Yargıtay Kararları

Boşanma Davasında Yargıtay Değerlendirmesi ve Tanık Beyanları: 2. Hukuk Dairesi 2026/3575 K.

Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 2. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2026/147
  • Karar No: 2026/3575
  • Karar Tarihi: 02.04.2026

Uyuşmazlığın Özeti

ÜRÜ : Anlaşmalı Boşanma Protokolünün İptali İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Aile Mahkemesi SAYISI : 2023/816 E., 2025/396 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı kadın vekili, tarafların anlaşmalarına göre diğer konular dışında davalı erkek adına kayıtlı olan … İli, …

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklan

Kararın Sonucu

eplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle ka

Uygulamadaki Önemi

Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi         2026/147 E.  ,  2026/3575 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

28. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/1478 E., 2025/1402

K.

DAVA TÜRÜ: Anlaşmalı Boşanma Protokolünün İptali

İLK DERECE

MAHKEMESİ: Ankara

9. Aile Mahkemesi

SAYISI: 2023/816 E., 2025/396

K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı kadın vekili, tarafların anlaşmalarına göre diğer konular dışında davalı erkek adına kayıtlı olan …

İli, …

İlçesi, …

Mahallesi, 3079 parsel 24 bağımsız bölüm numaralı 3 katlı yazlık evin müvekkiline bırakılmasının kararlaştırıldığını, ancak protokolde söz konusu bu taşınmaz yerine hatalı olarak …

İli, …

İlçesi, …

Mahallesi, 3077 parselde kain taşınmazla ilgili düzenleme yapıldığını, 3077 parsel sayılı taşınmazın 3079 parsel 24 bağımsız bölüm numaralı 3 katlı yazlık evin bulunduğu sitedeki tüm maliklerin müştereken paydaş olduğu bir yapı olduğunu, üç katlı yazlık yerine sitede bağımsız bölüm sahiplerinin müştekeren paydaş olduğu davalı adına kayıtlı payı kabul etmesinin mümkün olmadığını, tapu kayıtlarına ilişkin bilgilerin davalı ve davalı vekili tarafından protokol maddelerine sehven ya da sürecin en başından itibaren bilinçli bir şekilde yanlış yazıldığını anladığını, iradesinin fesada uğradığını belirterek, "… ili … ilçesi …

Mahallesi …

Mevki 41… parseldeki taşınmazın" adına tescilini olmadığı takdirde ise yargılamanın yenilenmesi ile tarafların boşanmalarına ilişkin anlaşmalı boşanma protokolünün iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı erkek, kesinleşmiş bir mahkeme kararının aynı dereceli başka bir mahkeme tarafından ortadan kaldırılmasının söz konusu olamayacağını, taraflar arasında mal tasfiyesine konu taşınmaz hakkında bir irade sakatlığı halinin söz konusu olmadığını, tarafların anlaşmalı boşanma sürecinde aralarında kararlaştırdıkları haliyle protokolü birlikte hazırlayıp imza altına aldıklarını belirterek, davanın öncelikle kesin hüküm nedeniyle usulden reddine, aksi halde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2025 tarihli kararı ile, "Eldeki davada, uyuşmazlığın yalnızca dava konusu taşınmazın davacıya devredilmesi noktasında düğümlendiği, her iki tarafın da boşanma iradesinin bulunduğu sabit olup bu konuda herhangi bir çekişmenin bulunmadığı, protokolün adı geçen taşınmazla ilgili kısmının geçersiz olmasının protokolün tümünün ve dolayısıyla boşanmanın iptalini gerektirmediği, bu bakımdan sözleşmenin ayakta kaldığının kabulü gerekmiştir. Diğer taraftan davaya konu taşınmaza ilişkin protokol maddesinin incelenmesinde; 6098 sayılı TBK.'nın 36. maddesi "taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir" hükmünü amirdir. Davanın reddi üzerine istinaf mahkemesince ilk derece mahkemesi tarafından davanın aldatma sebebiyle irade sakatlığına dayalı olarak taraflar arasındaki anlaşmalı boşanma protokolünün mal tasfiyesi başlıklı 5. bölümünün 4. bendinde yer alan taşınmazla ilgili yeniden düzenleme yapılması gerektiği yönündeki gerekçesi gözetilerek, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tarafların 26.07.2021 tarihinde kesinleşen Ankara

8.

Aile Mahkemesi'nin 14.07.2021 tarih, 2021/138 esas, 2021/1000 karar sayılı ilamı ile tasdiklenen boşanma protokolü ile boşandığı, protokolde davacıya verilen 1/50 hisseli ortak alanın ayrı bir tapusu olduğundan haberdar olmayan, sadece Kuşadası'nda bir tane yazlık tapusu olduğunu düşünen, çekişmeli boşanma duruşması için adliyede hazır bulunan ve davalı tarafça hazır vaziyette sunulan protokolü malvarlığının tasfiyesine ilişkin maddesini inceleyip teyit etmek üzere yeterli zamanı da bulunmayan davacının, duruşma öncesinde davalı tarafça …

Mahallesi, 3079 Parsel sayılı, 24 bağımsız bölümün kendisine devredilmesi isteğini kabul edildiği şeklinde aldatma kastıyla kurulan mizansen sonucunda imzaladığı sonucuna varılmıştır.

Kaldı ki ana taşınmaz yerine bahsedilen 1/50 hisseli ortak alan karşılığında davacının boşanmaya razı olduğunun kabulü hayatın olağan akışına uygun düşmediği değerlendirilmiş ve 14/07/2021 tarihinde imza altına alınan anlaşmalı boşanma protokolünün mal tasfiyesi başlıklı 5. bölümünün 4. bendinde yer alan taşınmazla ilgili maddenin irade fesadına dayalı olarak geçersiz olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, …

İli, …

İlçesi, …

Mahallesi, 3079 parselde kain 24 no'lu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret kararı verilmiştir.

Somut olayda; Tarafların Ankara

8.

Aile Mahkemesinin 2021/138 Esas, 2021/1000 Karar sayılı ve 14.07.2021 tarihli kararı ile anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma kararının 6 numaralı hüküm fıkrasında "Davacı (erkek) adına kayıtlı olduğu bildirilen … ili … ilçesi …

Mahallesi …

Mevki 41… parseldeki kayıtlı taşınmazı 2021 ekim ayı içerisinde davacının davalıya devredeceği, devir masraflarının davacı tarafından karşılanacağı şeklinde taraflarca yapılan anlaşmanın onaylanmasına", boşanma kararının 8 numaralı hüküm fıkrasında ise " taraflarca müştereken imza altına alınan 14.07.2021 tarihli boşanma protokolünün mahkemece uygun görülerek onaylanmasına ve kararın eki sayılmasına" karar verilmiş, hüküm tarafların karşılıklı olarak istinaftan feragat etmeleri neticesinde 26.07.2021 tarihinde kesinleşmiştir.

İlk Derece Mahkemesince her ne kadar anlaşmalı boşanma protokolünün mal tasfiyesi başlıklı 5. bölümünün 4. bendinde yer alan taşınmazla ilgili maddenin irade fesadına dayalı olarak geçersiz olduğu belirtilerek protokolde yer almayan davalı adına kayıtlı olan bir başka taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı kadın adına tesciline karar verilmiş ise de; anlaşmalı boşanma davasında tarafların kendilerini vekil ile temsil ettirdikleri ve anlaşmalı boşanma protokolünü imzaladıkları, anlaşmalı boşanma kararında maddelerinin açık olarak belirtildiği, erkek adına kayıtlı … ili … ilçesi …

Mahallesi …

Mevki 41… parseldeki kayıtlı bir taşınmazın bulunduğu ve bu taşınmazın protokol gereği kadına devredileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.

Boşanma protokol hükmünden … ili … ilçesi …

Mahallesi …

Mevki 41… parseldeki kayıtlı taşınmazın devredileceği yönünde bir açıklık bulunmadığı gibi maddi hatadan da bahsedilemeyeceği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, mahkeme kararının eki sayılan protokol hükümlerinin ve kesinleşmiş mahkeme kararının dışına çıkılarak hatalı değerlendirme ile davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu