Yargıtay Kararları

Kusur Belirlemesinin Maddi ve Manevi Tazminata Etkisi ve Maddi Tazminat: 10. Hukuk Dairesi 2025/615 K.

Bu yazıda boşanma davasında kusur değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 10. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2023/12531
  • Karar No: 2025/615
  • Karar Tarihi: 14.01.2025

Uyuşmazlığın Özeti

mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve ö

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

sas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacıların yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine.." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;

Kararın Sonucu

erle; 1.Davacılar vekilinin, tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilerden alınmasına, 14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle kar

Uygulamadaki Önemi

Karar, boşanma davasında kusur değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

10. Hukuk Dairesi         2023/12531 E.  ,  2025/615 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/3026 E., 2023/3453

K. İLK DERECE

MAHKEMESİ: Ankara

7. İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/97 E., 2023/461

K. Taraflar arasındaki ölümlü iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; … iş yerinde geçirdiği kalp krizi sonucu hastaneye kaldırıldığını, 27.02.2018'de vefat ettiğini, olayın iş kazası olduğunu, olay ile ilgili işverence SGKya iş kazası bildirimi yapıldığını, müteveffanın iş yerinde yoğun iş temposuyla çalıştığını ve mobbinge maruz kaldığını, baskı ve strese dayanamadığı için sağlık sorunlarının ağırlaştığını, kendisinin Trakya Bölge Müdürlüğü Hukuk Müşaviri haksız yere görevden alındığını, Mahkemeye başvurusuyla göreve iadesine karar verilmesine rağmen fiilen göreve başlatılmayıp Batman Bölge Müdürlüğüne gönderildiğini, …'ın vefatıyla eşi ve iki çocuğunun maddi ve manevi kayba uğradığını belirterek eş için 40.000,00 TL manevi tazminat, çocuklar yönünden her bir davacı için 25.000,00 TL manevi tazminat, her bir davacı için de 100,00'er TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; …'ın 03.01.1990 tarihinde avukat olarak çalışmaya başladığını, 06.02.2018'de öğle yemeği arasında işyerinde kalp krizi geçirdiğini ve 27.02.2018 tarihinde vefat ettiğini, işveren tarafından SGK'ya kazanın bildiriminin yapıldığını, olayın sadece sosyal güvenlik hukuku açısından iş kazası sayılmasının işverenin tazminat sorumluluğuna yol açmayacağını, …'ın rutin çalışması sonucu tamamen doğal, dışardan etki ve müdahale olmadan iş yerinde kalp krizi geçirerek vefat ettiğini, ölüm belgesinde ölümün doğal ölüm olduğunun açıkça görüldüğünü, iş yerinin olayda kusuru veya ihmali bulunmadığını, iş yerinin iş kanunu ve iş sağlığı ve güvenliği kanuna uygun bir şekilde faaliyetlerini sürdürdüğü, iş yerinde iş güvenliği önlemlerinin alındığı ve işçiyi gözetme borcuna uygun davranıldığı, iş yerinin sorumlu tutulabilmesi için illiyet bağının bulunması gerektiği, kalp krizinin yürütmekte olduğu iş ile ilgisi bulunmadığını, iş yerinin sorumluluğunun belirlenmesinde kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınması gerektiği, …'ın iş yerinde hafta içi 5 gün saat 08:30 ve 17:30 arasında çalıştığını, 12:30 ve 13:30 arası öğle arası olduğunu, bünyesini zorlayacak çalışması olmadığını, geçirdiği kalp krizinin bünyesel faktörlerden kaynaklandığını, ayrıca işyerinin iş kazalarına karşı Ak Sigorta AŞ'den işveren sorumluluk sigortası hizmeti aldığını, dava sonucunun anılan sigorta şirketini etkileyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; '' Davanın reddine'' karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı "…Somut olayda davacılar murisinin davalı işyerinde avukat olarak görev yaptığı, Ankara'daki TPAO Genel Müdürlüğü yerleşkesinde 06.02.2018 tarihinde öğle yemeği yedikten sonra yaklaşık saat 13.00-13.30 arasında iş arkadaşı ile beraber yerleşke içinde yürüyüşe çıktığı esnada yere yığıldığı, 21 gün sonra vefat ettiği, dosyada alınan iki kusur raporunda da çalışma şartları ile vefat arasında illiyet bağı kurulamadığının, ayrıca olayda davalının kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, bu durumda davalı işverenin sorumluluğuna gidilemeyeceği, Mahkeme kararının doğru olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri ile karar gerekçesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacıların yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine.." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, raporda yer alan, ''işi zorlayıcı olsaydı işyerinde 28 yıl boyunca çalışması olağan bulunmazdı'' ifadesinin hukuki dayanağı olmadığını, bir kişinin yaptığı işin ''rutine oturmuş'' olması, işyerinde kötü koşulların olmadığı anlamına da gelmediğini, bilirkişi heyetinin değerlendirmelerinin, bir kişinin ancak kalp krizi geçirdiği gün yaşadığı olumsuzlukların bu krize sebebiyet vereceği varsayımına dayandığını, krizi tetikleyen kalp rahatsızlıklarının 1 günde gelişmediğini, müteveffanın, aynı birimde çalışan diğer meslektaşlarına nazaran, yıllar boyunca ağır iş yüküne maruz bırakıldığını, haksız tayinlerle kendisine mobbing yapıldığını, mobbingin başlangıcının 2010 yılı olduğunu, heyetin olayı psikolojik boyutu ve onun uzun vadedeki sonuçları bakımından değerlendirmediğini sebepleri ile temyiz talebinde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, ölümlü iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre kusur oran ve aidiyetlerinin tespitine dair kabulün dosya kapsamı ile Dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre davacılar vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacılar vekilinin, tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

2.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilerden alınmasına,

14.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu