Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararı İncelemesi: 11. Ceza Dairesi 2026/31 K.

Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 11. Ceza Dairesi
  • Esas No: 2025/6024
  • Karar No: 2026/31
  • Karar Tarihi: 05.01.2026

Uyuşmazlığın Özeti

ası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

ekçe 1. İncelenen dosya içeriğine göre; ceza miktarı itibarıyla istinabe yasağı bulunmayan bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan yargılanan ve hakkında çıkartılan yakalama emrine istinaden davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında yakalanarak Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sorgusu yapılan sanığa; sorgusundan önce, 5271 sayılı Kanun'un 176/1-2-4. maddeleri uyarınca Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2020 tarihli ve 2020/13932 Soruşturma, 2020/8746 Esas sayılı iddianamesi usûlüne uygun olarak tebliğ edilmeden ve bu maddede belirlenen süreye uyulmamış ise duruşmaya ara verilmesini istemeye hakkı olduğu hususu aynı Kanun'un 190/2. maddesi gereğince hatırlatılmadan, ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 196/2.

Kararın Sonucu

bölümünde tespit edilen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliği

Uygulamadaki Önemi

Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

11. Ceza Dairesi         2025/6024 E.  ,  2026/31 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2020/348 E., 2021/408

K.

SUÇ: Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

İNCELEME KONUSU

KARAR: Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Eskişehir

1.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2020/348 Esas, 2021/408 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-f, 62, 52/2 ve 53. maddeleri uyarınca neticeten 3 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 18.11.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/1. maddesi uyarınca, 05.12.2025 tarihli ve 2024/24756 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2025 tarihli ve KYB-2025/144209 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

A. Kanun Yararına Bozma İstemi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2025 tarihli ve KYB-2025/144209 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay

6.

Ceza Dairesinin 23/02/2021 tarihli ve 2020/9634 esas, 2021/3097 karar sayılı ilâmında yer alan, "…Sanığın, 30.02.2019 tarihli duruşmada müştekinin zararını karşılamak istediğini beyan etmesi karşısında; mahkemece, aynı celse mahkumiyetine karar verilerek, sanığa zararı gidermesi için makul bir süre ve imkan verilmeden hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedeni ile anılan hususa yönelik kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüş olduğundan kabulü..5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bozulmasına…" şeklindeki açıklamalar ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Etkin Pişmanlık" başlıklı 168. maddesinde yer alan, " (1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (Mülga ibare :02/07/2012-6352 S.K./84.md.) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir…(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,

Sanığın 25.02.2021 tarihli alınan savunmasında oluşan zararı gidermek istediğini açıkça beyan ederek etkin pişmanlık iradesini ortaya koyduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından sanığa uygun süre verilerek, gerekirse mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan hasıl olan zararı ödeme imkanı tanınarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1.

İncelenen dosya içeriğine göre; ceza miktarı itibarıyla istinabe yasağı bulunmayan bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan yargılanan ve hakkında çıkartılan yakalama emrine istinaden davanın görüldüğü yer mahkemesinin yargı çevresi dışında yakalanarak Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sorgusu yapılan sanığa; sorgusundan önce, 5271 sayılı Kanun'un 176/1-2-4. maddeleri uyarınca Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.09.2020 tarihli ve 2020/13932 Soruşturma, 2020/8746 Esas sayılı iddianamesi usûlüne uygun olarak tebliğ edilmeden ve bu maddede belirlenen süreye uyulmamış ise duruşmaya ara verilmesini istemeye hakkı olduğu hususu aynı Kanun'un 190/2. maddesi gereğince hatırlatılmadan, ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 196/2. maddesi uyarınca ifadesini asıl mahkemesinde vermek isteyip istemediğinin de sorulması gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasının Kanun’a aykırı olduğu anlaşılmıştır.

2. Öncelikle Eskişehir

1.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2020/348 Esas, 2021/408 Karar sayılı kararı hakkında, belirlenen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

II. KARAR

Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 05.01.2026 tarihinde karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu