarından arta kalan kısımların karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 8-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT göre manevi tazminat yönünden nispi 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT göre maddi tazminat yönünden nispi 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminatta ret edilen miktar üzerinden nispi 17.900,00 TL ile manevi tazminatta ret edilen miktar üzerinden hesap edilen nispi 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde tebliğden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27.10.2023" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.