Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararı İncelemesi ve Tanık Beyanları: 9. Hukuk Dairesi 2026/783 K.

Bu yazıda yargıtay kararı i̇ncelemesi konusuna ilişkin bir Yargıtay kararı kısa notlar halinde incelenmektedir.

Karar Bilgileri

  • Daire: 9. Hukuk Dairesi
  • Esas No: 2025/9485
  • Karar No: 2026/783
  • Karar Tarihi: 04.02.2026

Uyuşmazlığın Özeti

hkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

azlık, davanın türü, husumet, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile faize ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan s

Kararın Sonucu

; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle kara

Uygulamadaki Önemi

Karar, yargıtay kararı i̇ncelemesi bakımından tarafların iddia, savunma ve ispat yükünü somut olay üzerinden değerlendirmesi nedeniyle uygulamada dikkate alınabilecek niteliktedir.

Kararın Tam Metni

9. Hukuk Dairesi         2025/9485 E.  ,  2026/783 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

61. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/707 E., 2025/1245

K. İLK DERECE

MAHKEMESİ: İstanbul

28. İş Mahkemesi

SAYISI: 2017/589 E., 2021/921

K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.10.2010-30.09.2017 tarihleri arasında davalı … AŞ (… Şirketi) nezdinde çalıştığını, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında diğer davalı … Elektronik Tel. Müh. Müş. San. Tic. Ltd. Şti. (… Şirketi) görünmesine rağmen ilk günden beri davalı … Şirketi personeli olarak emir ve talimatları bu Şirketten alarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan sona erdirildiğini, çalışma süresi boyunca fazla çalışma yapmasına, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatillerinde çalışmasına rağmen bu çalışmalarının karşılıklarının ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.

Davalı …

Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının işe iade davası açtığını, davanın derdest olduğunu, iş sözleşmesine göre fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğunu, davacının talep ettiği alacaklarının bir kısmının zamanaşımına uğradığını, iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.

Davalı …

Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının bütün alacaklarının ödendiğini, iş sözleşmesinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğunun kararlaştırıldığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çok nadiren çalışma yapıldığını, karşılığının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalılar nezdinde 13.10.2010-30.09.2017 tarihleri arasında çalıştığı, davalılar arasında imzalanan sözleşmeler ve tanık anlatımlarından davalılar arasındaki ilişkinin işçi temininden ibaret olduğu, davacının baştan itibaren davalı … Şirketinin işçisi olduğu, hüküm altına alınan alacaklardan her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının iş sözleşmesine göre fazla çalışma ücretinin aylık ücretinin içinde olduğu, ödenmeyen ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma ile hafta tatili ücreti alacaklarının olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalılar nezdinde 13.10.2010-30.09.2017 tarihleri arasında son olarak malzeme yönetim sorumlusu olarak brüt 10.011,28 TL ücretle çalıştığı, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan işe iade davasında da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi

26.

Hukuk Dairesinin 09/12/2021 tarihli ve 2021/3194 Esas, 2021/2451 Karar sayılı kararında davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu ve işçi teminine yönelik olduğu, davacının başlangıçtan itibaren davalı …

Şirketinin işçisi olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde kesin olarak karar verildiği, kesin hükmün kesin delil teşkil edeceği, dosya kapsamından davacının fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatiller ile hafta tatillerinde çalıştığını ispatladığının anlaşıldığı, davacı tanığı Ş.H.A'nın davalılara karşı davası olsa da davalı tanığı Ş.V'nin davacı tanığının beyanlarını doğruladığı gerekçeleriyle davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.

Davalı …

Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, b. Davacının müvekkili Şirket çalışanı olmadığından davanın müvekkili bakımından husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini, c. Menfaat birliği olan ve görgüye dayalı beyanda bulunmayan tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, d. Davacının ödnemeyen alacağının bulunmadığını, dosyada bulunan ibranameden de bu durumun anlaşıldığını, e. İşyerinde nadiren fazla çalışma yapılması, ulusal bayram ve genel tatiller ile hafta tatillerinde çalışılması durumunda karşılığının ödendiğini, fazla çalışma ücretinin davacının aylık ücretine dâhil olduğunu ileri sürmüştür.

2.

Davalı …

Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını, b. Davacının fazla çalışma yapmadığını, ayrıca iş sözleşmesinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğunun kabul edildiğini, c. İşyerinde nadiren ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma yapılmışsa karşılığının ödendiğini, d. Davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, hükmedilen alacaklara dava tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davanın türü, husumet, davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması ile faize ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Not: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut uyuşmazlıklar için hukuki danışmanlık alınmalıdır.

Av. Gökhan Yağmur

Avukat Gökhan Yağmur, bireylerin ve şirketlerin hukuki sorunlarına çözüm üretmek amacıyla faaliyet gösteren, dinamik ve deneyimli bir hukukçudur. İstanbul Barosu’na kayıtlı olan Av. Gökhan Yağmur, özellikle ceza hukuku, aile hukuku, iş hukuku, icra ve iflas hukuku, ticaret hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında geniş bir dava pratiğine sahiptir. Mesleki kariyerine başladığı günden bu yana müvekkillerinin hak ve menfaatlerini titizlikle korumayı ilke edinen Gökhan Yağmur, her dosyaya özel stratejik bir bakış açısıyla yaklaşır. Gerek dava takibi gerekse danışmanlık hizmetlerinde şeffaflık, ulaşılabilirlik ve çözüm odaklılık esas alınır. Küçükçekmece’de bulunan hukuk bürosunda hem yerli hem de yabancı müvekkillere hizmet sunan Av. Gökhan Yağmur, hukuki sürecin her aşamasında müvekkillerine etkin destek sağlar. Güncel mevzuatı ve Yargıtay içtihatlarını yakından takip ederek her zaman en doğru, en etkili hukuki yaklaşımı benimsemeyi amaçlar. Av. Gökhan Yağmur, sadece bir dava avukatı değil; aynı zamanda müvekkilleriyle uzun soluklu güven ilişkileri kuran bir hukuk danışmanıdır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu