Kusur Belirlemesinin Maddi ve Manevi Tazminata Etkisi ve Ortak Çocukların Durumu: 2. Hukuk Dairesi 2026/2185 K.
Bu yazıda boşanma davasında kusur değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 2. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/5185
- Karar No: 2026/2185
- Karar Tarihi: 26.02.2026
Uyuşmazlığın Özeti
n yapılan muhakemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen yukarıda tarih ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarı, yoksulluk nafakasının reddi yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, velâyet, tazminat isteklerinin reddi, nafakalar ile kadın yararına hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
re göre davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir (6100 sayılı Kanun md. 176/1-2). Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir (6100 sayılı Kanun md. 177/3). Dosyanın yapılan incelemesinde; davacı kadın vekilinin dava dilekçesinde velayetini istediği ortak çocuk için aylık 3.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakası, kendisi için aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesi talebinde bulunmuş, 08.12.
Kararın Sonucu
iz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortak çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakası miktarı yönünden davacı -davalı kadın yararına BOZULMASINA, 2.Davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden …'e yükletilmesine, Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran…
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında kusur değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/5185 E. , 2026/2185 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi
9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/218 E., 2025/816
K. Taraflar arasında görülen davanın yapılan muhakemesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen yukarıda tarih ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, tazminat ve nafaka miktarı, yoksulluk nafakasının reddi yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, velâyet, tazminat isteklerinin reddi, nafakalar ile kadın yararına hükmedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.
Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.
Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir (6100 sayılı Kanun md.
176/1-2).
Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.
Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir.
Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir (6100 sayılı Kanun md.
177/3).
Dosyanın yapılan incelemesinde; davacı kadın vekilinin dava dilekçesinde velayetini istediği ortak çocuk için aylık 3.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakası, kendisi için aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesi talebinde bulunmuş, 08.12.2022 tarihli celsede ise talep ettikleri nafaka miktarlarının yeterli olmadığını belirterek nafakanın aylık 5.000,00 TL'ye yükseltilmesini istediklerini belirterek, sözlü ıslah niteliğindeki bu beyanlarını İlk Derece Mahkemesine bildirmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda velayeti anneye verilen ortak çocuk için takdir olunan aylık 3.000,00 TL tedbir nafakasının kararın kesinleşmesine kadar devamına, kararın kesinleşmesine müteakip takdiren aylık 5.000,00 TL iştirak nafakasının erkekten alınarak kadına verilmesine karar verilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince kadının dava dilekçesinde aylık 3.000,00 TL tedbir nafakası ve devamında iştirak nafakası talebinde bulunduğu, nafakanın artırılmasına ilişkin usulünce yapılmış bir ıslah talebinin de olmadığı halde İlk Derece Mahkemesince talep aşılmak suretiyle ortak çocuk yararına aylık 5.000,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle buna yönelik erkeğin istinaf talebinin kabulüne, hükmün bu bölümünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle ortak çocuk yararına aylık 3.000,00 TL iştirak nafakasına hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere davacı kadın vekilinin talebi “tedbir ve iştirak nafakasının artırımına" yönelik olup bu beyan sözlü ıslah niteliğindedir.
Nafakalar bölünemez alacaklar niteliğinde olmadığından bu taleplerin ıslah ile artırılabilmesi mümkündür.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince ortak çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakasının miktarının ıslah beyanına göre değerlendirilmesi gerekirken talebin aşıldığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortak çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakası miktarı yönünden davacı -davalı kadın yararına BOZULMASINA,
2.Davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden …'e yükletilmesine, Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran…'ye geri verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.