Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararı İncelemesi ve Bilirkişi İncelemesi: 9. Hukuk Dairesi 2025/8429 K.

Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 9. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/7201
  • Karar No: 2025/8429
  • Karar Tarihi: 04.11.2025

Uyuşmazlığın Özeti

yiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesinin Ülkemizde yaşanan ekonomik dalgalanma neticesinde müvekkili Şirkette üretimin azalması ve istihdam fazlasının ortaya çıkması nedeniyle müvekkili Şirket tarafından geçerli nedenle feshedildiğini, 2. Feshin akabinde davacıya hak kazanmış olduğu tüm alacak kalemlerinin eksiksiz biçimde ödendiğini, davacının da müvekkili Şirketi gayrikabili rücu ibra ettiğini, 3. Müvekkili Şirketin ekonomik sebeplerle aldığı işletmesel kararın denetime tâbi olmadığını, davacının iddiaları doğrultusunda talep konusu tazminatlara hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 4.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

özümü için gereken hukuk kurallarını uygulaması, uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesi isabetli olup kamu düzenine aykırı bir husus da tespit edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesinin Ülkemizde yaşanan ekonomik dalgalanma neticesinde müvekkili Şirkette üretimin azalması ve istihdam fazlasının ortaya çıkması nedeniyle müvekkili Şirket tarafından geçerli nedenle feshedildiğini, 2. Feshin akabinde davacıya hak kazanmış olduğu tüm alacak kalemlerinin eksiksiz biçimde ödendiğini, davacının da müvekkili Şirketi gayrikabili rücu ibra ettiğini, 3. Müvekkili Şirketin ekonomik sebeplerle aldığı işletmesel kararın denetime tâbi olmadığını, davacının iddiaları doğrultusunda talep konusu tazminatlara hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 4.

Kararın Sonucu

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar

Uygulamadaki Önemi

Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

9. Hukuk Dairesi         2025/7201 E.  ,  2025/8429 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi

7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/226 E., 2025/979

K. İLK DERECE

MAHKEMESİ: Manisa

1. İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/853 E., 2022/591

K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalı aleyhine sendikal tazminat talepli olarak açılan işe iade davasında Manisa

2.

İş Mahkemesinin 2018/343 Esas sayılı dosyası ile iş sözleşmesinin sendikal nedenle haksız ve geçersiz nedenle feshedildiği kabul edilmek suretiyle müvekkilinin işe iadesine karar verilerek davalı aleyhine sendikal tazminata hükmedildiğini, kararın Bölge Adliye Mahkemesi denetiminden geçerek onandığını, kararın kesinleşmesini müteakip müvekkili tarafından işe başlatılması için süresi içinde davalı işverene başvurulduğunu ancak işe başlatılmadığını belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, sendikal tazminat ile boşta geçen süre ücreti alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının iş sözleşmesi müvekkili Şirket tarafından geçerli sebeple feshedilmiş olup Manisa

2.

İş Mahkemesinin 2018/343 Esas sayılı işe iade talepli dava dosyasının dayanak olarak gösterilmesinin hukuken yerinde olmadığını, davacının iş sözleşmesinin, müşteri siparişlerinin ve üretimin azalması sebebiyle yaşanan istihdam fazlalığı uyarınca feshedildiğini, feshin son çare olması ilkesinin gözetildiğini, müvekkili Şirketin ekonomik geleceğine ilişkin olarak aldığı yönetimsel ve işletmesel kararlar yönünden yerindelik denetimi yapılamayacağından davacının, müvekkili Şirketin bu yönde yapmış olduğu feshi ve hukuken hatalı olmasına rağmen işe iade davası dosyasını gerekçe göstererek huzurdaki davadaki talepleri ileri sürmesinin hukuki dayanaktan yoksun olup kötüniyetli olduğunu, sendikal baskının varlığının kanıtlanamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Manisa

2.

İş Mahkemesinin 2018/343 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davanın kabulü ile davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesi gereğince davacının başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın ödenmesi gereken sendikal tazminat miktarının davacının 1 yıllık brüt ücret tutarı 34.369,20 TL olarak belirlenmesine, davacı işçinin işe iadesi için işverene yasal süresi içinde başvurusu hâlinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık brüt tutarı 17.409,60 TL olarak hesaplanan ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsili gerektiğinin tespitine, davacının işe başlatılması hâlinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna karar verildiği, işbu hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi

19.

Hukuk Dairesinin 2021/158 Esas, 2021/541 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yasal süresi içinde davalı işverene işe iade başvurusunda bulunulduğu, ancak davalı işverenin yasal süre içerisinde davacıyı işe başlatmayarak iş sözleşmesini haksız olarak feshettiğinin anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belge ve delillere göre İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlık konusu hukuki ilişki ve hususları nitelemesi, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri, delilleri takdir ve değerlendirmesi, uyuşmazlığın çözümü için gereken hukuk kurallarını uygulaması, uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesi isabetli olup kamu düzenine aykırı bir husus da tespit edilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1.

Davacının iş sözleşmesinin Ülkemizde yaşanan ekonomik dalgalanma neticesinde müvekkili Şirkette üretimin azalması ve istihdam fazlasının ortaya çıkması nedeniyle müvekkili Şirket tarafından geçerli nedenle feshedildiğini,

2.

Feshin akabinde davacıya hak kazanmış olduğu tüm alacak kalemlerinin eksiksiz biçimde ödendiğini, davacının da müvekkili Şirketi gayrikabili rücu ibra ettiğini,

3.

Müvekkili Şirketin ekonomik sebeplerle aldığı işletmesel kararın denetime tâbi olmadığını, davacının iddiaları doğrultusunda talep konusu tazminatlara hükmedilmesinin hatalı olduğunu,

4.

Müvekkili Şirket tarafından feshin son çare olması ve ölçülülük ilkelerine de riayet edildiğini, davacının iş sözleşmesi feshedilmeden evvel kendisine uygun başkaca pozisyon arandığını fakat bulunamadığını, dolayısıyla son çare olarak feshe başvurulmuş olup davacının yerine yeni bir eleman da alınmadığını,

5.

Sendikal tazminat talep eden davacının feshin sendikal nedenlere dayandığını ispat etmekle mükellef olmasına karşın iş bu dosyada ispat yükünü yerine getiremediğini, bu sebeple sendikal tazminat talebinin reddi gerektiğini,

6.

Bilirkişi raporunda hatalı hesaplama yapıldığını, hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının yerinde olmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, işe iade kararı üzerine işe başlatılmayan davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile sendikal tazminat ve boşta geçen süre ücretine hak kazanıp kazanmadığı ile tazminat ve alacakların hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu