Yargıtay Kararları

Boşanma Davasında Kusur Değerlendirmesi ve Ortak Çocukların Durumu: 2. Hukuk Dairesi 2026/358 K.

Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 2. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/4348
  • Karar No: 2026/358
  • Karar Tarihi: 15.01.2026

Uyuşmazlığın Özeti

– davacı kadının zina hukuki nedenle boşanma davasının kabulü gerekir. Şöyle ki genel ve özel boşanma hukuki sebebine dayalı olarak birlikte görülen boşanma davalarında, özel boşanma sebebine dayalı davanın reddine dair karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunda genel hukuki sebebe dayalı olarak verilen boşanma hükmü nedeniyle boşanma kararının kesinleştiğinden söz edilemez. Davalı- davacı kadın tarafından özel hukuki nedene dayalı olan (zina) davasının reddi istinaf ve temyiz edildiğinden kadının evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı davasının kabulü yönünden de hüküm istinaf ve temyiz edilmiş olup boşanma hükmü kesinleşmediği de anlaşılmaktadır.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

reddine karar verilmiştir. Hükmün taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yeniden hüküm tesis edilerek ortak çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakasının miktarı, yoksulluk nafakasının ödenme şekli ve kadın lehine hükmedilen tazminat miktarların artırılmasına karar verilmiş, sair yönlerden istinaf başvurusu esastan ret edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yukarıda gösterildiği şekilde taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesi'nce her ne kadar kadının birleşen zinaya dayalı davasının hak düşürücü süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan deliller ve özellikle tanık anlatımlarına göre erkeğin ayrı bir ev açarak başka kadınlarla birlikte olduğu ve zina eyleminin temâdi ettiği anlaşılmış olup bu sebeple hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.

Kararın Sonucu

n sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraflarca karşılıklı açılan boşanma davaları ve fer'îleri yönünden yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birli

Uygulamadaki Önemi

Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi         2025/4348 E.  ,  2026/358 K.

"İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

38. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/673 E., 2025/25

K.

DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma

İLK DERECE

MAHKEMESİ: Küçükçekmece

5. Aile Mahkemesi

SAYISI: 2019/115 E., 2022/896

K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı erkek vekili tarafından tazminat taleplerinin reddi, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden; davalı- davacı kadın vekili tarafından ise zina davasının reddi, erkeğin davasının kabulü, nafaka ve tazminat miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Asıl dava, davacı- davalı erkek tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı boşanma davasıdır.

Karşı dava ise davalı- davacı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davası olup yine kadın tarafından birleşen dava ile zina nedeniyle boşanma davası açıldığı görülmüştür.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda her iki davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı olarak TMK 166/1 inci maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiş, birleşen zina hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma davasının hak düşürücü süresi içinde açılmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.

Hükmün taraf vekillerince istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yeniden hüküm tesis edilerek ortak çocuk lehine hükmedilen iştirak nafakasının miktarı, yoksulluk nafakasının ödenme şekli ve kadın lehine hükmedilen tazminat miktarların artırılmasına karar verilmiş, sair yönlerden istinaf başvurusu esastan ret edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yukarıda gösterildiği şekilde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesi'nce her ne kadar kadının birleşen zinaya dayalı davasının hak düşürücü süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de yapılan yargılama ve toplanan deliller ve özellikle tanık anlatımlarına göre erkeğin ayrı bir ev açarak başka kadınlarla birlikte olduğu ve zina eyleminin temâdi ettiği anlaşılmış olup bu sebeple hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez.

Davalı- davacı kadının zina hukuki nedenle boşanma davasının kabulü gerekir.

Şöyle ki genel ve özel boşanma hukuki sebebine dayalı olarak birlikte görülen boşanma davalarında, özel boşanma sebebine dayalı davanın reddine dair karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunda genel hukuki sebebe dayalı olarak verilen boşanma hükmü nedeniyle boşanma kararının kesinleştiğinden söz edilemez.

Davalı- davacı kadın tarafından özel hukuki nedene dayalı olan (zina) davasının reddi istinaf ve temyiz edildiğinden kadının evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı davasının kabulü yönünden de hüküm istinaf ve temyiz edilmiş olup boşanma hükmü kesinleşmediği de anlaşılmaktadır.

Hal böyle iken davalı- davacı kadının zina sebebiyle açtığı boşanma davasının kabulü gerekirken yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraflarca karşılıklı açılan boşanma davaları ve fer'îleri yönünden yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu