Mal Rejiminin Tasfiyesinde Alacak Hesabı ve Manevi Tazminat: 3. Hukuk Dairesi 2025/5296 K.
Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 3. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/764
- Karar No: 2025/5296
- Karar Tarihi: 06.11.2025
Uyuşmazlığın Özeti
yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Somut uyuşmazlıkta; davacı avukat tarafından vekâleten takip edilen boşanma davası para ile ölçülemeyen bir dava olup maktu vekalet ücretine tabidir.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
şmazlık, haksız azil iddiası sebebiyle avukatlık ücret alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. 1. Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Somut uyuşmazlıkta; davacı avukat tarafından vekâleten takip edilen boşanma davası para ile ölçülemeyen bir dava olup maktu vekalet ücretine tabidir. Boşanma ile birlikte talep edilen maddi, manevi tazminat ve nafaka istemleri boşanma talebine bağlı fer'i nitelikteki talepler olup harca tabi olmaması nedeniyle vekalet ücreti yönünden de dikkate alınamayağından Bölge Adliye Mahkemesince de kabul edildiği gibi, taraflar arasındaki ücret sözleşmesinin boşanma davasına ilişkin maktu ücret kısmının geçerliliği ve haksız azledilen davacının bu ücrete hak kazandığı tartışmasızdır.
Kararın Sonucu
lerle; 1.Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. Maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 3.Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle ka
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
3. Hukuk Dairesi 2025/764 E. , 2025/5296 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi
13. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/613 E., 2024/2475
K.
DAVA TARİHİ: 14.06.2022
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Milas
3.
Asliye (Tüketici) Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2022/283 E., 2023/42
K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin avukat olduğunu ve davalıyı Milas Aile Mahkemesinin 2021/1086 Esas sayılı boşanma ve Milas Aile Mahkemesinin 2021/1087 Esas sayılı katılma alacağı dosyasında temsil etmekte iken haksız olarak azil edildiğini, Milas İcra Müdürlüğünün 2022/1954 Esas sayılı dosyası ile taraflar arasındaki sözleşmeden doğan vekâlet ücreti alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibine de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesi sunmamış, yargılamada davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu da değerlendirilerek taraflar arasındaki yazılı belgeye bağlanan görüşme notları ile kararlaştırılan toplam 430.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsilinin gerektiği, davalının yapmış olduğu herhangi bir ödeme olmadığı ve böyle bir iddianın ileri sürülmediği gibi bu borcun takip tarihinden önce davalı tarafından bilindiği ve anlaşmaya uygun takip yapıldığının sunulan belge ile sabit olduğu anlaşıldığından icra takibine yapılan itirazın kötü niyetle yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına, icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si oranında (86.000,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; azlin haksız olduğu ancak taraflar arasındaki ücret sözleşmesinin mal rejimi tasfiyesi davasına ilişkin kısmının fahiş olduğu ve bu nedenle geçersiz sayılması gerektiğinden mal rejiminin tasfiyesi davasının harçlandırılmış değerinin Avukatlık Kanunu'nun 164/4 maddesi uyarınca %10'u üzerinden hesaplama yapılarak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, boşanma davası için 30.000,00 TL, katılma alacağı davası için 10.000,00 TL, toplam 40.000,00 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş, karar süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, azlin haksız olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli olduğunu ve avukatlık ücretinin de bu sözleşmeye göre hükmedilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek davanın tümden reddedilmesi gerektiğini, ayrıca alacak likit olmadığı için icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haksız azil iddiası sebebiyle avukatlık ücret alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
1.
Dosyadaki yazılara, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Somut uyuşmazlıkta; davacı avukat tarafından vekâleten takip edilen boşanma davası para ile ölçülemeyen bir dava olup maktu vekalet ücretine tabidir.
Boşanma ile birlikte talep edilen maddi, manevi tazminat ve nafaka istemleri boşanma talebine bağlı fer'i nitelikteki talepler olup harca tabi olmaması nedeniyle vekalet ücreti yönünden de dikkate alınamayağından Bölge Adliye Mahkemesince de kabul edildiği gibi, taraflar arasındaki ücret sözleşmesinin boşanma davasına ilişkin maktu ücret kısmının geçerliliği ve haksız azledilen davacının bu ücrete hak kazandığı tartışmasızdır.
Öte yandan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 225. maddesine göre mal rejiminin, eşlerden birinin ölümüyle, başka bir mal rejiminin kabulüyle, mahkemece boşanmaya, evliliğin iptaline veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesiyle sona ermesi, mal rejiminin tasfiyesi ile alacak hakkında bir karar verilmesi için eşler arasındaki mal rejiminin sona ermesinin gerekmesi, yani şahsi hak niteliğindeki mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkının dava konusu yapılabilmesi için muaccel hale gelmesi gerekmektedir.
Mal rejiminin sona ermesinin, mal rejiminin tasfiyesi katkı payı, değer artış payı ve artık değere katılma alacağı davalarının görülebilirlik ön koşulunun olması, mal rejimini sona erdiren boşanma davasının derdest olduğunun anlaşılması durumunda, usul ekonomisi gereğince bekletici mesele yapılması, tasfiye davasında, mal rejiminin sona ermemiş ve sona erdirecek davanın da henüz açılmamış olduğunun anlaşılması durumunda ise davanın görülebilirlik ön koşul yokluğundan reddine karar verilecektir.
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında da tespit edildiği üzere; davacı avukat tarafından boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi davası eş zamanlı olarak açılmış ise de, henüz boşanma davası sonuçlanmadan, boşanma davasının sonucuna bağlı mal rejiminin tasfiyesi davasına yönelik yapılan vekalet ücreti alacağına dair sözleşme maddesinin geçersiz olduğu, davacının, ön koşulun oluşmadığı mal rejiminin tasfiyesi davası için davalıdan ancak Avukatlık Asgari ücret tarifesinde belirlenen maktu vekâlet ücreti talep edebileceği ortadadır. Yanılgılı gerekçe ile ücret sözleşmesinin mal rejiminin tasfiyesi davasına ilişkin ücret kısmının geçersiz sayıldığı, ancak harçlandırılmış değer üzerinden nispi %10 vekâlet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3.
Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun
371.
Maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA,
3.Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.