Boşanma Davasında Kusur Değerlendirmesi ve Kusur Belirlemesi: 2. Hukuk Dairesi 2026/159 K.
Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 2. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/5545
- Karar No: 2026/159
- Karar Tarihi: 13.01.2026
Uyuşmazlığın Özeti
RÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/646 E., 2024/323 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine kabul edilen nafaka ve tazminatlar ile miktarları yönünden;
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
göre davalı- karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı- karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesinin birinci fıkrasına göre boşanma yönünden yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak koşulu ile diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir.Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırması tutanaklarında, kadının işçi olarak çalıştığı, gelirinin asgari ücret olduğu, oğluna ait evde oturduğu. erkeğin emekli olduğu, kira ödediği, dosya arasındaki kayıtlarda adına kayıtlı bir taşınmaz bulunduğu tespit edilmiştir. Dosya arasında bulunan taraflara ait SGK hizmet dökümü raporu incelendiğinde;
Kararın Sonucu
an sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kabul edilen yoksulluk nafakası yönünden erkek yararına ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının kabul edilen yoksulluk nafakası yönünden erkek yararına BOZULMASINA, 3.
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/5545 E. , 2026/159 K.
"İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi
2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1241 E., 2025/835
K.
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Kocaeli
2. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2023/646 E., 2024/323
K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine kabul edilen nafaka ve tazminatlar ile miktarları yönünden; davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından ise asıl davanın kabulü yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı- karşı davacı kadın vekilinin tüm, davacı- karşı davalı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesinin birinci fıkrasına göre boşanma yönünden yoksulluğa düşecek taraf kusuru daha ağır olmamak koşulu ile diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir.Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir.
İlk Derece Mahkemesince yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırması tutanaklarında, kadının işçi olarak çalıştığı, gelirinin asgari ücret olduğu, oğluna ait evde oturduğu. erkeğin emekli olduğu, kira ödediği, dosya arasındaki kayıtlarda adına kayıtlı bir taşınmaz bulunduğu tespit edilmiştir.
Dosya arasında bulunan taraflara ait SGK hizmet dökümü raporu incelendiğinde; kadının özel bir şirkette çalıştığı, asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiği, erkeğin de özel bir şirkette çalıştığı, asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında kadının boşanma ile yoksulluğa düşeceği kabul edilerek kadın lehine yoksulluk nafakasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince erkeğin yoksuluk nafakası yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkemece tarafların dosya içerisindeki sosyal ekonomik durumları değerlendirilerek kadının yoksulluk nafakası isteminin kısmen kabulüne hükmedilmiş ise de; dosyanın incelenmesinde davalı- karşı davacı kadının dava açıldıktan sonra düzenli ve sürekli gelir getiren sigortalı bir işte çalışmaya başladığı, bu nedenle boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği anlaşıldığından kadının yasal koşulları oluşmayan yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde isteğin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kabul edilen yoksulluk nafakası yönünden erkek yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının kabul edilen yoksulluk nafakası yönünden erkek yararına BOZULMASINA,
3.Davacı- karşı davalı erkek vekilinin sair, davalı-karşı davacı kadın vekilinin ise tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA
Aşağıda yazılı temyiz giderinin …'e yükletilmesine, Peşin alınan harcın istek halinde yatıran ….'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.