Yargıtay Kararı İncelemesi ve Bilirkişi İncelemesi: 9. Hukuk Dairesi 2025/7895 K.
Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 9. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/6660
- Karar No: 2025/7895
- Karar Tarihi: 15.10.2025
Uyuşmazlığın Özeti
iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
mazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacaklarının bulunup bulunmadığı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bilindiği üzere işyeri devri hâlinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur.
Kararın Sonucu
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar
Uygulamadaki Önemi
Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
9. Hukuk Dairesi 2025/6660 E. , 2025/7895 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi
8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1029 E., 2025/707
K. İLK DERECE
MAHKEMESİ: …
1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/902 E., 2022/18
K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eski ve yeni …
Belediyesinde (şimdiki …
Büyükşehir Belediyesinde) temizlik işi nedeniyle alt işveren firmalarda 01.02.1995- 31.10.2017 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, 31.10.2017 tarihinde iş sözleşmesinin yeni …
Belediyesince sonlandırıldığını, Büyükşehir Belediyesi kurulduktan sonra aynı yerde aynı bölgede aynı pozisyonda çalıştığını, sadece çalıştığı bölgenin Yeni …
Belediyesine devredildiğini, Yeni …
Belediyesine karşı …
İş Mahkemesinde 2018/322 Esas, 2019/547 Karar sayılı dosya ile dava açıldığını ancak eski …
Belediyesinde çalışılan dönemlerin dışlanarak karar verildiğini, aynı yerde aynı işte aynı pozisyonda çalıştığını, bu süreçte her ne kadar farklı şirketlerde (alt işveren) sigortalı gösterilse de aynı işin aynı belediyeye bağlı olarak yapıldığını, çalışma saatlerinin haftanın 6 günü, günde net 8 saat olduğunu, iki haftada bir pazar çalışmasının olduğunu, ulusal bayram ve genel tatillerde her gün çalışma olduğunu, dinî bayramlarda birer gün tatil diğer günler çalışma olduğunu, ilk 16 senenin yıllık izinlerinin hiç kullandırılmadığını, kullanılmayan yıllık izin karşılığı ücretlerin ödenmediğini, sonraki dönemde ise kısmen uygulama yapıldığını, belgelerin davalıda olduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili İdare nezdinde çalıştığını gösterir herhangi bir belge sunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, alacak kalemlerine ilişkin taleplerin hangi dönemlere ait olduğunun beyan edilmediğini, ekte sunulu belgeden, alt işveren … Ltd. Şti. tarafından 17.11.2017 tarihinde davacıya 17.136,39 TL tutarında kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapıldığının görüleceğini, bu ödemenin göz önüne alınmasını ve mahsup edilmesini talep ettiklerini, 2018/322 Esas sayılı dosyada davacının emeklilik sebebiyle işinin sonlanması nedeniyle ihbar tazminatı talebinin reddedildiğini, ihbar tazminatı talebinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya arasında bulunan işten ayrılış bildirgeleri incelendiğinde davacının en son 18 kodu ile çıkışının yapılmış olduğunun görüldüğü, yargılama aşamasında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu neticesinde davacının bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğinin tespit edildiği, davacının kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava dışı … Belediyesine karşı açmış olduğu davada … Bölge Adliye Mahkemesi
13.
Hukuk Dairesinin 2022/755 Esas, 2023/750 Karar sayılı kararı ile davacının tüm çalışma dönemi için kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının son işveren yönünden kabul edilerek hüküm altına alındığı, işyeri devri hükümlerine göre işyeri devri hâlinde feshe bağlı haklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan izin ücretlerinden son işveren sorumlu olup devreden işverenin bu işçilik alacaklarından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, buna göre kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, davalının bu yöndeki istinafının yerinde olduğu, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının dava tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinin yerinde olduğu belirtilerek davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1.
Dava tarihi itibarıyla bir ödeme bulunmadığından İstinaf Mahkemesince tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla davanın kabulü gerekirken reddinin doğru olmadığını,
2.
Dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından, zamanaşımı nedeniyle ret kararı verilmesinin yerinde olmadığını,
3.
Yerel Mahkeme kararında çalışma süresi 19… ay iken bu sürenin indirilmesi ve buna göre hesaplama yaptırılıp eksik işçilik alacaklarına karar verilmesinin isabetsiz olduğunu,
4.
Talep konusu işçilik alacaklarının ise 2018 tarihindeki son ücrete göre değil, 2014 'teki ücrete göre hesaplanmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu,
5.
Müvekkilinin iradesi dışında işten çıkarıldığı sabit olduğundan ihbar tazminatı talebinin reddinin hatalı olduğunu,
6.
Fazla çalışma alacaklarının zamanaşımına uğramadığını,
7.
Hatalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacaklarının bulunup bulunmadığı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı hususlarına ilişkindir.
1.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.
Bilindiği üzere işyeri devri hâlinde kıdem tazminatı bakımından devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumludur.
Mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14/2 hükmünde devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre öngörülmediğinden, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesinde sözü edilen, devreden işveren için 2 yıllık süre sınırlaması, kıdem tazminatı bakımından söz konusu olmaz.
O hâlde kıdem tazminatı işyeri devri öncesi ve sonrasında geçen sürenin tamamı için hesaplanmalı, ancak devreden işveren veya işverenler bakımından kendi dönemleri ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı olarak sorumluluk belirlenmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; Bölge Adliye Mahkemesince işyeri devri hâlinde devreden işverenin kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarından sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle bu alacakların reddine karar verilmiştir. İhbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı talebi yönünden yapılan bu değerlendirme yerinde ise de yukarıda açıklandığı üzere, kıdem tazminatı yönünden, devreden işverenin iki yıllık süre sınırlaması bulunmaksızın kendi dönemi ve devir tarihindeki ücret ile sınırlı olarak sorumluluk tutarının belirlenmesi gereklidir. Bu durumda yapılması gereken iş; davalının sorumlu olduğu kıdem tazminatı miktarı belirlenerek tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bu alacağın hüküm altına alınmasından ibarettir. Açıklanan nedenlerle, yanılgılı değerlendirmeyle kıdem tazminatının reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.