Boşanma Davasında Kusur Değerlendirmesi ve Tanık Beyanları: 2. Hukuk Dairesi 2025/12079 K.
Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 2. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/4926
- Karar No: 2025/12079
- Karar Tarihi: 29.12.2025
Uyuşmazlığın Özeti
ÜRÜ : Karşılıklı Boşanma – Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. Aile Mahkemesi SAYISI : 2024/215 E., 2025/226 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından erkeğin davasının reddi, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve miktarları ile kabul edilen ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle;
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
erkeğin davasının reddine karar verilmiş olması isabetli görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. 2. Ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 4721 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 6100 sayılı Kanunu’nun 190 ıncı maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Davacı kadın, dava dilekçesinde; evden gönderildiğinde ziynet eşyalarını alamadığını iddia etmiş, erkek ise bu iddiaya karşı kadının boşanmayı tasarlayarak evi terk edip bir daha dönmemek niyetiyle eşyalarını hazırladığını ve tüm ziynet eşyalarını da alıp götürdüğünü belirtmiştir. Dinlenen tanık beyanları ve taraflar arasındaki mesaj kayıtlarından;
Kararın Sonucu
anan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının erkeğin reddedilen asıl boşanma davası ve kadının kabul edilen ziynet alacağı davası yönünden erkek yararına ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/4926 E. , 2025/12079 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi
2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/1122 E., 2025/1116
K.
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma – Ziynet Alacağı
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Kayseri
7. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2024/215 E., 2025/226
K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından erkeğin davasının reddi, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve miktarları ile kabul edilen ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Karşılıklı boşanma davası ve fer'îlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince erkeğin tamamen kusurlu olduğu, kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olacak kusurlu bir davranışının ispat edilemediği gerekçesi ile kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkeğin boşanma davasının ise reddine karar verilmiş ise de yapılan soruşturma ve toplanan delillerle kadının; köyde yaşayan erkeğin ailesinin yanına bayramlaşmaya dahi gitmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı-karşı davalı erkek de dava açmakta haklıdır. O halde, davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile erkeğin davasının reddine karar verilmiş olması isabetli görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2.
Ziynet alacağı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
4721 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 6100 sayılı Kanunu’nun 190 ıncı maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Davacı kadın, dava dilekçesinde; evden gönderildiğinde ziynet eşyalarını alamadığını iddia etmiş, erkek ise bu iddiaya karşı kadının boşanmayı tasarlayarak evi terk edip bir daha dönmemek niyetiyle eşyalarını hazırladığını ve tüm ziynet eşyalarını da alıp götürdüğünü belirtmiştir.
Dinlenen tanık beyanları ve taraflar arasındaki mesaj kayıtlarından; kadının valizini hazırlayarak kendi isteğiyle evden ayrıldığı, evden ayrılırken ziynetleri almadığını kanıtlayamadığı gibi ziynetleri beraberinde götürdüğünü, kadını baba evine götüren erkeğin tanıkları … (erkeğin babası) ile … (erkeğin kardeşi) beyanlarından ve kadının annesi …'nın 24.06.2024 tarihli duruşmada "…yaşanan bu olaydan sonra kızımın kayınbabası kızımın altınlarını da alarak Sungurlu'ya getirdiler…" beyanından da anlaşıldığı, bu nedenle kadının ziynet alacağı davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının erkeğin reddedilen asıl boşanma davası ve kadının kabul edilen ziynet alacağı davası yönünden erkek yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının erkeğin reddedilen asıl boşanma davası ve kadının kabul edilen ziynet alacağı davası yönünden erkek yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre her iki boşanma davası ve fer'îleri hakkında yeniden hüküm kurulması gerekli hale geleceğinden kadının boşanma davası ve fer'îlerine yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.