Yargıtay Kararları

Velayet Düzenlemesi ve Ortak Çocukların Durumu: 2. Hukuk Dairesi 2026/1869 K.

Bu yazıda velayet düzenlemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 2. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/10140
  • Karar No: 2026/1869
  • Karar Tarihi: 18.02.2026

Uyuşmazlığın Özeti

n yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı anne vekili tarafından davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen ge

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

re göre davalı anne vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Kişisel ilişki düzenlemesinde çocuğun menfaatleri yanında analık ve babalık duygularının tatmini de esastır. Bu tatmin duygusu ile çocuğun yüksek yararı birlikte değerlendirilerek, çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir. Somut olayda velayeti davalı annede olan ortak çocuk 10.04.2020 doğumlu … ile davacı baba arasında yatılı olarak düzenlenen kişisel ilişkinin başlangıç gününün Cuma günü olmasının, çocuk okula başladığında çocuk ve anne için sorun oluşturabileceği ayrıca kişisel ilişki sürelerinin net olmadığı, tüm bu hususların, çocuğun yaşı ve yaşam koşulları birlikte değerlendirildiğinde çocuğun menfaatine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.

Kararın Sonucu

ıklanan sebeplerle; 1.Davalı anne vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davalı anne vekilinin "kişisel ilişkinin süresine" yönelik temyiz itirazlarının ise yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin bu yöne ilişkin esastan ret kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkartılmasına, yerine (1) numaralı bent…

Uygulamadaki Önemi

Karar, velayet düzenlemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi         2025/10140 E.  ,  2026/1869 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi

2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/… E., 2025/2476

K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı anne vekili tarafından davanın kabulü yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı anne vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.

Kişisel ilişki düzenlemesinde çocuğun menfaatleri yanında analık ve babalık duygularının tatmini de esastır.

Bu tatmin duygusu ile çocuğun yüksek yararı birlikte değerlendirilerek, çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir.

Somut olayda velayeti davalı annede olan ortak çocuk 10.04.2020 doğumlu … ile davacı baba arasında yatılı olarak düzenlenen kişisel ilişkinin başlangıç gününün Cuma günü olmasının, çocuk okula başladığında çocuk ve anne için sorun oluşturabileceği ayrıca kişisel ilişki sürelerinin net olmadığı, tüm bu hususların, çocuğun yaşı ve yaşam koşulları birlikte değerlendirildiğinde çocuğun menfaatine uygun olmadığı anlaşılmaktadır.

Daha uygun süreli kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı anne vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı anne vekilinin "kişisel ilişkinin süresine" yönelik temyiz itirazlarının ise yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin bu yöne ilişkin esastan ret kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkartılmasına, yerine (1) numaralı bent olarak; "…

Aile Mahkemesinin 2021/…

Esas – 2021/564 Karar sayılı ilamı ile velayeti anneye verilen ortak çocuk 2020 doğumlu … ile baba arasında kurulan kişisel ilişkinin yeniden düzenlenerek; Her ayın birinci ve üçüncü haftasonları Cumartesi günü sabah saat 10:00'dan Pazar günü akşam saat 17:00'a kadar, Ramazan Bayramı'nın ikinci günü sabah saat 10:00'dan üçüncü günü akşam saat 17:00'a kadar, Kurban Bayramı'nın üçüncü günü sabah saat 10:00'dan dördüncü günü akşam saat 17:00'a kadar, her yıl sömestr tatilinin ilk haftası Pazartesi günü sabah saat 10:00 'dan takip eden Pazar günü akşam saat: 17:00'a kadar, her yaz tatillerinde 1 Temmuz günü sabah saat 10:00'dan 7 Temmuz günü akşam saat 17:00'a kadar kişisel ilişki kurulmasına" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu