Bilgi BankasıCeza Hukuku

Dilekçe Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Nedir? (TCK 121)

Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 121. maddesinde, “Hürriyete Karşı Suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir. Bu madde ile, vatandaşların anayasal dilekçe hakkını kullanmalarına yönelik hukuka aykırı engellemeler cezai yaptırıma bağlanmıştır.

Madde Metni:

Madde 121 – (1) Kişinin, belli bir hakkı kullanmak amacıyla yetkili kamu makamlarına sunduğu dilekçenin, hukuki bir sebep olmaksızın kabul edilmemesi halinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezası verilir.

Bu düzenleme ile amaçlanan, bireylerin kamu kurum ve kuruluşlarına başvurma haklarının keyfi veya hukuka aykırı biçimde engellenmesini önlemektir. Anayasa’nın 74. maddesiyle güvence altına alınan dilekçe hakkı, vatandaşların hak arama özgürlüğünün en temel unsurlarından biridir.

📌 Önemli Noktalar:

  • Suçun oluşabilmesi için dilekçe, yetkili makama verilmiş olmalıdır.
  • Dilekçenin hukuki bir gerekçe olmadan reddedilmesi veya işleme alınmaması gerekir.
  • Fail, dilekçeyi kabul etmeyen kamu görevlisi olabilir.
  • Suçun yaptırımı altı aya kadar hapis cezasıdır.

Dilekçe Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi Suçunun Unsurları

TCK m.121 gerekçesine göre, dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu, bireylerin hak arama özgürlüğünün korunmasına yönelik olarak düzenlenmiştir. Latince kökeni “petitum” (talep) olan dilekçe hakkı, Anayasa’nın 74. maddesi ile güvence altına alınmış, sübjektif kamusal hak niteliğinde bir haktır.

  • Sübjektif hak niteliği, bu hakkın yalnızca bireyler tarafından toplu veya münferit olarak kullanılabilmesini ifade eder.
  • Kamusal hak olma özelliği ise, bu hakkın kullanılmasıyla kişilerin taleplerini resmî makamlara iletme imkânına sahip olmaları anlamına gelir.

📌 Suçun Konusu:
Suçun doğrudan konusu, dilekçedir. Dilekçe, kişinin belirli bir hakkı kullanmak amacıyla yetkili kamu makamlarına yazılı olarak yaptığı başvurudur. Ancak bazı durumlarda sözlü başvuru da mümkündür. Örneğin, bir suç vakasına ilişkin sözlü ihbar veya şikâyet, tutanağa geçirilmek suretiyle işleme konulmalıdır.

📌 Sözlü ve Yazılı Başvuru Ayrımı:

  • Salt sözlü başvurunun reddedilmesi suçu oluşturmaz.
  • Yazılı başvurunun hukuki bir gerekçe olmadan reddedilmesi ise suçu oluşturur.
    Bu ayrım, ispat güçlüğünü ortadan kaldırmak amacıyla yapılmıştır.

📌 Süreli İşlemler:
Süreye tabi bir işlemde, dilekçe zamanında verilmesine rağmen kabulünün kasıtlı olarak geciktirilmesi de bu suç kapsamında değerlendirilir.

📌 Hukuka Uygunluk Hali:
Eğer dilekçenin reddi hukuki bir sebebe dayanıyorsa, suç oluşmaz. Örneğin, yetkisiz bir makama verilen dilekçenin kabul edilmemesi, hukuka uygundur.

Adli Para Cezası, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu, TCK m.121’de düzenlenmiş olup, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu nedenle cezanın süresi, alternatif infaz veya ceza muhakemesi kurumlarının uygulanmasına elverişlidir.


1. Adli Para Cezası

Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür.

  • Bu suçta verilebilecek hapis cezası 1 yılın altında olduğundan, TCK m.50 uyarınca cezanın adli para cezasına çevrilmesi mümkündür.
  • Böylece sanık, cezaevine girmeden, belirlenen para cezasını ödeyerek cezanın infazını tamamlamış olur.

2. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

HAGB, sanık hakkında verilen cezanın 5 yıl süreyle hukuki sonuç doğurmaması ve bu süre içinde belirli koşullar yerine getirildiğinde kararın hiç verilmemiş sayılması anlamına gelir.

  • CMK m.231 uyarınca, 2 yıl veya altında hapis cezası verilen suçlarda HAGB kararı mümkündür.
  • Bu suçta verilecek ceza altı aya kadar olduğundan, HAGB şartları sağlandığında mahkeme tarafından uygulanabilir.

3. Erteleme

Erteleme, verilen hapis cezasının belirli koşullarla infaz edilmemesi anlamına gelir.

  • TCK m.51’e göre, 2 yıl veya altında hapis cezaları ertelenebilir.
  • Bu suçta öngörülen hapis cezası kısa süreli olduğundan, sanığın kişisel özellikleri, suç sonrası pişmanlığı gibi hususlar dikkate alınarak erteleme kararı verilebilir.

Suçun Şikayet Süresi ve Zamanaşımı

Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu, şikayete tabi suçlar arasında yer almaz. Bu nedenle, savcılık tarafından resen soruşturma yapılır ve herhangi bir şikayet süresi söz konusu değildir. Mağdurun şikayetten vazgeçmesi, açılmış bir ceza davasının düşmesine yol açmaz.

Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu

📌 Dava Zamanaşımı:

  • Bu suçta olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
  • Zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
  • Zamanaşımı süresi dolduğunda, artık soruşturma veya kovuşturma yapılamaz.
  • Dava açılmış olsa dahi, yargılama bu süre içinde tamamlanmazsa dava düşer.

Bu düzenleme ile, dilekçe hakkının korunması ve hukuka aykırı olarak reddedilen başvuruların her zaman araştırılabilmesi hedeflenmiş, ancak hukuki güvenlik ilkesi gereği zamanaşımı sınırı konulmuştur.

Uzlaşma
Uzlaşma, suç isnadı altındaki kişi ile suçun mağduru arasında, uzlaştırmacı aracılığıyla gerçekleştirilen bir iletişim sürecidir. Taraflar bu süreçte karşılıklı olarak anlaşmaya varabilir. Ancak, dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu, uzlaşma kapsamında yer alan suçlardan değildir. Dolayısıyla bu suç yönünden uzlaştırma prosedürü uygulanmaz.


Soruşturma, Kovuşturma ve Görevli Mahkeme
Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçunda:

  • Görevli Mahkeme: Asliye ceza mahkemesidir.
  • Soruşturma Aşaması: Önödeme kurumu uygulanabileceği gibi, şartların varlığı hâlinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilir.
  • Kovuşturma Aşaması: Basit yargılama usulü uygulanarak daha kısa sürede hüküm verilebilir.

Bu hükümler, suçun hafif nitelikli olması ve öngörülen cezanın alt sınırının düşük tutulması nedeniyle, hızlı ve basit yargılama mekanizmalarının uygulanmasına imkân tanır.

Dilekçe Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi Suçu – Yargıtay Kararları

Türk Ceza Kanunu’nun 121. maddesinde düzenlenen dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu, uygulamada genellikle kamu görevlilerinin, yetkili oldukları halde hukuki bir neden olmaksızın dilekçeyi kabul etmemesi veya işleme koymaması şeklinde ortaya çıkar. Yargıtay içtihatları, bu suçun unsurlarının netleştirilmesi ve diğer suç tiplerinden ayrılması bakımından önemlidir.


1. Avukatın Dilekçesini Kabul Etmeyen Kamu Görevlisi

Olay: Belediye Başkanı talimatıyla, memur konumundaki sanığın, avukat tarafından sunulan akaryakıt istasyonu işletme ruhsatı talebine ilişkin dilekçeyi ve eklerini kabul etmediği tespit edilmiştir.
Yargıtay Değerlendirmesi: TCK 257’deki görevi kötüye kullanma suçu, tali ve tamamlayıcı nitelikte olup, eylem kanunda özel olarak suç olarak düzenlenmişse bu hüküm uygulanmaz. Somut olayda sanığın eylemi, TCK 121’de düzenlenen dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçunu oluşturur. Yerel mahkemenin beraat kararı bozularak hüküm bozulmuştur.
📌 Karar: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 2015/11885.


2. Kaymakamın Dilekçeyi İşleme Koymaması

Olay: Havsa Kaymakamı, katılanın bir memur hakkında darp şikâyeti içeren dilekçesini, “adli soruşturmanın sonucunu bekleyeceğini” söyleyerek işleme almamış, disiplin soruşturması da başlatmamıştır.
Yargıtay Değerlendirmesi: Öncelikle disiplin soruşturması yapılıp yapılmadığının ve zamanaşımına uğrayıp uğramadığının araştırılması gerekir. Ardından, sanığın eyleminin TCK 121 kapsamında suç oluşturup oluşturmayacağı tartışılmalıdır. Eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle verilen beraat kararı bozma sebebi yapılmıştır.
📌 Karar: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 2019/9702.


3. Belediye Yazı İşleri Müdürünün Dilekçeyi Reddetmesi

Olay: Belediye Yazı İşleri Müdürü, katılanın ruhsat talebine ilişkin dilekçesini hukuki neden olmadan kabul etmemiş ve işleme koymamıştır.
Yargıtay Değerlendirmesi: Deliller, sanığın dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçunu işlediğini göstermektedir. Bu durumda sanığın, TCK 121 kapsamında cezalandırılması gerekir. Ayrıca aynı eylem nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunun oluşmadığı gözetilmeli ve bu suç yönünden “karar verilmesine yer olmadığına” hükmedilmelidir. Yerel mahkemenin hem TCK 121 hem TCK 257’den verdiği beraat kararı hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur.
📌 Karar: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, 2016/2199.

Avukat Gökhan Yağmur ile Hukuki Destek

Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi suçu ve diğer tüm ceza hukuku konularında profesyonel hukuki destek almak için Avukat Gökhan Yağmur ile iletişime geçebilirsiniz.
Deneyimli avukatlık hizmetleri, Yargıtay kararları ışığında güçlü savunma stratejileri ve sürecin her aşamasında etkin temsil için bizimle hemen irtibata geçin.

📞 İletişim: 0542 157 06 34
🌐 Web Sitesi: www.gokhanyagmur.com.tr

Haklarınızı en etkin şekilde korumak için yanınızdayız.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu