Yargıtay Kararları

Kira Bedelinin İspatında Delil Değerlendirmesi ve Bilirkişi İncelemesi: 3. Hukuk Dairesi 2025/1597 K.

Bu yazıda kira bedelinin tespiti ve i̇spatı konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 3. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2024/1238
  • Karar No: 2025/1597
  • Karar Tarihi: 13.03.2025

Uyuşmazlığın Özeti

yazılara kararın dayandığı belgelere göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. Davacılar; eldeki dava ile davalı ve davacı …'ın kiraya veren sıfatıyla imzaladığı ancak murisin vasiyetname ile davacılara bırakmış olduğu taşınmazın kira bedellerinin kendilerine ödenmediği iddiası ile başlatmış oldukları icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine itirazın iptali istemli eldeki davayı açmışlardır. Hemen belirtmek gerekir ki, davalı anılan kira sözleşmesini vekil olarak imzalamamış ancak İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre kira bedelleri davacılara ödenmiştir.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

şmazlık, ödenmediği iddia edilen kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı belgelere göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2. Davacılar; eldeki dava ile davalı ve davacı …'ın kiraya veren sıfatıyla imzaladığı ancak murisin vasiyetname ile davacılara bırakmış olduğu taşınmazın kira bedellerinin kendilerine ödenmediği iddiası ile başlatmış oldukları icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine itirazın iptali istemli eldeki davayı açmışlardır. Hemen belirtmek gerekir ki, davalı anılan kira sözleşmesini vekil olarak imzalamamış ancak İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre kira bedelleri davacılara ödenmiştir.

Kararın Sonucu

rle; 1. Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacıların, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temiyiz itirazının kabulü ile sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesinin DEĞİŞTİRİLEREK ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar ver

Uygulamadaki Önemi

Karar, kira bedelinin tespiti ve i̇spatı bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

3. Hukuk Dairesi         2024/1238 E.  ,  2025/1597 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi

21. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1957 E., 2023/2223

K.

DAVA TARİHİ: 02.07.2019

İLK DERECE

MAHKEMESİ: İzmir

9. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/321 E., 2022/79

K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; davalının, davacıların baba bir kardeşleri dava dışı …ve …'in avukatı olduğunu, davacıların hissedar olduğu bu taşınmazı dava dışı şahsa kiraya verdiğini, kira bedelini ödemediğini, daha sonra da davacılar aleyhine haksız icra takibi başlattığını ileri sürerek; ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı …'in davalının ayrıldığı eşi …'in baba bir ana ayrı üvey kardeşi olduğunu, dolayısıyla kendisinin üvey baldızı olduğunu, davacının ve eşi dahil diğer akrabalarının vekili sıfatı ile muris …'in borçlarının tasfiyesi işlemlerini yaptığını, dava konusu gayrimekul kiraları ile irtibatının da bu kapsamda olduğunu, kiracı …'nun bir süre kira bedellerini maliklere ve kiralayan sıfatı ile davacı …'a ödediğini, kira bedelleri ödenmemeye başlayınca gerekli yasal işlemleri yaptığını ve tahsilatların gerçekleştiğini, davacılar ve diğer hissedarların kira sözleşmesi kurulduktan sonra bir süre kendi hesaplarına kira ödemelerini bizzat kiracıdan aldıklarını, kira ilişkisinin kendi aralarında kurulduğunu ve kendisinin bu gelişmelerin kısmen dışında kaldığını, tarafından tahsil edilmekle birlikte hissedarlara veya diğer kiralayana ödenmemiş bir bedel bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve davacılar aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 03.10.2020 tarihli bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere davalıya, mirasçıların bir kısmı tarafından avukatlık hizmetleri için vekalet verildiği, kira sözleşmesinin taşınmazın 1/4 hissesine sahip davacı … ile diğer malik ….'nın vekili olarak davalı avukat tarafından imzaladığı, kira sözleşmesinde aylık kira ödemelerinin hangi hesaba ne şekilde ödeneceğine dair bir hüküm olmadığı, davalının her ne kadar kira sözleşmesinde kiralayan olarak malik adına vekil sıfatıyla imzası olsa da kira sözleşmesi kurulduktan sonra kiraları maliklerin bizzat kiracıdan aldıkları, daha sonra ise kiralar ödenmeyince alacaklıların tahliye ve tahsil taleplerinde bulundukları, böylece maliklerin haklarına kavuştukları, bilirkişi raporlarında tespit edilen 2.500,00 TL'lik kira tahsilatının ise davalı tarafından hissedarlar …ve ……'e ödediği, hissedarların da bu durumu kabul ettikleri, böylece her iki bilirkişi raporu ile de davacıların davalıdan alacaklı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığın davacılar ile dava dışı hissedarlar …ve … arasında olduğu, davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davacıların istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde bir davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili; davalının asaleten imzaladığı kira sözleşmesi nedeniyle şahsen kira tahsilatı yaptığını ve kendilerine ödemediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, ödenmediği iddia edilen kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

1.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı belgelere göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.

Davacılar; eldeki dava ile davalı ve davacı …'ın kiraya veren sıfatıyla imzaladığı ancak murisin vasiyetname ile davacılara bırakmış olduğu taşınmazın kira bedellerinin kendilerine ödenmediği iddiası ile başlatmış oldukları icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine itirazın iptali istemli eldeki davayı açmışlardır.

Hemen belirtmek gerekir ki, davalı anılan kira sözleşmesini vekil olarak imzalamamış ancak İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre kira bedelleri davacılara ödenmiştir.

Bu nedenle davacıların alacaklı olduklarını ispatlayamamaları sebebiyle davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi gerekçesi yerinde olup Bölge Adliye Mahkemesince pasif husumet yokluğundan red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibariyle doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi gereğidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.

Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.

Davacıların, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temiyiz itirazının kabulü ile sonucu itibariyle doğru olan kararın gerekçesinin DEĞİŞTİRİLEREK ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu