Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararı İncelemesi: 11. Ceza Dairesi 2025/16281 K.

Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 11. Ceza Dairesi
  • Esas No: 2025/4525
  • Karar No: 2025/16281
  • Karar Tarihi: 17.12.2025

Uyuşmazlığın Özeti

asının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2025 tarihinde karar verildi.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

karar başlığında "2008,…" şeklinde gösterilen suç tarihinin "… tarihleri arası" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. A) Sanık … Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Katılan Vekili ve Sanık Müdafiinin, Sanıklar …, … ve … Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Vekilinin Temyizlerinin İncelenmesinde Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; sanık …

Kararın Sonucu

iyle meydana gelen zararın, sanık adına, üçüncü kişilerce giderilmesi hâlinde de sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması olayın özelliklerine göre mümkün olabilecektir. …" şeklindeki gerekçelerle açıklandığı üzere, sanık … yönünden; etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin, sanık … yönünden ise;

Uygulamadaki Önemi

Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

11. Ceza Dairesi         2025/4525 E.  ,  2025/16281 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/259 E. 2023/40

K.

SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve sanık … müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında "2008,…" şeklinde gösterilen suç tarihinin "… tarihleri arası" olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. A) Sanık … Hakkında Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Katılan Vekili ve Sanık Müdafiinin, Sanıklar …, … ve … Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Katılan Vekilinin Temyizlerinin İncelenmesinde

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; sanık …'in üzerine atılı kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçu yönünden, yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı; sanıklar …, … ve …'nun üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden ise yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekili ile sanık … müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden mahkûmiyet ve beraate ilişkin hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B) Sanıklar … ve … Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Katılan Vekili ve Sanıklar Müdafiilerinin Temyizlerinin İncelenmesinde Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekili ve sanıklar müdafiilerinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

Her ne kadar Mahkemece, suç nedeniyle oluşan kamu zararının eczanelerden tahsil edildiği, sanıkların pişmanlık duyarak zararın giderilmesine katkı sağladıklarına yönelik herhangi bir tespitin mevcut olmadığı, zararın diğer sanıklardan tahsil edilmesinin sanıklar … ve …'ya teşmil edilemeyeceği gerekçe gösterilerek 5237 sayılı TCK'nin 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamış ise de, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.02.2019 tarihli ve 2017/6-120 Esas, 2019/135 Karar sayılı kararında "… etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun uğradığı zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle giderilmesi şartı yerine getirilirken duyulan pişmanlığın mutlaka sözle ifade edilmesi zorunluluğu bulunmayıp, davranışlar yoluyla da gösterilebileceği; yine sanığın en azından pişmanlığını ya da iade ve tazmine rıza gösterdiğini ortaya koyacak söz veya davranışlarda bulunması, karşı duruş sergilememesi koşuluyla, suç nedeniyle meydana gelen zararın, sanık adına, üçüncü kişilerce giderilmesi hâlinde de sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması olayın özelliklerine göre mümkün olabilecektir.

…" şeklindeki gerekçelerle açıklandığı üzere, sanık … yönünden; etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin, sanık … yönünden ise; kısmi ödeme nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına katılan kurumun rıza gösterip göstermediği belirlendikten sonra sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.12.2025 tarihinde karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu