Yargıtay Kararları

Kusur Belirlemesinin Maddi ve Manevi Tazminata Etkisi ve Tanık Beyanları: 10. Hukuk Dairesi 2026/1672 K.

Bu yazıda boşanma davasında kusur değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 10. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/14919
  • Karar No: 2026/1672
  • Karar Tarihi: 18.02.2026

Uyuşmazlığın Özeti

vekilinin davacı lehine hükmolunan manevi tazminat tutarına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. b.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1.Davalı vekilinin davacı lehine hükmolunan manevi tazminat tutarına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. b.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.

Kararın Sonucu

ebeplerle; 1.Davalı vekilinin davacı lehine hükmolunan manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin davacı lehine hükmolunan maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 3.Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.

Uygulamadaki Önemi

Karar, boşanma davasında kusur değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

10. Hukuk Dairesi         2025/14919 E.  ,  2026/1672 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi

7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/1688 E., 2024/2112

K. İLK DERECE

MAHKEMESİ: Ordu

2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/73 E., 2024/179

K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili arafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde, … isimli işyerinde kalıp ustası olarak çalışmakta olan davacı …, 28.03.2017 tarihinde …

Mah. …

Sok.

No:4 adresindeki inşaatın zemininde, toprak alanda çalışmaktayken kafasına üst kattan kalas düşmesi sonucu yaralandığı, … davalı iş yerinde sigortalı işçi olarak çalışmakta iken dava konusu iş kazası meydana geldiği, davacı müvekkilin geçirdiği iş kazasının ardından…

Hastanesinde ve …

Hastanesinde tedavi olduğu, davacı müvekkilin geçirdiği iş kazası sonucu servikal vertebra kırığı meydana geldiği, kaza sonrası müvekkil … meslekte kazanma gücünü büyük ölçüde kaybetmiş ve çalışamaz duruma geldiği, davacı müvekkilin işbu elim verici iş kazasının mağduru olduğu, davalı şirket bu süreçte hiçbir zaman müvekkilin yanında bulunmamış ve maddi ya da manevi katkıda bulunmadığı, davacının yaşamış olduğu elem verici olay neticesi itibarı ile davacının bundan sonraki çalışma hayatını, toplumsal ilişkilerini, sosyal hayatını etkileyecek bir kaza olduğu, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere, 3.600,00 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere 3.600,00 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28.03.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

2.Davacı vekilinin 28.10.2021 tarihli bedel artırımı dilekçesi ile maddi tazminat talebi 551.734,86 TL olarak artırılmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı … işyerinde çalıştığı esnada kendi kusurundan dolayı iş kazası geçirmiş olup, iş kazası ile ilgili gerekli işlemler ve iş kazası bildiriminin SGK'ya bildirilmiş olduğu, davacı daha önceden iş kazası geçirmiş olup, davacı iş kazası geçirdiğini işe başlatma esnasında bildirmediği, iş kazası geçirdiğini gizlediği, davacının zemin katta çalışma esnasında yerde dayalı olan kalasın davacının önceden iş kazası geçirmiş olduğu bayun kısmına düşmesi sonucu iş kazası geçirdiği, iş kazası geçiren davacıya anında gerekli yardımlar yapıldığı, davacının hastanelerde gerekli işlemleri tarafımızdan yürütüldüğü, davacının hastane giderleri tarafımızdan karşılandığı, davacının önceden iş kazası sonucu… Hastanesinde tedavisinin yapılmış olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile maddi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede dosyada yer alan 21.12.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı işveren ….

San ve Tic.

Ltd.

Şirketinin, işçisi …'ın mesleki eğitimleri ve iş güvenliği eğitimlerini tamamlamadan işe başlatıldığı, kişisel koruyucu donanımlarının teslim edilmediği, ayrıca inşaat alanında düşen cisimlere karşı toplu koruma tedbirleri aldırılmadığı anlaşıldığından, davalı işverenin iş güvenliği mevzuatını ihlal ettiği için meydana gelen iş kazasında %100 oranında kusurlu olduğu, Mahkemece aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda, davacının PMF yaşam tablosuna göre bakiye ömrü, çalışma süresi, emeklilik ömrü belirlenerek işlemiş ve iskontolu kazanç dönemine ilişkin kazançlar ayrı ayrı hesaplandığı, davacının yaptığı iş ve ünvanı, emsal ücret araştırması ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının en son aylık ücreti olarak net günlük 115,00 TL, aylık 26 gün x 115,00 TL = 2.990,00 TL (dönem asgari ücretin 2.990,00/1.270,75= 2,353 katı) tespit edildiği, daha sonra yürürlüğe giren asgari ücretler de dikkate alınarak ve işleyecek dönem hesabında her yıl %10 oranında artış ve 1/Kn formülü ile %10 oranında indirim uygulanarak hesaplama yapıldığı, rücu işlemi yapıldığına dair bir bulguya dosya içerisinde rastlanmadığından Kurumca davalıya ödenen geçici iş göremezlik bedelleri hesaplanan gerçek zarardan tenzil edilmediği, yapılan hesaplamanın dosya kapsamına ve hesaplama tekniğine uygun olduğu anlaşılmış, 31.08.2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacının maddi tazminat isteminin kabulüne karar verildiği, manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satım alma gücü, tarafların kusur oranları, maluliyet oranı, olayın davacıda yarattığı elem ve üzüntü gibi diğer özellikler de dikkate alınarak takdiren davacı için 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile maddi tazminat yönünden 551.734,86 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 28.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, manevi tazminat yönünden 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde, işveren tarafından gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alındığını, kazanın kazalı sigortalının kendi kusurlu eylemi nedeniyle meydana geldiğini, davacının daha önceden de iş kazası geçirmiş olduğunu ve bu durumu işverenden saklamış olduğunu, davacının tespit edilen maluliyetinin tamamen dava konusu iş kazasından kaynaklanmadığını, önceki ve sonraki kazaya dair tüm tedavi evrakları celp edilerek maluliyet tespitinin yapılması gerektiğini, davacının ücretinin usulüne uygun olarak tespit edilmediğini, SGK tarafından davacının ücretinin asgari ücret olarak belirlendiğini, Mahkemece belirlenen ücretle çelişki oluştuğunu, davacının % 38,2 olarak belirlenen maluliyetinin hatalı olarak tespit edildiğini, Adli Tıp Üst Kurulundan rapor alınarak tespit yapılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

1.Davalı vekilinin davacı lehine hükmolunan manevi tazminat tutarına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;

a.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. b.Dosya içeriğine göre, temyize getirilen miktar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

2.Davalı vekilinin davacı lehine hükmolunan maddi tazminat tutarına yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı vekilinin davacı lehine hükmolunan manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2.Davalı vekilinin davacı lehine hükmolunan maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

3.Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu