Boşanma Davasında Kusur Değerlendirmesi ve Tanık Beyanları: 2. Hukuk Dairesi 2025/3847 K.
Bu yazıda boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 2. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2024/7526
- Karar No: 2025/3847
- Karar Tarihi: 17.04.2025
Uyuşmazlığın Özeti
ÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/774 E., 2023/655 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi yönünden;
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2.Davacı-davalı kadın vekilinin "reddedilen ziynet alacağı davasına" yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, kural olarak ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonu
Kararın Sonucu
anan sebeplerle; 1.Davacı-davalı kadın vekilinin "reddedilen ziynet alacağı davasına" yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun "reddedilen ziynet alacağı davası" yönünden esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının "reddedilen ziynet alacağı davası" yönünden kadın yararına BOZULMASINA, 3.
Uygulamadaki Önemi
Karar, boşanma davasında yargıtay değerlendirmesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
2. Hukuk Dairesi 2024/7526 E. , 2025/3847 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi
4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1271 E., 2024/679
K.
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Van
1. Aile Mahkemesi
SAYISI: 2022/774 E., 2023/655
K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi yönünden; davacı-davalı kadın vekili tarafından ise kusur belirlemesi ve reddedilen ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekl,i şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
1.Taraf vekillerinin karşılıklı boşanma davalarındaki "kusur belirlemesine" yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Davacı-davalı kadın vekilinin "reddedilen ziynet alacağı davasına" yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesine göre, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre, kural olarak ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Davacı-davalı kadın dava dilekçesinde; davalı-davacı erkekten gördüğü şiddet üzerine güvenlik endişesi ile apar topar evden ayrılmak zorunda kaldığını, ayağına ayakkabısını dahi giyemediğini, yanına hiçbir kişisel eşyasını, ziynet eşyalarını alamadığını iddia ederek; cins, nevi ve miktarlarını belirttiği ziynet eşyalarının aynen iadesini, olmadığı takdirde bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda " …Varlığı dosyaya sunulan fotoğraflar ve tanıkların beyanları ile ispat edilen 1 adet hint seti, 1 altın set, 1 altın küpe, 2 kaburga bilezik, 6 burma bilezik ve 2 adet yüzüğün davalı-karşı davacı tarafından alındığının davacı-karşı davalı tanıkları tarafından görgüye dayalı olarak doğrulanamadığı, belirtilen ziynetlerin erkek tarafından alındığının başkaca delillerle ispatlanamaması sebebiyle belirtilen ziynetlere yönelik davanın reddine karar vermek gerektiği, 1 adet adana burma bilezik, 1 altın küpe ve 1 adet kolyenin ise varlığının fotoğraflar veya tanık beyanları ile ispat edilememesi sebebiyle belirtilen ziynetlere yönelik davanın reddine karar vermek gerektiği…" gerekçesi ile ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiştir.
Hayat deneylerine göre olağan olanın, bu çeşit eşyanın kadın üzerinde olması ya da evde saklanmış, muhafaza edilmiş bulunmasıdır.
Diğer bir deyimle bunların davalı-davacı erkeğin zilyetlik ve sıyanetine terk edilmiş olması olağana ters düşer.
Diğer taraftan, söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen nev’iden olup onun için kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkündür.
Dosyanın incelenmesinde yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı kadın, dava konusu ziynet eşyasının varlığını, erkeğin uhdesinde veya evde kaldığını ve erkek tarafından erkeğin evden ayrılması esnasında yanında götürüldüğünü ispat yükü altındadır.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, kadının evden can güvenliğinden endişe ederek; eşyalarını, kimliğini, banka kartlarını dahi almaksızın terlik ve eşofman ile evden ayrıldığı anlaşılmıştır.
O halde; davalı-davacı erkek tarafından yapılan yeminin icapsız olduğu ve itibar edilmeyeceği gözetildiğinde, mevcut duruma göre varlığı ispatlanan ziynetler yönünden talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmaya gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı-davalı kadın vekilinin "reddedilen ziynet alacağı davasına" yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun "reddedilen ziynet alacağı davası" yönünden esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının "reddedilen ziynet alacağı davası" yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
3.Taraf vekillerinin karşılıklı boşanma davalarındaki "kusur belirlemesine" yönelik temyiz itirazlarının ise reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının "kusur belirlemesi" yönünden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının …'e yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden …'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.