Yargıtay Kararları

Kira Sözleşmesinin Feshi ve Bilirkişi İncelemesi: 9. Hukuk Dairesi 2025/8112 K.

Bu yazıda kira sözleşmesinin feshi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 9. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/6590
  • Karar No: 2025/8112
  • Karar Tarihi: 20.10.2025

Uyuşmazlığın Özeti

ahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

mazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususuna ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan

Kararın Sonucu

e; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle kar

Uygulamadaki Önemi

Karar, kira sözleşmesinin feshi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

9. Hukuk Dairesi         2025/6590 E.  ,  2025/8112 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi

12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1804 E., 2025/1606

K. İLK DERECE

MAHKEMESİ: Orhaneli

1.

Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2022/317 E., 2023/145

K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.09.1982 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını, davacının çalıştığı …Müdürlüğüne emekli olacağını içeren dilekçe verdiğini, bunun üzerine 31.08.2018 tarihinde emekli olduğunu ve 2…0 tahsis dosya numarası ile 15.09.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya başladığını, davacının davalı işverenin de uygun görüşü ile emekli olmasına rağmen kıdem tazminatı ödenmemesi üzerine davalıya dilekçe ile başvurduğunu, ancak hukuka aykırı olarak kendisine ödeme yapılmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarında iş sözleşmesinin sona erme nedeninin emeklilik olarak göründüğünü ileri sürerek kıdem tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iş sözleşmesinin her ne kadar emeklilik ile sonlanmış gibi gözükse de emeklilikten önce işlemiş olduğu fiiller nedeniyle hakkında disiplin soruşturması yapıldığını ve …Müdürlüğünün 11.03.2019 tarihli ve 19018871-929-E.494582 sayılı yazısı ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25/II-(e) hükmü ve o dönem yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin Ek-4 ceza listesi 27. maddesi gereğince hakkında ihraç cezası verilip kesinleştiği için kıdem tazminatına hak kazanmaksızın iş sözleşmesinin sonlandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan SGK işten ayrılış bildirgesinde, davacının emeklilik nedeniyle işten ayrılışının bildirildiği, dava dilekçesi ekinde sunulan Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 18.03.2022 tarihli yazısına göre davacının 2…0 tahsis dosya numarası ile 15.09.2018 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya başladığı, davalı taraf her ne kadar davacı hakkında ihraç cezası verilip kesinleştiği için kıdem tazminatına hak kazanmaksızın iş sözleşmesinin sonlandırıldığını ileri sürmüşse de; davacı tarafından yapılan feshin karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan, karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğuran, karşı tarafa ulaştıktan sonra tek taraflı geri alınması mümkün bulunmayan bozucu yenilik doğuran tek taraflı irade beyanı olduğu, diğer yandan davacının emeklilik başvurusunun davalı Kurum tarafından uygun görülerek SGK işten çıkış kodunun Kod (8) Emeklilik olarak belirtilmesi karşısında davacının yaptığı feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davalı tarafından dosyaya sunulan CD içerisinde, 21.12.2018 tarihli disiplin kurulu kararıyla, rüşvet alma sebebiyle davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle ihraç ile sona erdirildiği Kurum adına yazılan yazıdan anlaşılmakta ise de, davalı tarafından soruşturmaya dair herhangi bir evrakın dosyaya sunulmadığı, CD içerisinde buna ilişkin bir evrakın yer almadığı, davalı tarafından haklı fesih iddiasının ispatlanamadığı, davacının emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürdüğü, SGK işten çıkış bildirgesinde Kod (…) ile işveren tarafından çıkış kodunun bildirildiği, davalının haklı fesih iddiasını ispat edemediği ve davacının iş sözleşmesini emeklilik nedeniyle feshettiğinin kabulü ile kıdem tazminatının hüküm altına alınmasının isabetli olduğu ancak Dairece İlk Derece Mahkemesine göre farklı bir gerekçe ile davanın kabulüne karar verildiğinden davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1.

Alacağın zamanaşımına uğradığını,

2.

Davacının iş sözleşmesi her ne kadar emeklilikle sonlanmış gözükse de emeklilikten önce işlediği fiiller nedeniyle davacı hakkında disiplin soruşturması yapıldığını, soruşturmanın ardından …

Müdürlüğü …

Müdürlüğünün 11.03.2019 tarihli … sayılı yazısı ile 4857 sayılı Kanun'un 25/II-(e) hükmü ve o dönem yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin Ek-4 ceza listesi 27. maddesi gereğince ihraç cezası verilip kesinleştiğini, bu nedenle davacının kıdem tazminatına hak kazanmaksızın işten çıkarıldığını, iş sözleşmesinin emeklilik nedeni ile değil bu nedenle sonlandırıldığını,

3.

Bölge Adliye Mahkemesince hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, raporun eksik incelemeyle hazırlandığını, hesap hataları bulunduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususuna ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu