Kusur Belirlemesinin Maddi ve Manevi Tazminata Etkisi ve Maddi Tazminat: 10. Hukuk Dairesi 2025/3986 K.
Bu yazıda boşanma davasında kusur değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 10. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2024/5503
- Karar No: 2025/3986
- Karar Tarihi: 11.03.2025
Uyuşmazlığın Özeti
olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçes
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
kçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Aç
Kararın Sonucu
n sebeplerle; 1.Davacı … … ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 2. Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, 3. Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine, Üye …'nun muhalefetine karşı, Başkan …, Üyeler …, … ve …'ün oyları ve oy çokluğuyla 11.03.2025 tarihinde karar verildi. (Davacı) (Davalı) 615,40-Onama 12.366,44-Onama 427,60-Peşin 4.732,00-Peşin 187,80-Kalan 7.
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında kusur değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
10. Hukuk Dairesi 2024/5503 E. , 2025/3986 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2023/524 E., 2024/15
K. Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı … … ve davalı vekilleri tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette 1993 tarihinde çalışmaya başladığını ayrıldığı tarih olan 2008 tarihine kadar imalat operatörü olarak çalıştığını, müvekkilinin 12.07.2007 tarihinde iş yerinde çalıştığı esnada yurt dışında gelen iş makinelerinin montajı esnasında iş makinalarından anlamamasına rağmen çinli operatöre yardım etmek için görevlendirildiğini ve bu makinelerin çalışması üzerine aniden iş kazası geçirdiğini, kaza neticesinde müvekkilinin sol kulak kısmından başlamak kaydı ile boynunu ve sırtının bele kadar olan kısmını kesildiğini, kazada müvekkilinin hiç bir kusurun olmadığını, müvekkilinin iş yerinde amirlerinin talimatı ile hiç anlamadığı bir makinanın imalatına görevlendirildiğini, görevlendirme esnasında operatörlerin çinli olmasına rağmen kendilerine tercüman görevlendirilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000TL maddi tazminata 20.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Birleşen davada davacı … vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin eşi …'ın …
A.Ş.'de işçi olarak çalışırken 12.07.2007 tarihinde davalı iş yerinde iş kazası geçirdiğini ve kazada sol kulak kısmından başlamak üzere boynu ve sırtının bele kadar olan kısmının kesildiğini, gerekli tedaviler yapıldıktan sonra göğüs kafesinde kemik çıkıntısı meydana geldiğini ve sağ kolunda güç kaybı olduğunu, kazanın gerçekleşmesinde davalı şirketin kusurlu olduğu, davacının eşinin kazadan sonra tamamen iyileşemediğini, tedavisinin halen devam ettiğini, güç kaybı yaşaması ile kazazedenin hayatını idame ettirmesinin zorlaştığını, kazazedenin bir insanın yapabileceği işleri davacıdan yardım alarak yapabildiğini, bu durum davacıyı manevi açıdan derinden etkilediğini, davacının %59 oranında engeli bulunduğunu, davacının eşi kaza geçirmeden önce kazazede eşi yardım ederken şimdi davacının eşine baktığını ve bu çok zorlandığını, davacının eşinin psikolojisinin bozulduğunu, davalı şirketin kaza sonrası işçiyi ağır koşullarda çalıştırmaya devam ederek mobbing uygulamış ve işçiyi işinden çıkmaya zorladığını ve psikolojinin iyice bozulduğunu, iş bu nedenlerle davacı için 40.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazasının davacının kendi kişisel kusurundan kaynaklandığını, davalı iş yeri sahibinin iş yerinde gerekli güvenlik tedbirleri aldığını, işçinin herhangi bir maluliyetinin olmadığını açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, bu nedenle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın 12.07.2007 tarihinde meydana geldiğini, alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, yamsıma yoluyla aynı eylem nedeniyle üzüntü duyanla manevi tazminat isteyemeyeceğini, dava konusu iş kazasını davacının geçirdiğini, eşinin bir talepte bulunamayacağını, ayrıca talep edilen miktarın fazla ve fahiş olduğunu, davacı yanın manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilecek ise davacı yanın fahiş miktarda ki manevi tazminat talebinin tenkisi ile hakkaniyete uygun miktarda hükmolunmasını, iş bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 18.11.2022 tarihli ve 2016/54 Esas, 2022/662 Karar sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamı neticesinde bozma ilamına uyularak dosyanın davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Genel Kuruluna gönderildiği, Adli Tıp Genel Kurulunun 24.11.2016 tarihli raporu kapsamında davacının 12.07.2007 tarihinde maruz kaldığı iş kazası nedeniyle E cetveline göre maluliyet oranının %46.2 olarak tespit edildiği, dosyanın kusur incelemesi için güncel Yargıtay kararları ışığında üçlü iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişi heyetine tevdii edildiği, gelen bilirkişi heyet raporunda %80 işveren …
Lastik Sanayi A.Ş.'nin, %20 davacı işçinin kusurlu bulunduğu, dosyanın maddi tazminat yönünden hesaplama yapılması için bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 15.06.2017 tarihli raporda PMF yaşam tablosuna göre hesaplama yapıldığı bu nedenlerle güncel yargı kararları doğrultusunda TRH 2010 yaşam tablosu doğrultusunda dosyanın maddi tazminat hesabı yönünden ek rapor alınması için bilirkişiye tevdi edildiği bilirkişinin 15.09.2022 tarihli raporunda; maddi tazminatın %80 kusur ve %46,2 maluliyete karşılık gelen maddi zararın 1.255.967,19TL olduğunun belirtildiği, mahkemece 17.07.2020 tarihli ara kararı ile TBK 76. maddesi uyarınca davacı lehine 80.000,00TL geçici ödeme kararı verildiği, ara karar doğrultusunda davacı vekili tarafından Kırşehir İcra Müdürlüğünün 2020/2250 Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı, icra dosyasının incelenmesinde alacaklının davacı işçi, borçlunun davalı …
Sanayi A.Ş. olduğu, takip miktarının 80.000,00TL olduğu, işlemiş faizin 93.777,53 TL olduğu ve icra dosyasının 11.02.2021 tarihinde infaz nedeniyle kapatıldığı, asıl dava yönünden davacının maddi tazminat talebinin değerlendirilmesinde; ATK Genel Kurulu kararı, kusura dair heyet bilirkişi raporlarının değerlendirilmesinde, davacının talep edebileceği maddi tazminatın %80 kusur ve %46,2 maluliyete karşılık gelen maddi zararın 1.255.967,19 TL olduğu, davacının talep sonucunu 28.06.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile 433.722,41 TL olarak belirlediği anlaşıldığından taleple bağlı kalınarak 433.722,41 TL maddi tazminattan geçici ödeme ile ödenen 80.000,00 TL tazminatın mahsubu ile 353.722,41 TL maddi tazminattan 1.000 TL'sinin kaza tarihi olan 12.07.2007 tarihinden itibaren, bakiye kısmı olan 352.722,41 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 28.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmesi gerektiği, asıl dava yönünden davacının manevi tazminatının değerlendirilmesinde; davacının meydana gelen iş kazası nedeniyle manevi tazminat talep ettiği, eylem ve olayın özelliği, tarafların kusur oranı, sosyal ve ekonomik durumları ve davacı işçinin maluliyet oranı dikkate alındığında 16.000,00 TL manevi tazminatın hak ve nefaset kuralına uygun olduğu, birleşen dava yönünden davacının manevi tazminatının değerlendirilmesinde; davacının meydana gelen iş kazası nedeniyle asıl dava davacısının eşi olduğunu, manevi tazminat talep ettiği, eylem ve olayın özelliği, tarafların kusur oranı, sosyal ve ekonomik durumları ve davacı işçinin maluliyet oranı dikkate alındığında 16.000,00 TL manevi tazminatın hak ve nefaset kuralına uygun olduğu gerekçesiyle
a)Davanın asıl dava olan Mahkememizin 2016/54 Esas sayılı dosyası yönünden:
1-Davanın kısmen kabulü ile 2-Talepte bağlı kalınarak 433.722,41 TL maddi tazminattan geçici ödeme ile ödenen 80.000 TL tazminatın mahsubu ile 353.722,41 TL maddi tazminattan 1.000 TL'sinin kaza tarihi olan 12.07.2007 tarihinden itibaren, bakiye kısmı olan 352.722,41 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 28.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, 3-16.000.TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b)Birleşen dosya olan Mahkememizin 2017/305 Esas sayılı dosyası yönünden:
1-Davanın kısmen kabulü ile 2-16.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin 18.11.2022 tarihli ve 2016/54 Esas, 2022/662 Kararının davacı … … ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 04.07.2023 tarih ve 2023/740 E.- 2023/7484 K. ile "…
Somut olayda davacı vekilinin 08.06.2017 tarihli kök hesap raporuna itiraz etmemesi ve bu raporu dayanak göstererek maddi tazminat talebini artırdığı ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaması nedeniyle davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur.
Bu kök hesap raporunda belirlenen maddi zarar tutarından ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilecek kısmının tenzil edilmesi suretiyle çıkacak sonucu davacının maddi zararı olarak belirlemek ve hükme esas almak gerekirken davalının usuli kazanılmış haklarını ihlal edecek şekilde 15.09.2022 tarihli hesap raporunda belirlenen maddi zararın hükme esas alınması isabetsiz olmuştur… dava konusu iş kazasının 02.07.2007 tarihinde meydana geldiği, dava ve ıslah dilekçesinde maddi ve manevi tazminatlara olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş iken Mahkemece isteme aykırı olacak şekilde ıslah edilen kısma ıslah tarihi olan 28.06.2017 tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır. .. " gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Genel Kurulunun 24.11.2016 tarihli raporu kapsamında davacının 12.07.2007 tarihinde maruz kaldığı iş kazası nedeniyle E cetveline göre maluliyet oranının %46.2 olarak tespit edildiği, dosyanın kusur incelemesi için güncel Yargıtay kararları ışığında üçlü iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişi heyetine tevdii edildiği, gelen bilirkişi heyet raporunda %80 işveren …
Lastik Sanayi A.Ş.'nin, %20 davacı işçinin kusurlu bulunduğu, Mahkemece 17.07.2020 tarihli ara kararı ile TBK 76. maddesi uyarınca davacı lehine 80.000,00 TL geçici ödeme kararı verildiği, ara karar doğrultusunda davacı vekili tarafından Kırşehir İcra Müdürlüğünün 2020/2250 Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı, icra dosyasının incelenmesinde alacaklının davacı işçi, borçlunun davalı …
Sanayi A.Ş. olduğu, takip miktarının 80.000,00 TL olduğu, işlemiş faizin 93.777,53 TL olduğu ve icra dosyasının 11.02.2021 tarihinde infaz nedeniyle kapatıldığı, dosyanın maddi tazminat yönünden hesaplama yapılması için bilirkişiye tevdii edildiği, bilirkişi tarafından düzenlenen 08/06/2017 tarihli kök hesap raporuna davacı vekilinin itiraz etmemesi ve bu raporu dayanak göstererek maddi tazminat talebini artırdığı ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmaması nedeniyle davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, ilgili raporda maddi tazminatın %80 kusur ve %46,2 maluliyete karşılık gelen maddi tazminat tutarından ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilecek kısmının tenzil edilmesi sonucu davacının maddi tazminat miktarının 261.034,14 TL olduğu gerekçesiyle
A)Davanın asıl dava olan 2023/524 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabulüne, 1-261.034,14 TL maddi tazminattan geçici ödeme ile ödenen 80.000 TL tazminatın mahsubu ile 181.034,14 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 12.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-16.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, B)Davanın birleşen dosya olan Mahkememizin 2017/305 Esas sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabulüne, 1-16.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı … … vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Kırşehir
1.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/54 E. ve 2022/662 K. sayılı ilamında belirtildiği şekli ile davanın 433.722,41 TL maddi tazminat bedeli üzerinden kabulü gerektiğini, verilen kararda belirlenen bedel üzerinden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
10.
Hukuk Dairesinin 2018/2048 E. ve 2019/2001 K. sayılı ilamı ile belirlenen peşin sermaye değeri 114.622,54 TL düşülerek hesaplama yapıldığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelememekle beraber belirlenen 433.722,41 TL maddi tazminat bedelinden peşin sermaye bedeli düşülse dahi elde edilecek bedelin 319.099,87 TL olmakla beraber söz konusu kararda kabul edilen bedel olan 261.034,14 TL'nin hesaplanmasında ciddi bir maddi hataya yer verildiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Bozma öncesi Kırşehir
1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/54 Esas sayılı dosyasıyla manevi tazminat hakkında verilen karar onanmış olmasına rağmen; Kırşehir
1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/524 Esas ve 2024/15 Karar sayılı ilamı ile manevi tazminat açısından aynı şekilde/miktar yönünden hüküm kurulmasına rağmen; davacı … lehine hükmolunan manevi tazminat nedeniyle kararın 7 no.lu bendinde 16.000 TL vekalet ücreti takdirinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
b. Meydana gelen iş kazası nedeniyle müvekkili şirkete atfolunan kusur miktarının fazla olduğunu belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı … … ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
2.
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
3.
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
Üye …'nun muhalefetine karşı, Başkan …, Üyeler …, … ve …'ün oyları ve oy çokluğuyla
11.03.2025 tarihinde karar verildi.
(Davacı) (Davalı) 615,40-Onama 12.366,44-Onama 427,60-Peşin 4.732,00-Peşin 187,80-Kalan 7.634,44-Kalan S.D.
K.Şefi:
S. ŞEKER
KARŞI OY Maddi manevi tazminat davaları ayrı ayrı açılabileceği gibi; aynı davada da talep edilmesi mümkündür. Aynı davada talep edilmesi halinde maddi ve manevi tazminat davalarının iki ayrı dava olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece 18.11.2022 tarihli 2016/54 E., 2022/662 sayılı kararı ile 433.722,41 TL maddi tazminattan geçici ödeme ile ödenen miktarın mahsubu ile 353.722,41 TL maddi tazminata, 1.000,00 TL’sine kaza tarihi 12.07.2007 tarihinden, bakiye 352.722,41 TL’sine ıslah tarihi olan 28.06.2017 tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,
16.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 12.07.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Davacı lehine maddi tazminat için 63.721.13 TL, manevi tazminat için 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairece taraf vekillerinin sair temyiz itirazları reddedilerek hüküm maddi tazminat yönünden bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, geçici ödemenin mahsubu suretiyle 181.034,14 TL maddi tazminatın 12.07.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, manevi tazminat yönünden ise hüküm tekrarı yapılarak 16.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Mahkemenin bozma öncesi 18.11.2022 tarihli kararı Dairece, sair temyiz itirazları reddedilerek maddi tazminat talebi yönünden bozulmuştur. Manevi tazminata ilişkin karar bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiştir. Mahkemece hükmün bütünlüğü ve infazda tereddüt oluşmaması yönünden manevi tazminat yönünden hüküm tekrarı yapılabileceği kabul edilebilir ise de kesinleşen ve hüküm tekrarı yapılan kısımlara ilişkin asıl ve feri hükümlerin aynen tekrar edilmesi gerekir. Mahkemece manevi tazminata ilişkin asıl hüküm aynen tekrar edilmekle birlikte feri nitelikteki vekalet ücretine ilişkin hüküm değiştirilmiş, daha önce 9.200,00 TL olan vekalet ücreti 16.000,00 TL olarak hükümde gösterilmiştir. Feri hükümler asla tabidir. Manevi tazminata ilişkin asıl hüküm kesinleştiği haliyle aynen korunup hükümde bu şekilde belirtilmişken, hükmün fer’isi mahiyetindeki vekalet ücretine ilişkin kısmın değiştirilmesinin doğru olmadığı, davalı vekilinin vekalet ücreti yönünden temyiz itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onamaya yönelik görüşüne bu yönden katılmıyorum.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.