Boşanma Davasında Kusur Değerlendirmesi ve Kusur Belirlemesi: 2. Hukuk Dairesi 2026/1702 K.
Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 2. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/7554
- Karar No: 2026/1702
- Karar Tarihi: 16.02.2026
Uyuşmazlığın Özeti
n yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar ile miktarları, tedbir nafakasının başlangıç zamanı, usulü kazanılmış hakka aykırı hüküm kurulması yönünden temyiz edilmekle;
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
le asıl davanın kabulüyle tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadın yararına 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, karar tarihinden itibaren aylık 4.000,00 TL yoksulluk nafakası ödenmesine, karşı davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın Sonucu
sebeplerle; 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası yönünden erkek yararına BOZULMASINA, 2.Davalı-karşı davacı erkek vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adli…
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/7554 E. , 2026/1702 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi
2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/1719 E., 2025/1659
K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar ile miktarları, tedbir nafakasının başlangıç zamanı, usulü kazanılmış hakka aykırı hüküm kurulması yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar arsasında görülen karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması neticesinde İlk Derece Mahkemesince erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüyle tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadın yararına 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, karar tarihinden itibaren aylık 4.000,00 TL yoksulluk nafakası ödenmesine, karşı davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafaka yönünden istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince taraflar arasındaki daha önceki tarihte görülmüş boşanma davalarının araştırılmadan, yine kadın tarafından dava dilekçesinde daha önce hükmedilen tedbir nafakasının artışı istenmesine rağmen taraflar arasındaki tedbir nafakasına ilişkin dosyanın getirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, kabule göre de yoksulluk nafakasının başlangıç tarihinin yanlış belirlendiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının tamamının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı sonrasında yeniden yapılan yargılama neticesinde asıl davanın kabulüyle tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadın yararına 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, kadının tedbir nafakasının artırılması talebinin kısmen kabulüyle daha önce bağlanan 250,00 TL tedbir nafakasının dava tarihinden itibaren aylık 3.000,00 TL'ye yükseltilerek karar kesinleşinceye kadar tedbir, karar kesinleştikten sonra yoksulluk nafakasına hükmedilmesine, karşı boşanma davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile miktarları, tedbir nafakasının başlangıç zamanı, aleyhe hükmedilen tazminatlar ve usuli kazanılmış hakka aykırı hüküm kurulması yönünden, davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından ise katılma yoluyla nafaka ve tazminatların miktarı yönünden istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin kusur belirlemesine ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, erkekten bir kısım kusurların ispatlanamadığı gerekçesiyle çıkarılarak kusur gerekçesinin düzeltilmesine, erkeğin yine de tam kusurlu olduğunun tespitine, kadının ise yoksulluk nafakasına ilişkin istinaf isteminin kabulüne, kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakasının az olduğu gerekçesiyle kadın yararına aylık 4.000,00 TL yoksulluk nafakası ödenmesine, tarafların sair istinaf başvurularının ise esastan reddine karar verilmiştir.
Hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından yukarıda gösterilen şekilde temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen ilk hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından istinaf edilmediğinden tedbir nafakasının başlangıç tarihi yönünden erkek lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Şöyle ki İlk Derece Mahkemesi ilk kararında yoksulluk nafakasına karar tarihinden itibaren hükmedilmiş, bu karara karşı kadın tarafından istinaf yoluna başvurulmamış ise de yoksulluk nafakasının hukuken ancak kararın kesinleşmesinden itibaren hüküm ifade edeceği açıktır.
Bu durumda, İlk Derece Mahkemesinin ilk karar tarihi ile boşanma hükmünün kesinleşme tarihi arasındaki dönem bakımından hükmedilen aylık 4.000,00 TL olarak belirlenen tutarın niteliği fiilen tedbir nafakasıdır.
O halde kadın yararına İlk Derece Mahkemesinin ilk karar tarihi olan 11.06.2024 tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken erkek yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeden geriye dönük şekilde dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası yönünden erkek yararına BOZULMASINA,
2.Davalı-karşı davacı erkek vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.