Yargıtay Kararları

Kusur Belirlemesinin Maddi ve Manevi Tazminata Etkisi ve Ağır Kusur: 10. Hukuk Dairesi 2025/5383 K.

Bu yazıda boşanma davasında kusur değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 10. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/5409
  • Karar No: 2025/5383
  • Karar Tarihi: 09.04.2025

Uyuşmazlığın Özeti

nin, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarına ilişkin temyiz istemi yönünden, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davalı aleyhine hükmolunan manevi tazminat tutarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

lık,

Kararın Sonucu

rle; 1.Davalı vekilinin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin davacılar …, … ve … yararına hükmedilen maddi tazminat alacakları yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.

Uygulamadaki Önemi

Karar, boşanma davasında kusur değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

10. Hukuk Dairesi         2025/5409 E.  ,  2025/5383 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi

7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1743 E., 2023/1857

K. İLK DERECE

MAHKEMESİ: Diyarbakır

5. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/320 E., 2023/109

K. Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacılar vekili, dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisi …'un davalı bünyesinde çalışırken 05.08.2021 tarihinde elektrik akımına kapılması sonucu vefat ettiğini geriye kalan davacıların murisin desteğinden geri kaldıklarını ve davalı işverenin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eş … için 1000 TL maddi,130.000 TL manevi, oğlu … için 1.000 TL maddi, 130.000 TL manevi, oğlu … için 1.000 TL maddi, 100.000 TL manevi,oğlu …

İçin 1.000 TL maddi, 100.000 TL manevi,

kızı … İçin 1.000 TL maddi, 120.000 TL manevi,kızı … için 1.000 TL maddi, 120.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekilinin 12.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini,eş … için 1.254,728,86 TL,oğlu … için 203.383,49 TL, kızı … için 93.240,07 TL olarak artırılmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu olayın iş kazası olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, iş kazası konulu olayda çalışma esnasında iş programı dahilinde yürütülen işin mahiyetine uygun her türlü iş güvenliği önleminin alınarak çalışma faaliyeti icra edildiği, dolayısıyla meydana gelen kazada davalı idarenin ihmali ve kuruma atfı kabil bir kusur bulunmadığından sorumluluğuna başvurulamayacağı, söz konusu kaza olayının SGK tarafından 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesine istinaden iş kazası olarak nitelendirilmiş olması durumundakazanın hangi gerekçelerle iş kazası olarak kabul edildiği açıklanması gerektiği davalı idarenin söz konusu iş kazasıyla bağlantılı olarak daha önceden Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. ile Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanlığından tehlike arz eden olumsuzlukların giderilmesine yönelik gerekli olan düzenleme ve iyileştirmelerin yapılmasının talep edilmiş olmasına rağmen muhataplarca bu hususta herhangi bir şekilde işlem tesis edilmemesi nedeni ile iş bu elim kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "… dosya kapsamında yukarıda izah edildiği üzere, davalının, dava konusu taleplerden kusur oranı olan %95 oranında (davalının %75 oranında kendi kusuru ile iş yerinde vinç operatörü olarak çalışan ve kazanın meydana gelmesinde %20 oranında kusurlu bulunan AbdullahAytimur yönünden adam çalıştıranın sorumluluğu nedeniyle olmak üzere) sorumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir…Somut olayda, davacılar murisi …'un davalı bünyesinde çalışmaktayken geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde hayatını kaybettiği, kazanın gerçekleşmesinde işverenin %95 sigortalı … işçinin %5 oranında kusurunun bulunduğu, geriye davacılar olarak eşi ile çocuklarının kaldığı, davacılar …, …, … ve …'a, gelir bağlandığı anlaşılmış, bu doğrultuda aktüerya bilirkişisi tarafından TRH -2010 yaşam tablosu göz önüne alınarak düzenlenen hesap raporunun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılarak hükme esas alınarak, … işçinin eşi … ile çocukları … ve … yönünden maddi tazminat taleplerinin kabulüne, davcılardan … yönünden hesaplanan tazminat miktarının SGK tarafından rücu edilecek miktardan daha az olması, … ile … yönünden ise davacıların 18 yaşından büyük olmaları nedeniyle maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir…Somut olayda, , davacılar murisi …'un davalı bünyesinde çalışmaktayken geçirmiş olduğu iş kazası neticesinde hayatını kaybettiği, kazanın gerçekleşmesinde işverenin %95 sigortalı … işçinin %5 oranında kusurunun bulunduğu, geriye davacılar olarak eşi ile çocuklarının kaldığı, davacıların duyduğu ızdırap ve elemi kısmen dindirmek amacıyla iş kazası tarihi, iş kazasının gerçekleşme biçimi, kusur oranları, davacıların sosyal ve ekonomik durumu, ülkenin ekonomik koşulları, davalı işverenin mali durumu, paranın satın alma gücü, davacıların kaza tarihindeki yaşları, kazanın meydana gelmesindeki kusur oranı, 22/06/1966 gün 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirtilen ilkeler ve hak nesafet kuralları göz önüne alındığından manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilerek, … yönünden, 100.000,00 TL, davacılar …, …, … … ve … yönünden 90.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir…" gerekçesiyle

Davanın kısmen kabulüne,

1.Davacı … yönünden, 1.254.728,86 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 05.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı …'a verilmesine,

2.Davacı … yönünden, 100.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 05.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı …'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3.Davacı … yönünden, 203.383,49 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 05.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı …'a verilmesine,

4.Davacı … yönünden, 90.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 05.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı …'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

5.Davacı … yönünden, 93.240,07 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 05.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı …'a verilmesine,

6.Davacı … yönünden, 90.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 05.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı …'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

7.Davacı … yönünden, 90.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 05.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı …'a verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine,

8.Davacı … yönünden, 90.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 05.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı …'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

9.Davacı … yönünden, 90.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 05.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı …'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

10.Davacı … yönünden, maddi tazminat talebinin reddine,

11.Davacı … yönünden, maddi tazminat talebinin reddine,

12.Davacı … yönünden, maddi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı … Yatırım İnşaat ve Ticaret A.ş (… Turizm ve İnşaat Yatırım A.ş) vekili temyiz dilekçesinde, alacağın zaman aşımına uğradığı,husumet itirazlarının bulundığu, olayın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğini,kazanın kazalının ağır kusuru ile meydana geldiği, mahkemenin kusur taksiminde hatalı davrandığını, belirlenen tazminat tutarının sebepsiz zenginleşme yaratacak düzeyde fahiş olduğunu,tazminat hesabında eşin evlenme ihtimali üzerinden tenzilin yapılmamasının hatalı olduğunu,, işçinin ücrtenin yüksek olarak belirlenip hatalı hesaplandığını, davacıların desteğe muhtaç olup olmadığının araştırılmadığını, anne ve babanı payının ayrılmadığını,manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu ve kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Sonuç

Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. A)Davalı vekilinin, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarına ilişkin temyiz istemi yönünden, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davalı aleyhine hükmolunan manevi tazminat tutarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin davacılar …, … ve … lehine hükmedilen maddi tazminat tutarlarına ilişkin temyiz istemi yönünden;

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı vekilinin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2.Davalı vekilinin davacılar …, … ve … yararına hükmedilen maddi tazminat alacakları yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu