Kira Sözleşmesinin Feshi ve Bilirkişi İncelemesi: 9. Hukuk Dairesi 2026/1013 K.
Bu yazıda kira sözleşmesinin feshi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 9. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/9845
- Karar No: 2026/1013
- Karar Tarihi: 09.02.2026
Uyuşmazlığın Özeti
ye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin fesih şekline göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı, hesaplanması ve zamanaşımı noktalarında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıkla
Kararın Sonucu
beple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle
Uygulamadaki Önemi
Karar, kira sözleşmesinin feshi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
9. Hukuk Dairesi 2025/9845 E. , 2026/1013 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Denizli Bölge Adliye Mahkemesi
5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/1114 E., 2025/1578
K. İLK DERECE
MAHKEMESİ: Denizli
2. İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/341 E., 2025/91
K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 05.07.2011-09.08.2023 tarihleri arasında lamina fırınlar operatörü olarak çalıştığını, 09.08.2023 tarihinde …
Noterliğinden keşide edilen … yevmiye No.lu ihtarname ile iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, işe girdiğinden bu yana fazla çalışma yaptırıldığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, …
Kurumu primlerinin düşük gösterildiğini, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, işyerinde çalışma koşullarında aleyhe olumsuz değişiklikler yapıldığını, kendi görevi dışında eğitim verilmeden başka bölümlerde çalıştırıldığını, 2023 yılının 8. ayına ilişkin aylık ücretinin ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iddialarının tamamen asılsız olduğunu, işyerinde çalıştığı süre boyunca hak etmiş olduğu tüm ücretlerinin banka kanalıyla ödendiğini, davacıya 20 23… . ayı ücretinin hesabına yatırıldığını, fazla çalışmaların bordrolara yansıtıldığını, bordrolarda görünenden daha fazla çalışma yaptığını davacının yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, bordroları davacının ihtirazı kayıt koymadan imzaladığını, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili alacağının bulunmadığını, kıdem tazminatına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ödenmeyen ücret alacaklarının olduğu ve davacı tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği, kullanmadığı yıllık izinlerinin olduğu, fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı gerekçeleriyle ücret alacağı talebi reddedilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ödenmeyen ücret alacakları nedeniyle iş sözleşmesini feshettiği, sekiz saatlik üçlü vardiya sisteminde çalıştığı, fazla çalışma yaptığının davalı tanığı M.Ö'nün anlatımları ile ispatlandığı, davacının bir kısım hafta tatillerinde çalıştığının davacı tanıklarının ve davalı tanıklarının beyanlarıyla sabit olduğu, yine bir kısım ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının davacı tanıklarının ve kısmen de davalı tanığının beyanlarından anlaşıldığı, bilirkişi raporunda tanık anlatımları, ücret bordroları ile tüm delillerin usul ve yöntemince incelendiği, davacının hak kazandığı hâlde ödenmemiş fazla çalışma ücreti, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplandığı, ücret bordrolarında yer alan ek tahakkukların da Yargıtay ilke kararına uygun şekilde değerlendirildiği, hesaplamalarda isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1.
Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davacı tarafından ihtirazı kayıt konulmadan imzalanan ücret bordrolarının olduğunu, banka kayıtlarının da bordrodaki tahakkuklarla uyumlu olduğunu,
2.
Davacı tarafından iş sözleşmesinin haklı neden bildirilmeden feshedildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin fesih şekline göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı, hesaplanması ve zamanaşımı noktalarında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.