Yargıtay Kararı İncelemesi ve Tanık Beyanları: 9. Hukuk Dairesi 2025/7120 K.
Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.
Karar Bilgileri
- Daire: 9. Hukuk Dairesi
- Esas No: 2025/3241
- Karar No: 2025/7120
- Karar Tarihi: 30.09.2025
Uyuşmazlığın Özeti
kta, İlk Derece Mahkemesince yargılamada Suudi Arabistan hukuku uygulanarak davacının alacak talepleri değerlendirilmek suretiyle ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hüküm altına alınmış, uygulanan yabancı hukukta alacak kalemlerinden uygun indirim yapılmasına yönelik bir hüküm bulunmadığı için tanık beyanıyla ispatlanan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından indirim yapılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
sas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının çalışma süresinin hatalı tespit edildiğini, bu nedenle fazla çalışma ücretinin eksik hesaplandığını, b. İmzasız bordrolardaki tazminat ve izin tahakkuklarının ödemeyi ispat anlamına gelmediğini, c. Müvekkilinin 2019/Mart-2019/Haziran döneminde Türkiye'de olduğu, ücret bordrolarına göre alacağının olmadığı, tanıklar tarafından ücretlerin bankaya yatırıldığı, bordrolara itiraz edilmediği gerekçesi ile belirtilen dönem için ücret alacağının hesaplanmamasının hatalı olduğunu, d.
Kararın Sonucu
myiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar v
Uygulamadaki Önemi
Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.
Kararın Tam Metni
9. Hukuk Dairesi 2025/3241 E. , 2025/7120 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: … Bölge Adliye Mahkemesi
8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/611 E., 2025/197
K.
DAVA TARİHİ: 03.11.2021
İLK DERECE
MAHKEMESİ: …
52. İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/1324 E., 2023/665
K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yurt dışı iş sözleşmesi ile 29.09.2015- 27.03.2021 tarihleri arasında davalı Şirkette en son aylık net 8.438,00 Suudi Arabistan Riyali (SAR) ücret ile çalışırken iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz feshedildiğini, yaptığı fazla çalışmaların ücretinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının yurt dışı firması olan ….. Ltd. Şti.nde (… Şirketi) çalıştığını, tüm ücretlerinin ve sosyal haklarının dava dışı …Şirketi tarafından ödendiğini, işbu davanın müvekkili Şirketle hiçbir ilgisi olmadığını, davacının dava dışı …Şirketinin projesinde 29.09.2015-27.03.2021 tarihleri arasında çalıştığını, tüm hak ve alacakları ödenmek suretiyle iş sözleşmesinin sonlandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Suudi Arabistan hukuku hükümlerine göre hazırlanan bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle davacının 29.09.2015-15.03.20 19… .06.2019-27.03.2021 tarihleri arasında toplamda 5 yıl 4 ay 3 gün süreyle çalışmasının bulunduğu, davacının ücretinin net 8.438,00 SAR olarak kabul edildiği, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılacak şekilde sona erdiği, 07.00-19.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile 1 hafta 6 gün bir hafta 7 gün süre ile çalışan davacının dinî bayramların ilk günü hariç tüm ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmaya devam ettiğinin dosya kapsamı uyarıca ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince fazla çalışmalardan yapılan indirimin ispat hukukuna ilişkin ve dolayısıyla hâkimin hukukuna tâbi olduğu, yabancılık unsuru taşıyan ve Türk mahkemelerinde görülen bir davada ispat hukukuna ilişkin konulara Türk hukukunun uygulanması gerektiği gözetilmeden, Suudi Arabistan hukukunda uygun indirim düzenlemesi bulunmadığı gerekçe gösterilerek uygulanmaması hatalı ise de davalı vekilince bu yöne ilişkin istinaf itirazı bulunmadığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının çalışma süresinin hatalı tespit edildiğini, bu nedenle fazla çalışma ücretinin eksik hesaplandığını, b. İmzasız bordrolardaki tazminat ve izin tahakkuklarının ödemeyi ispat anlamına gelmediğini, c. Müvekkilinin 2019/Mart-2019/Haziran döneminde Türkiye'de olduğu, ücret bordrolarına göre alacağının olmadığı, tanıklar tarafından ücretlerin bankaya yatırıldığı, bordrolara itiraz edilmediği gerekçesi ile belirtilen dönem için ücret alacağının hesaplanmamasının hatalı olduğunu, d. Suudi Arabistan hukukundaki sürenin zamanaşımı süresi olmayıp hak düşürücü süre olduğunu, işbu davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığını, bu nedenle ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımı değerlendirmesi yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Dava tarihi itibarıyla taleplerin zamanaşımına uğradığını, b. Somut uyuşmazlığa Suudi Arabistan Hukuku hükümlerinin uygulanması gerektiğini ve özellikle davanın Suudi Arabistan hukukundaki hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, c. Davacının hizmet süresinin hatalı hesaplandığını, d. Davacının ücretinin hatalı hesaplandığını, e. Suudi Arabistan'da dinî bayramlarda çalışma olmadığını, Türkiye'de geçerli resmî tatillerde Suudi Arabistan'da çalışma yapılmaması gerektiğini ileri sürmenin de hayatın olağan akışına ve taraf iradelerine aykırı olduğunu, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının reddi gerektiğini, f. Bilirkişi raporunda fazla çalışma yapılan haftaların hatalı belirlendiğini, davacıya yapılan ödemelerin mahsup edilmemesinin hatalı olduğunu, g. Suudi Arabistan kanunlarına göre hafta tatili cuma günü olup davacının hafta tatillerini kullandığını, hafta tatili ücreti talebinin reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesine göre davalı vekili tarafından istinaf dilekçesinde ileri sürülen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatlanamadığına yönelik itirazın bu alacak kalemlerinden indirim uygulanması gerektiğine ilişkin itirazı da kapsayıp kapsamadığı noktasındadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince yargılamada Suudi Arabistan hukuku uygulanarak davacının alacak talepleri değerlendirilmek suretiyle ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hüküm altına alınmış, uygulanan yabancı hukukta alacak kalemlerinden uygun indirim yapılmasına yönelik bir hüküm bulunmadığı için tanık beyanıyla ispatlanan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından indirim yapılmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince fazla çalışmalardan yapılan indirimin ispat hukukuna ilişkin ve dolayısıyla hâkimin hukukuna tâbi olduğu, yabancılık unsuru taşıyan ve Türk mahkemelerinde görülen bir davada ispat hukukuna ilişkin konulara Türk hukukunun uygulanması gerektiği gözetilmeden, Suudi Arabistan hukukunda uygun indirim düzenlemesi bulunmadığı gerekçe gösterilerek uygulanmaması hatalı ise de davalı vekilince bu yöne ilişkin istinaf itirazı bulunmadığından bu husus nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılamayacağı gerekçe gösterilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ne var ki varılan bu sonuç hatalıdır. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taraflarınca dosyaya sunulan belgeler ile PolNet kayıtları dikkate alınmadan, yapılan ödemeler mahsup edilmeden ve davacı ile menfaat birliği içinde bulunan tanık beyanları dikkate alınmak suretiyle fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplandığını, yapılan bu değerlendirme ve hesaplamaların hatalı olduğunu, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının bulunmadığını ileri sürmüştür. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma ücretinden yapılan uygun indirimin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma iddiasının bu oranda ispatlanamadığı anlamına geldiği dikkate alındığında; davalının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmadığına ilişkin itirazının, sübuta yönelik olarak bu alacak kalemlerinden uygun indirim yapılmamasının hatalı olduğuna dair itirazı da kapsadığı kabul edilmelidir. Esasen Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde de fazla çalışmalardan yapılan indirimin ispata ilişkin olduğu belirtilmesine karşın bu sonuçla çelişen bir gerekçe ile belirtilen hususta istinaf incelemesi yapılmaması hatalı olup bu nedenle kararın taraf vekillerinin temyiz itirazları bu aşamada incelenmeksizin usulden bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA, Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.