Yargıtay Kararları

Ziynet Alacağı Davasında İspat Yükü ve Tanık Beyanları: 2. Hukuk Dairesi 2025/12039 K.

Bu yazıda ziynet alacağı konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 2. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/5656
  • Karar No: 2025/12039
  • Karar Tarihi: 25.12.2025

Uyuşmazlığın Özeti

yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vekili tarafından ziynet alacağı davasının kabul edilen kısmı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı kadın, davalı erkek tarafından alınıp geri verilmeyen ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen iadesi, olmazsa bedelinin davalıdan tahsili amacıyla eldeki davayı açmıştır.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

kararın ilgili bentleri kaldırılarak kısmen kabul ile ziynet eşyalarının davacıya aynen iadesine, olmazsa bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Eldeki ziynet alacağı davasında, İlk Derece Mahkemesince ziynet eşyalarının varlığının tespit edildiği ve bedelinin hesaplandığı, davacı tanıklarının babaevine döndüğünde davacı kadının ziynet eşyalarının yanında ya da üzerinde olmadığı yönündeki beyanları ve davalı tarafından ziynetlerin kadının rızasıyla geri alınmamak üzere verildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ise ziynet eşyalarının davalı erkek tarafından alınıp kadına iade edilmediğinin tanık beyanları ile ispatlandığı, dilekçeler aşamasında da yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle kararın ilgili bentleri kaldırılarak kısmen kabul kararı verilmiştir.

Kararın Sonucu

nan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2025 tarihinde oy bir

Uygulamadaki Önemi

Karar, ziynet alacağı bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

2. Hukuk Dairesi         2025/5656 E.  ,  2025/12039 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi

2. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/765 E., 2025/704

K. İLK DERECE

MAHKEMESİ: Kurtalan

1.

Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

SAYISI: 2022/877 E., 2023/308

K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vekili tarafından ziynet alacağı davasının kabul edilen kısmı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı kadın, davalı erkek tarafından alınıp geri verilmeyen ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen iadesi, olmazsa bedelinin davalıdan tahsili amacıyla eldeki davayı açmıştır.

Davalı erkek ise kadının habersizce evden ayrılırken ziynet eşyalarını beraberinde götürdüğünü, eşya talebi yönünden ise teslim etmeye hazır olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince ziynet alacağı talebinin kabulü ile kararda yazılı ziynetlerin aynen iadesine, olmazsa bedelinin davalıdan tahsiline, çeyiz eşyası talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Hüküm, davalı tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bir kısım ziynet eşyasının varlığının ispatlanamadığı gerekçesiyle kararın ilgili bentleri kaldırılarak kısmen kabul ile ziynet eşyalarının davacıya aynen iadesine, olmazsa bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Eldeki ziynet alacağı davasında, İlk Derece Mahkemesince ziynet eşyalarının varlığının tespit edildiği ve bedelinin hesaplandığı, davacı tanıklarının babaevine döndüğünde davacı kadının ziynet eşyalarının yanında ya da üzerinde olmadığı yönündeki beyanları ve davalı tarafından ziynetlerin kadının rızasıyla geri alınmamak üzere verildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince ise ziynet eşyalarının davalı erkek tarafından alınıp kadına iade edilmediğinin tanık beyanları ile ispatlandığı, dilekçeler aşamasında da yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle kararın ilgili bentleri kaldırılarak kısmen kabul kararı verilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6 ıncı maddesine göre kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre de ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Davacı kadın, dava ve cevaba cevap dilekçesinde ziynet eşyalarının davalı erkek tarafından “çalınacağı” iddiasıyla kadından zorla alındığını ve kayınvalidesinin kovması sonucu apar topar ortak konuttan ayrıldığını, bu sırada zaten ziynet eşyalarını almaya fırsat bulamayacağını iddia etmiştir. Yukarıda yazılı maddelere göre, ispat yükü davacı kadın üzerindedir. Ne var ki, davacı kadın gerek ziynet eşyalarının zorla kendisinden alındığını, gerekse evden apar topar ayrılmak zorunda kaldığına ilişkin vakıayı dosya kapsamına göre tanık beyanları ve diğer delillerle ispatlayamamıştır. Bu halde, davanın ispatlanamadığından reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu