Yargıtay Kararı İncelemesi ve Tanık Beyanları: 9. Hukuk Dairesi 2026/132 K.
Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 9. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/9129
- Karar No: 2026/132
- Karar Tarihi: 14.01.2026
Uyuşmazlığın Özeti
ye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlıkta; davacının aylık ücret miktarının tespiti bakımından, davacının tanık listesinde bildirmediği tanık beyanının dikkate alındığının belirtilmesi hatalı olmakla birlikte; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, davacının davalıya ait işyerindeki hizmet süresi ve emsal ücret araştırması sonucu dikkate alındığında; Mahkemece davacının aylık ücret miktarının tespiti konusunda varılan sonuçta isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Uyuşmazlık, davacının aylık ücretinin miktarı, iş sözleşmesinin feshi ile kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlıkta; davacının aylık ücret miktarının tespiti bakımından, davacının tanık listesinde bildirmediği tanık beyanının dikkate alındığının belirtilmesi hatalı olmakla birlikte; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, davacının davalıya ait işyerindeki hizmet süresi ve emsal ücret araştırması sonucu dikkate alındığında; Mahkemece davacının aylık ücret miktarının tespiti konusunda varılan sonuçta isab
Kararın Sonucu
beple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle
Uygulamadaki Önemi
Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
9. Hukuk Dairesi 2025/9129 E. , 2026/132 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi
8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/204 E., 2025/2086
K. İLK DERECE
MAHKEMESİ: Erbaa
1.
Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2021/197 E., 2023/603
K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 21.20.2003 tarihinde çalışmaya başladığını, elektrik teknisyeni olarak çalışırken iş sözleşmesini davalıya gönderdiği 05.05.2021 tarihli ihtarname ile emeklilik nedeniyle feshettiğini ve ödenmeyen alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının asgari ücretle çalıştığını, emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini sonlandırma prosedürünü yerine getirmediğini, tüm yıllık izinlerinin kullandırıldığını, davacının ödenmeyen hak ve alacağının kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının aylık ücretinin asgari ücretten fazla olduğu, kıdem tazminatına hak kazandığı, davacı asıl beyanı ve dosyadaki yıllık izin belgeleri dikkate alındığında davacının kullandırılmayan ve karşılığı ödenmeyen yıllık izinlerinin bulunduğu, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına da hak kazandığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde elektrik teknisyeni olarak 21.10.2003-05.05.2021 tarihleri arasında çalıştığı, dosya kapsamındaki emsal ücretler, tanık beyanı, işin niteliği ve davacının kıdemine göre en son ücretinin brüt 4.530,00 TL olduğu, davacı Sosyal Güvenlik Kurumundan aldığı emeklilikle ilgili yazı doğrultusunda iş sözleşmesini feshettiğinden kıdem tazminatının kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, dosyada bulunan izin belgelerindeki süreler dışlanarak yapılan hesaplama doğrultusunda yıllık ücretli izin alacağına hükmedilmesinin doğru olduğu, tutarlı tanık beyanlarına göre fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarını ispatlandığı gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, temyiz dilekçesinde;
1.
Davacının asgari ücretten fazla ücret aldığına ilişkin iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerekirken bu hususu ispat edemediğini,
2.
Davacı tarafın tanık listesinde bildirmediği bir tanığı dinlettiğini, bu durumun hukuka ve usule aykırı olduğunu,
3.
Davacı iş sözleşmesini kıdem tazminatına hak kazanmayacak şekilde feshettiğinden kıdem tazminatının reddi gerektiğini,
4.
Davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarını ispat edemediğini,
5.
Davacı lehine hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama giderinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının aylık ücretinin miktarı, iş sözleşmesinin feshi ile kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlıkta; davacının aylık ücret miktarının tespiti bakımından, davacının tanık listesinde bildirmediği tanık beyanının dikkate alındığının belirtilmesi hatalı olmakla birlikte; dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler, davacının davalıya ait işyerindeki hizmet süresi ve emsal ücret araştırması sonucu dikkate alındığında; Mahkemece davacının aylık ücret miktarının tespiti konusunda varılan sonuçta isabetsizlik bulunmamaktadır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle yukarıda belirtilen ilave gerekçeye göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.