Kusur Belirlemesinin Maddi ve Manevi Tazminata Etkisi ve Maddi Tazminat: 10. Hukuk Dairesi 2024/13644 K.
Bu yazıda boşanma davasında kusur değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 10. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2023/10805
- Karar No: 2024/13644
- Karar Tarihi: 24.12.2024
Uyuşmazlığın Özeti
Yönelik davalı vekilinin Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve öz
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, asıl ve birleşen dosya davalı vekilinin maddi manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, asıl ve birleşen dosya davacı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine…" 2.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile "Dosya içeriğine göre; dava, iş kazası nedeni ile maddi-manevi tazminat davası niteliğinde olup, asıl ve birleşen davada maddi ve manevi tazminat yönünden verilen hükmün temyiz kesinlik sınırını aşmadığı, buna göre davacı vekilinin maddi ve manevi tazminat yönünden temyiz istemi Dairemiz karar tarihi itibari ile temyiz kesinlik sınırı olan 238.
Kararın Sonucu
rle; 1.Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2. Davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile ek kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle kara
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında kusur değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
10. Hukuk Dairesi 2023/10805 E. , 2024/13644 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi
12. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/850 E., 2023/986
K. İLK DERECE
MAHKEMESİ: KDZ.Ereğli
2. İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/145 E., 2023/86
K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının ve 07.08.2023 tarihli Ek kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı Kurumun Kozlu Maden Ocağında çalışmakta iken 10.02.2016 tarihinde iş kazası geçirdiğini, ilgili iş kazası sonucu müvekkilinin çalışma gücünü büyük bir kısmını yitirdiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinde ve oluşumunda müvekkilinin hiçbir kusuru ve ihmali olmadığını, iş kazasına maruz kalmakla çalışma gücünü büyük ölçüde kaybederek bugüne kadar olduğu gibi geleceğe yönelik olarak ta zararlara uğradığını bildirerek ıslah dilekçesindeki miktarlarla birlikte; 84.010,00 TL maddi tazminat ile 35.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2023/39 E. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; her iki dava arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunması nedeniyle her iki davanın birleştirilmesini talep ettiğini, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 294.271,71 TL maddi tazminat alacağına olay tarihi olan 10.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, Mahkeme vekillik ücreti ve yargılama giderlerine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, olay nedeniyle davacının herhangi bir maluliyetinin olmadığını, dava konusu olayda müvekkili işverenin kusuru bulunmadığını, kusurun tamamı dikkatsiz ve tedbirsiz çalışan kazalıya ait olduğunu, davacının olay sonucu herhangi bir efor kaybı söz konusu olmadığını, davacıya SGK'ca ödenen ve ilerde ödenmesi gereken gelirler, geçici iş göremezlik ödenekleriyle zarar-ziyan karşılaması olup, bu nedenle de maddi tazminat isteğinin yersiz olduğunu, davacının kendi isteği ile işini terk ettiğini, bu nedenle giderilmesi gereken zararı söz konusu olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "…Asıl davanın kısmen kabulüne 1-Davacının talep ettiği 84.010,00 TL maddi tazminatın 10.02.2016 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının talep ettiği 35.000,00 TL manevi tazminatın 20.000,00 TL'sinin kabulü ile 10.02.2016 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine Birleşen davanın kabulüne 1-Davacının talep ettiği 294.271,71 TL maddi tazminatın 10.02.2016 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,…" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "…Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, asıl ve birleşen dosya davalı vekilinin maddi manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, asıl ve birleşen dosya davacı vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine…"
2.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile "Dosya içeriğine göre; dava, iş kazası nedeni ile maddi-manevi tazminat davası niteliğinde olup, asıl ve birleşen davada maddi ve manevi tazminat yönünden verilen hükmün temyiz kesinlik sınırını aşmadığı, buna göre davacı vekilinin maddi ve manevi tazminat yönünden temyiz istemi Dairemiz karar tarihi itibari ile temyiz kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL altında kaldığından temyiz isteminin 6100 sayılı Kanun'un 362/1-a ve 352/1 maddeleri gereğince reddine.. " karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ek kararın temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili …'ın davalı kurumda yer altı taş kömürü maden ocağında çalışmakta iken 10.02.2016 tarihinde iş kazası geçirdiğini, söz konusu iş kazası sonucu çalışma gücünün % 13,10’unu yitirdiğini, -Söz konusu iş kazasının oluşumunda müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığını, kusur raporunu itiraz ettiğini, kusur raporu hatalı olduğunu, -Maddi tazminat hesabı için alınan veri ve donelerin hatalı olduğunu, -Maddi tazminat hatalı hesaplandığını, maddi miktarına itiraz ettiklerini, -Müvekkilime %13,10 oranında iş kazası maluliyet için verilen 20.000,00 TL manevi tazminat alacağı da oldukça düşük miktarda olduğunu, -Manevi tazminat miktarı açısından da itiraz ettiklerini, -Asgari ücretteki ve aylık gelir artışındaki artışlar ve fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla temyiz talebinde bulunmuştur. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinde özetle; 28.01.2020 tarihli Kök Hesap Raporu ve 13.02.2023 tarihli Ek Hesap Raporunda hesaplanan tazminat miktarının hatalı olduğunu, -Bilirkişinin davacının 60 yaşından sonraki pasif dönem (çalışma yaşının bittiği dönem) için hesap yapmasının yanlış olduğunu, -İş kazası nedeniyle hakkında %13,10 maluliyet tespiti yapılmış davacı için her ne kadar TRH2010 yaşam cetveli göz önüne alınarak bakiye ömür tespitinde bulunulmuşsa da bu bakiye ömür doğrultusunda hesaplanan zarar miktarından indirim yapılması adalete ve hakkaniyete uygun olacağı nedenleri ile temyiz itirazında bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 1-Asıl Hükme Yönelik davalı vekilinin Temyiz İtirazlarının İncelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre kusur oran ve aidiyetlerinin tespitine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre davalı vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici nedenlere göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan ek kararın onanması gerekir
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
2.
Davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile ek kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.