Yargıtay Kararları

Boşanma Davasında Kusur Değerlendirmesi ve Ziynet Alacağında İspat: 2. Hukuk Dairesi 2025/11872 K.

Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 2. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/5374
  • Karar No: 2025/11872
  • Karar Tarihi: 24.12.2025

Uyuşmazlığın Özeti

ÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 5. Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/58 E., 2023/714 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından asıl davanın reddi, velâyet, tedbir nafakaları ve ziynet alacağı yönünden, davalı-davacı kadın vekili tarafından ise birleşen davanın ve fer'îlerinin reddi, tedbir nafakası miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

e erkeğin boşanma davasının reddine, kadının birleşen boşanma davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına karar verilmiş, verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kadının 21.01.2021 tarihli duruşmadaki beyanlarının af niteliğinde olduğu, af tarihi ile birleşen davanın açılma tarihi olan 26.02.2021 tarihleri arasında davacı-davalı erkeğe yüklenebilecek herhangi bir kusurun ispat edilemediği gerekçesi ile kadının davasının reddine karar verildiği görülmüştür. Yapılan yargılama ile toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; kadının asıl davanın 21.02.2021 tarihli duruşmadaki beyanının barışma girişimi niteliğinde olduğu ve sonrasında barışma sağlanamamış olup kadınında birleşen dava açtığı anlaşılmıştır.

Kararın Sonucu

anan sebeplerle; 1.Davacı-davalı erkek vekilinin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin kesinlikten REDDİNE, 2.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadının birleşen boşanma davasının reddi yönünden BOZULMASINA, bozma nedenine göre her iki boşanma davası ve fer'îleri yönünden yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, Dosyanın…

Uygulamadaki Önemi

Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi         2025/5374 E.  ,  2025/11872 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/222 E., 2025/499

K.

DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı

İLK DERECE

MAHKEMESİ: Ankara Batı

5. Aile Mahkemesi

SAYISI: 2020/58 E., 2023/714

K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından asıl davanın reddi, velâyet, tedbir nafakaları ve ziynet alacağı yönünden, davalı-davacı kadın vekili tarafından ise birleşen davanın ve fer'îlerinin reddi, tedbir nafakası miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Davacı-davalı erkek vekilinin ziynet alacağı davası yönünden temyiz dilekçesinin incelemesinde; Dosya içeriğine göre davacı-davalı erkek temyizine konu ziynet alacağı miktarı, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı davalı erkek vekilinin ziynet alacağı davası yönünden temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı-davalı erkek vekilinin diğer yönlerden ve davalı-davacı kadın vekilinin tüm yönlerden gerekli şartları taşıyan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

İlk Derece Mahkemesince, taraflarca açılan karşılıklı boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda erkeğin tamamen kusurlu olduğu gerekçesi ile erkeğin boşanma davasının reddine, kadının birleşen boşanma davasının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına karar verilmiş, verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kadının 21.01.2021 tarihli duruşmadaki beyanlarının af niteliğinde olduğu, af tarihi ile birleşen davanın açılma tarihi olan 26.02.2021 tarihleri arasında davacı-davalı erkeğe yüklenebilecek herhangi bir kusurun ispat edilemediği gerekçesi ile kadının davasının reddine karar verildiği görülmüştür.

Yapılan yargılama ile toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; kadının asıl davanın 21.02.2021 tarihli duruşmadaki beyanının barışma girişimi niteliğinde olduğu ve sonrasında barışma sağlanamamış olup kadınında birleşen dava açtığı anlaşılmıştır.

Bu hale göre, tarafların tüm delilleri birlikte değerlendirilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davacı-davalı erkeğe atfedilen önceki olayların affedilmiş veya en azından hoşgörü ile karşılanmış olduğu gerekçesi davacı kadının davasının reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı-davalı erkek vekilinin ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin kesinlikten REDDİNE,

2.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadının birleşen boşanma davasının reddi yönünden BOZULMASINA, bozma nedenine göre her iki boşanma davası ve fer'îleri yönünden yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu