Boşanma Davasında Kusur Değerlendirmesi ve Kusur Belirlemesi: 2. Hukuk Dairesi 2026/423 K.
Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 2. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/5146
- Karar No: 2026/423
- Karar Tarihi: 15.01.2026
Uyuşmazlığın Özeti
Adliye Mahkemesince bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm de tesis edilmemiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı-davalı kadının tedbir nafakalarının miktarı yönünden temyiz hakkı da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı-davalı kadının bu yönden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.Davalı-davacı erkek vekilinin kadının açtığı bağımsız tedbir nafakası davasının kabulü yönünden temyiz dilekçesinin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre davacı-davalı kadının kabul edilen bağımsız tedbir nafakası davasında hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam yıllık miktar 120.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
e usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR Aç
Kararın Sonucu
n sebeplerle; 1.Davacı-davalı kadın vekilinin tedbir nafakasınn miktarı yönünden temyiz dilekçesinin yukarıda (1) numaralı paragrafda belirtildiği üzere istinaf edilmeyerek kesinleşen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE, 2.Davalı-davacı erkek vekilinin kadının açtığı bağımsız tedbir nafakası davası yönünden temyiz dilekçesinin yukarıda (2) numaralı paragrafda belirtildiği üzere miktar yönünden REDDİNE, 3.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2025/5146 E. , 2026/423 K.
"İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi
2. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/293 E., 2025/950
K.
DAVA TÜRÜ: Nafaka – Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Adana
9. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2020/728 E., 2023/731
K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, yoksulluk nafakasının ve tazminatların miktarları ile hükmedilen tedbir nafakasının miktarı yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadının kabul edilen boşanma ve bağımsız açılan tedbir nafakası davasının kabulü, kadın için hükmedilen nafakalar ve tazminatlar ile reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
1.Davacı-davalı kadın vekilinin tedbir nafakasının miktarı yönünden temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir.
İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir.
Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır.
Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince tedbir nafakalarının miktarı yönünden verilen karara karşı davacı-davalı kadın tarafından istinaf yoluna başvurulmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesince bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm de tesis edilmemiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı-davalı kadının tedbir nafakalarının miktarı yönünden temyiz hakkı da bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı-davalı kadının bu yönden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
2.Davalı-davacı erkek vekilinin kadının açtığı bağımsız tedbir nafakası davasının kabulü yönünden temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre davacı-davalı kadının kabul edilen bağımsız tedbir nafakası davasında hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam yıllık miktar 120.000,00 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı-davacı erkek vekilinin kadının kabul edilen bağımsız tedbir nafakası davasına yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
3.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı-davalı kadın vekilinin tedbir nafakasınn miktarı yönünden temyiz dilekçesinin yukarıda (1) numaralı paragrafda belirtildiği üzere istinaf edilmeyerek kesinleşen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE,
2.Davalı-davacı erkek vekilinin kadının açtığı bağımsız tedbir nafakası davası yönünden temyiz dilekçesinin yukarıda (2) numaralı paragrafda belirtildiği üzere miktar yönünden REDDİNE,
3.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.