Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararı İncelemesi: 1. Ceza Dairesi 2026/545 K.

Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 1. Ceza Dairesi
  • Esas No: 2026/19
  • Karar No: 2026/545
  • Karar Tarihi: 02.02.2026

Uyuşmazlığın Özeti

yası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB – 2025/150465 sayılı kanun

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

ında, 'sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediği ve bu hükmün kesinleştiği anlaşıldığından daha önce sanık hakkında açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen Mahkememizin 11.10.2018 tarih ve 2017/5 18… /547 Karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 231/11 maddesi gereğince açıklanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir' şeklinde belirtilmesine karşın, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturulmasında, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması başlıklı 231. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan beşinci fıkrası ve onbirinci fıkrası; “(5) (Ek: 6.12.2006-5560/23 md.

Kararın Sonucu

rgıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Kırıkhan 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/534 Esas, 2024/33 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy bi

Uygulamadaki Önemi

Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

1. Ceza Dairesi         2026/19 E.  ,  2026/545 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2024/534 E., 2024/33

K.

SUÇ: Kasten yaralama

KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair

KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Kırıkhan

5.

Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/534 Esas, 2024/33 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediklerinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 3-a, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olmakla 03.10.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 16.12.2025 tarihli ve 2024/32968 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB – 2025/150465 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB – 2025/150465 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; sanık hakkında Kırıkhan

1.

Asliye Ceza Mahkemesinin 11.10.2018 tarihli kararı ile mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresinde kasıtlı suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılamada verilen Kırıkhan

5.

Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2024 tarihli hükmün gerekçe kısmında, 'sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediği ve bu hükmün kesinleştiği anlaşıldığından daha önce sanık hakkında açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen Mahkememizin 11.10.2018 tarih ve 2017/5 18… /547 Karar sayılı ilamının 5271 sayılı CMK'nın 231/11 maddesi gereğince açıklanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir' şeklinde belirtilmesine karşın, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturulmasında, isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

1.

5271 sayılı Kanun’un, Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması başlıklı 231. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan beşinci fıkrası ve onbirinci fıkrası;

“(5) (Ek: 6.12.2006-5560/23 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.

(11) (Ek: 6.12.2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar.

Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklinde düzenlenmeye haiz iken aynı Kanun'un aynı maddesinin sekizinci fıkrasında ise; " (Ek: 6.12.2006-5560/23 md.) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18.6.2014- 6545/72 md.) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez…" şeklinde düzenleme yapılmıştır.

2.

Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanığın Kırıkhan

1.

Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2018 tarihli ve 2017/518 Esas, 2018/547 Karar sayılı kararı ile kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 15.01.2019 tarihinde kesinleşmesinin ardından, sanığın denetim süresi içerisinde 02.11.2020 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduklarının ihbar edilmesi üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına karar verilmesinden sonra yeniden 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

3.Bununla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarihli ve 2014/14-103 Esas, 2014/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm değildir.

Bunun sonucu olarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar 5271 sayılı Kanun'un 223/1. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, bu tür kararların kanun yararına bozulması durumunda yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyeceği gözetilmelidir.

III. KARAR

1.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Kırıkhan

5.

Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/534 Esas, 2024/33 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.02.2026 tarihinde karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu