Yargıtay Kararları

Boşanmada Manevi Tazminat: 9. Hukuk Dairesi 2025/5172 K.

Bu yazıda boşanmada manevi tazminat konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 9. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/3846
  • Karar No: 2025/5172
  • Karar Tarihi: 18.06.2025

Uyuşmazlığın Özeti

e ve Gerekçe Uyuşmazlı

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

azlık; davacının statü hukukuna tâbi olarak mı iş sözleşmesine tâbi işçi olarak mı çalıştığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan s

Kararın Sonucu

; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle kara

Uygulamadaki Önemi

Karar, boşanmada manevi tazminat bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

9. Hukuk Dairesi         2025/3846 E.  ,  2025/5172 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/22 E., 2025/302

K. İLK DERECE

MAHKEMESİ: Ankara

74. İş Mahkemesi

SAYISI: 2024/446 E., 2024/40

K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2007 yılının Nisan ayı ile 30.05.2024 arasında davalı Bakanlığa bağlı ……………ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Otelinde usta öğretici ünvanıyla halka ilişkiler ve öğrenci işleri sorumlusu olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin emeklilik ve diğer haklı sebeplerle müvekkili tarafından sonlandırıldığını, müvekkilinin ulusal bayram ve genel tatil günleri de dâhil olmak üzere haftanın 6 günü en az 48 saat çalıştığını, müvekkilinin çalıştığı uygulama otelinin döner sermaye işletmesine çalışması ve emeği ile katkı sağladığını, davalı Bakanlığa bağlı diğer okullarda (uygulama otellerinde) döner sermaye işletmesinde çalışan personele döner sermaye gelirinden kâr payı dağıtılırken müvekkiline döner sermayeden kâr payı ödenmediğini, 2019 yılında işyerinde yönetim değişikliği yapıldıktan sonra müvekkiline işveren vekilleri veya amirleri tarafından sistematik şekilde psikolojik baskı (mobbing) ve psikolojik şiddet uygulandığını iddia ederek müvekkilinin almaya hak kazandığı ancak işverence ödenmeyen kıdem tazminatı ile manevi tazminat, ayrımcılık tazminatı, ek ders ücreti, döner sermaye alacağı, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kadrosuz usta öğretici olarak 30.03.2007 tarihinde Kaymakamlık Olur'u ve 02.04.2007 tarihli sigorta girişi ile göreve başladığını, dava dilekçesinde her ne kadar işçilik alacaklarından söz edilmekte ise de davacının işçi olmadığını, davacının tüm usta öğreticiler gibi 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun (657 sayılı Kanun) 89. maddesinde belirtilen statü içinde ve İlçe Millî Eğitim Müdürlüğünün istemi ve İlçe Kaymakamlığının onayı sonrasında görevlendirme ile çalıştığını, usta öğreticilerin ücretlerinin 657 sayılı Kanun'un 89. maddesine uygun olarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan kararlar uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen ders ücretlerine göre ödendiğini, usta öğreticilerin davalarının iş mahkemesinde açılamayacağını ve görevli yargı yerinin idari yargı olduğuna dair çok sayıda Yargıtay kararı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı Bakanlık arasındaki ilişkinin İdarece yapılan görevlendirmeye dayalı olduğu, göreve alınmanın, çalışma koşullarının ve ödenecek ücretin statü hukuku içinde düzenlendiği, usta öğreticinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işçi sayılmadığı, bu nedenle yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı isabetli bulunarak davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; usta öğretici olarak çalışan kişilerin açtıkları davalarda yargı yolunun adli yargı olduğuna dair birçok Uyuşmazlık Mahkemesi ve Yargıtay kararı bulunduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; davacının statü hukukuna tâbi olarak mı iş sözleşmesine tâbi işçi olarak mı çalıştığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu